Anadolu Gençlik Derneği (AGD) İstanbul Şubesi tarafından, Bağcılar Halk Sarayı‘nda, Payitahtı korumak için Hicaz sınırında bulunan Yemen‘de şehadet şerbetini içmiş 300 bin Osmanlı askerlerini anmak amacıyla bir program düzenlendi. AGD İstanbul Şubesi‘nin himayesinde yapılan programa AGD Genel Başkanı İlyas Tongüç onur konuğu olarak katılırken, AGD‘nin İstanbul Şube yöneticileri ve tarihçi Metin Hasırcı da programda hazır bulundu. AGD‘nin milletin değerlerine sahip çıktığına vurgu yapan AGD İstanbul Şube Başkanı M. Kerem Öncel yaptığı açılış konuşmasında, "Yemen Şehitlerinin anıldığı bu programa ev sahipliği yaptıklarından dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirdi. İstanbul‘un dünyanın merkezi olduğuna dikkat çeken Öncel, ‘Her genç Bir yarın demektir‘ düsturu ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz." Dedi.

Tongüç: "Her şey İlay-ı kelimetullah için"

Programda bir konuşma yapan AGD Genel Başkanı İlyas Tongüç ise Yemen şehitlerini şehit oldukları manaya uygun olarak yâd ettiklerini belirterek, "Hz. Peygamber‘in (s.av.) en yakınındaki sahabilerin birçoğunun vatanı olan Yemen, aynı zamanda bize Osmanlı‘nın bir emanetidir. 16. yüzyılın başlarında Yavuz Sultan Selim ‘in Mısır‘ı fethetmesiyle birlikte hilafet İstanbul‘a taşınır. Yani artık İslam bayrağını ecdadımız dalgalandırmış, İslamiyet‘in yayılmasında önderlik etmişlerdir. O sıralar Mısır hâkimiyetinde olan Yemen de Osmanlı hâkimiyetine girmiştir. Yaklaşık 401 yıl Osmanlı idaresinde kalmış ve yüz binlerce vatan evladına mezar olmuş Yemen tarihimiz açısından fevkalade önemlidir. Ecdadımız burada Çanakkale Zaferi‘nden daha büyük kayıp vermiştir. İlay-ı kelimetullah için hayatının baharında yurtlarını, yuvalarını bırakıp binlerce kilometre uzaklıktaki Yemen Çöllerine giden, düşmandan çok çeşitli hastalıklara yenik düşen Anadolu evlatlarının dramı çok büyük ibrettir." diye konuştu. Altı asır üç kıtaya adalet götüren ecdadın burada yaptığı fedakârlıkları bugünün gençliği iyi okumalıdır." Şeklinde konuştu.

"Mukaddes değerler için 300 bin şehit verdik"

Konuşmasında "Osmanlı‘nın Yemen‘de ne işi var" diye soranlara cevap veren Tongüç, "Ecdadımız oraya boşa gitmedi. Yemen bulunduğu yer itibariyle oldukça stratejik öneme sahip bir yerdir. Hicaz bölgesi, yani Ürdün‘ den başlayarak, Mekke ve Medine ‘yi de içine alan Arap Yarımadası‘nın batı bölgesinin güvenliği sağlamak için Kızıldeniz‘ e hâkim olmak gerekiyordu. Kızıl Deniz‘e hâkim olmak için de Yemen ‘e hâkim olmak esastı. Osmanlı Yemen‘e Resulullah‘ın yaşadığı mukaddes beldeleri, Mekke‘yi, Medine‘yi korumak için gitti. Osmanlı padişahları mukaddes beldeler tehlike altındayken kafalarını yastığa koymayı zul sayarlardı. Bu şehitler Yemen için değil, Hicaz‘ ın güvenliği sağlamak, Hristiyanların Aden üzerinden kutsal topraklara ulaşmalarını engellemek amacıyla, yani mukaddes değerler için verilmiştir. Ecdadımız Bu değerler için 300 bin değil 1 milyon şehit vermeye hazırdı." diye konuştu. Bugün ABD‘nin Ortadoğu‘ya demokrasi bahanesiyle işgal ettiğini hatırlatan Tongüç, "Aradaki fark Batının bölgeyi sömürü aracı olarak işgal etmesi, Ecdadımızın ise bölgeye huzur, refah ve adalet götürmesidir." Diye konuştu.

Muhabir: Haber Merkezi