Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Anayasa Profesörü Mustafa Kamalak, artan öğrenci olayları ve SBF‘deki yumurtalı saldırıyı üzüntü verici olarak nitelendirerek, "Bütün bu olayları, anormal bir geçişin normal bir sonucu olarak görüyorum. Anormal bir gidişten, normal bir sonuç bekleyemeyiz. Araba uçurumdan düşüyorsa, içindekilerin hayatlarının tehlikede olduğu açıktır" dedi.
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Anayasa Profesörü Mustafa Kamalak, artan öğrenci olayları ve SBF‘deki yumurtalı saldırıyı üzüntü verici olarak değerlendirerek, "Bütün bu olayları, anormal bir geçişin, normal bir sonucu olarak görüyorum. Anormal bir gidişten, normal bir sonuç bekleyemeyiz. Araba uçurumdan düşüyorsa, içindekilerin hayatlarının tehlikede olduğu açıktır" dedi.
Anormal gidişten ahlak ve maneviyattaki çöküşü kastettiğini belirten Kamalak, "Necip Fazıl derki; (Heykel destek üstünde, benim ruhum desteksiz). Bu gençliğe, ne verildi? Eğitim ve fikir bazında ne aşılanıyor ki? Sıkılan yumuklar yapmak içindir, değil yıkmak için. Fikir konuşmuyor, kaba kuvvet konuşuyor. Sistemin temelinde de bu var zaten" diye konuştu.
Şiddet kullanarak protesto yapılmasını eleştiren Kamalak, "Bakıyoruz, yumruklar konuşuyor. Yumruk yerine, fikir topu ot. Yumurta atılması da kabul edilemez bir durumdur. Niye konuşmasın? Sen de konuş, o da konuşsun. Ben bütün bu gelişmeleri, anormal bir gidişin normal bir sonucu olarak görüyorum. Biz de o münasebetle, önce ahlak ve maneviyat diyoruz" dedi.
Yüzbinlerden değil fikirden kork
Sokaklardaki fikri olmayan yüzbinlerce kuru kalabalık yerine bir düşünürün dört duvar arasında oluşturduğu fikirden korkulması gerektiğini belirten Kamalak, "O fikir, dört duvar arasında oluşur, ama sınır tanımaz. Yani o fikir, nice medeniyetleri yerle bir edebilir. O fikir, en etkin silahlardan bile daha tesirli olabilir. Böylesine güçlü bir fikirden nasıl korunabilir? Daha üstün bir düşünceyle. Namık Kemal‘in Hürriyet kasidesinde ifade ettiği gibi: Ne mümkün zulm ile bî-dâd ile imhâ-yı hürriyet. Çalış idrâki kaldır muktedirsen âdemiyetten" dedi.
Dekanı kınıyorum
SBF Dekanın olaylar karşısındaki tutumunu da eleştiren Kamalak, "Dekanın oradaki tavrını da kınıyorum. Kabul edilemez bir durumdur. Beğenelim, beğenmeyelim. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Anayasa komisyonu başkanı gelmiş, konuşacak. Bunun faydası, zararı her şeyden önce o fakülteye aittir. Öğrenciler, davet etmiş olabilir. Ama o fakültenin öğrencisidir. Bir fakültenin dekanının, her şeyden önce kendi fakültesine gelen bir misafire hoş geldin demez mi? Makamına çekilmiş oturuyor. Bu bizim nezaket kuralımızla bağdaşmaz" diye konuştu. Mülkiye gibi bir fakültede bunun asla kabul edilemeyeceğini özellikle vurgulayan Kamalak , "O mülkiye ki, 1.5 asırdır bu ülkeye yön veren fakülte. Düşünün öyle ki bir zamanlar, önce Mülkiye sonra Türkiye denirdi. Niye öyle? Çünkü Mülkiye mezunaları kaymakam oluyor, vali oluyor, maliyeci, hariciyeci oluyor. Devlet yönetimiyle ilgili tüm idari mekanizmalara, mülkiyeliler geliyor. Şahsen ben Mülkiye‘den yumurta beklemezdim. Ondan daha tesirli fikir beklerdim" dedi.
Kim kazandı
Kaba kuvvetten kimsenin bir şey elde edemeyeceğini vurgulayan Kamalak, "Kafasını, kolunu kırsan kim ne kazanır? Fikir lazım" şeklinde konuştu.
Herhangi bir yerden düğmeye basılmış olması ihtimaline de katılan Kamalak, "Tabi olabilir. O da Türkiye bakımından büyük bir şanssızlıktır. Şimdi sayın dekan yukarıda otururken, bu olayların cereyan edeceğini tahmin etmiyor mu? Yani böyle bir beklentisi yok mu? Sadece dekan mı? Hocalardan kimse yok mu orada? Oradaki hocalar, Anayasa komisyonu başkanını terletmeliydi. Eğer hırpalayacaklarsa, fikir bakımından sorularla, eleştirilerle, kırmadan, dökmeden aydınlatıcı bir şekilde alnını terletmeliydiler. Ne oldu? Şimdi orada kim ne kazandı? Sanki öğrenciler, devlet arasında bir savaş varmış gibi. Kabul edilemez bir durum" diye konuştu.
Şiddeti ve kaba kuvveti asla kabul etmediklerinin altını çizen Kamalak, "Fikir, kanatimce, bombalardan daha tesirlidir. Efendice bir seviyeyi gerektirir. Topluma, bir fikir ve yön verir. Fikire karşı, fikirle mücadele etmek gerekir" dedi.




