Türkiye'nin yıllardır kanayan yarası nihayet kapanıyor. Acılı ailenin bekleyişi, adaletin tecelli etmesi yönünde atılan bu adımla nihayete eriyor. Ankara'dan gelen özel ekip geçmişte eksik bırakılan baz verilerini yeniden inceledi. 20 Mayıs'taki rapor, zanlıların inkar ettiği karanlık dakikaları somut bir delil olarak savcılığın önüne koydu.
4 İsim ve Sır Dolu Tek Bina
2019'un 27 Aralığında Tunceli Gençlik Merkezi’ndeki cep telefonu sinyalleri incelemeye alındı. Yapılan milimetrik sinyal ve frekans analizlerinde; Gülistan Doku ile dosyanın tutuklu şüphelilerinden dönemin valisinin oğlu Mustafa Türkay Sonel, ABD'de tutuklu bulunan Umut Altaş ve Uğurcan Açıkgöz’ün telefonlarının aynı zaman diliminde aynı noktadan sinyal verdiği kaydedildi. Hazırlanan raporda, 4 isme ait cihazların o gün saat 13.39 ile 15.45 arasında bizzat merkezin içinde bulunduğunun kesin biçimde tespit edildiği vurgulandı.
Sinyaller Binanın İçinden
Gençlik merkezinin mimari yapısı, kat planları ve coğrafi yükseltilerin bile tek tek hesaplandığı titiz incelemede, sinyallerin dışarıdan değil doğrudan binanın içinden geldiği bildirildi.
Resmi bilirkişi tespitinde şu ifadelere yer verildi:
"Umut Altaş, Gülistan Doku, Mustafa Türkay Sonel ve Uğurcan Açıkgöz’ün kullandığı telefonların Tunceli Gençlik Merkezi içinden baz verdikleri; bazların bina içerisinde herhangi bir alandan ortak şekilde alındığı değerlendirilmektedir."
Gizli Tanık İfadesi Doğrulandı
Gençlik merkezindeki buluşma, dosyada yer alan bir gizli tanığın iddiaları yönünden hayati bir önem taşıyor. Gözaltı sürecinde bu buluşma sorulduğunda suçlamaları reddeden şüphelilerin kaçamak yanıtları, son teknik raporla birlikte tamamen çürütüldü. Kan donduran detayların günyüzüne çıkmasıyla birlikte soruşturma aydınlanmaya başladı.
İnkar edilen 126 dakikanın bilimsel olarak ispatlanmasının ardından savcılığın şüpheliler hakkında atacağı yeni hukuki adımlar bekleniyor.