Gündem

Gülistan Doku dosyasında Vali Sonel için kritik karar!

Dersim'de kaybolan Gülistan Doku soruşturmasında sular durulmuyor. Elazığ'da gözaltına alınan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in Erzurum'daki gözaltı süresi uzatılırken; soruşturma dosyasına giren koruma polisinin "Ankara'ya giden SIM kart" ve para transferi itirafları adeta kan dondurdu.

Abone Ol

Tam dört yıldır kızından gelecek ufacık bir habere tutunan Doku ailesinin yürek yangını, ardı ardına patlayan gözaltı dalgalarıyla bambaşka bir boyuta taşındı. Devletin zirvesine kadar uzanan iddiaların gölgesinde, yıllarca karanlıkta kalan sır perdesi artık aralanıyor. Kızı için çalmadık kapı bırakmayan acılı bir annenin feryadı, adaletin soğuk koridorlarında yankılanırken, kamuoyu şimdi Erzurum'dan gelecek haberlere kilitlenmiş durumda. Valinin makam odasından koruma polisinin hesap hareketlerine uzanan bu ifadeler, vicdanları derinden sarsacak cinsten.

Gözaltı Süresi Neden Uzatıldı?

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yazısı üzerine 17 Nisan'da Elazığ'da gözaltına alınan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, 18 Nisan sabahı Emniyet Müdürlüğü'nün özel ekibi eşliğinde Erzurum'a götürüldü. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 161. maddesi gereği, valilerin kişisel suçlarına dair soruşturmaların bölge adliye mahkemesinin bulunduğu ilde yapılması zorunluluğu, süreci Erzurum'a taşıdı. İl Emniyet Müdürlüğü'ndeki sorgusu tüm hızıyla devam eden Sonel'in gözaltı süresinin uzatıldığı kaydedildi.

İkinci dalga operasyonlarında Bursa'da gözaltına alınan dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Çağdaş Özdemir'in işlemleri ise Tunceli İl Jandarma Komutanlığı'nda sürüyor.

Tutuklama Dalgaları Büyüyor mu?

Soruşturmanın ilk safhasında gözaltına alınan 13 isimden 10'u cezaevine gönderilmişti. Valinin oğlu Mustafa Türkay Sonel ve Erdoğan Elaldı "kasten öldürme", Ferhat Güven "yağma" suçlamasıyla tutuklandı. Doku'nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, ailesi ve koruma Şükrü Eroğlu'nun da aralarında bulunduğu diğer isimler ise "delilleri yok etme" ve "kişisel verileri ele geçirme" gibi ağır suçlamalarla cezaevine kondu.

Süleyman Önal, Savaş Gültürk ve Uğurcan Açıkgöz adli kontrolle serbest bırakılırken, Doku ailesinin avukatı Ali Çimen'den çarpıcı bir hamle geldi. Çimen, o dönem aramalara katılan veya talimat veren tüm görevlilerin Tuncay Sonel soruşturmasına tanık olarak dahil edilmesini talep edeceklerini vurguladı.

"Kara Kutu" İddialarına Yanıt

Dosyaya giren en kritik ifadelerden biri, vali Tuncay Sonel'in koruma polisi Şükrü Eroğlu'na ait. Kamuoyunda valinin "kara kutusu" olduğu yönündeki iddialara sert çıkan Eroğlu, "Ben kimsenin kara kutusu değilim. Vali Tuncay Sonel’in sadece korumalığını yaptım" ifadelerini kullandı. Ne var ki, Eroğlu'nun hemen ardından gelen SIM kart itirafları, olayın seyrini değiştirecek ağırlıkta.

Ankara'ya Giden Gizemli Zarf

Gülistan Doku'ya ait SIM kartın akıbeti uzun süredir tartışma konusuydu. Eroğlu'nun Jandarma'da verdiği ifade, bu muammaya çarpıcı bir boyut kazandırdı. O süreci şu sözlerle anlattı:

"Vali Bey bizzat kendisi yarım A4 zarfı bana Ankara’ya gönderilmek maksadıyla verdi. 'Bunu Gökhan’a gönder' dedi. Sonrasında Vali Bey bana aynı gün zarf içerisinde kayıp kız Gülistan Doku’nun SIM kartı olduğunu söyledi. Tüm bunlar valinin talimatı ile oluyordu."

Zarfı gönderirken içeriğini bilmediğini, otobüsten aldırıp valiye "Gökhan'ın gönderdiği dosya" diyerek teslim ettiğini öne süren koruma polisi, para transferlerindeki tuhaflığı da kayıtlara geçirdi. Eroğlu, valinin talimatıyla tutuklu Gökhan Ertok'a kendi hesabından "harçlık" gönderdiğini, ardından valinin bu tutarı kendisine nakit olarak elden verdiğini aktardı.

O Ceset İçin "Gülistan Değil" Dedi!

Gülistan Doku'yu olay tarihine kadar tanımadığını, kamera kayıtlarının silinmesi veya delil karartma iddialarını ise bilmediğini savunan Eroğlu, Doku'nun son görüldüğü Sarı Saltuk Viyadüğü'nde baz sinyali vermesine de açıklama getirdi. Oraya tek başına veya şüpheli diğer isimlerle değil, ekipçe valinin programı gereği gittiğini kaydetti.

İfadede yer alan, bir ihbar üzerine bulunan cesetle ilgili bölüm ise adeta nefesleri kesti. Eroğlu, o anları "Vali Bey cesedin yanına giderek, bizzat yüzüne bakarak 'Gülistan değil' dedi" sözleriyle anlattı.

Peş peşe gelen tutuklamalar ve devletin zirvesine uzanan kan dondurucu ifadelerin ardından, yıllardır adalete susamış ailenin feryadını dindirecek adımlar için gözler şimdi Erzurum'dan çıkacak olan yeni savcılık kararlarında.