Gündem

Guantanamo sır olmaktan çıkıyor

Guantanamo sır olmaktan çıkıyor

Abone Ol

Buz dağının görünen yüzü bile ürkütücü

The Newyork Times Gazetesi, Guantanamo Üssü‘nde tutuklu bulunan 799 mahkûmla ilgili dokümanlara ulaştı.

Ocak 2002 yılı itibariyle Guantanamo‘ya nakledilmiş bu mahkûmlarla ilgili geniş bilgilere yer veren gazete, ABD Savunma Bakanlığı‘nın binlerce sayfalık dokümanlarını tarayarak bunları sitesine taşıdı. Ancak yayınlanan dokümanlar yine de buz dağının görünen yüzü olarak değerlendiriliyor çünkü Savunma Bakanlığı, Guantanamo‘da yaşananların gerçek yüzünü gizlemeye devam ediyor.

Ölenler, gizlenenler, teslim edilenler

Sadece mahkeme kararıyla açıklanmak zorunda kalınan dokümanlar bile çarpıcı bilgiler içeriyor. Açıklanmak zorunda kalınan belgelere göre Guantanamo‘da tutuklu bulunan 799 mahkûmdan 600‘ü yıllar sonra ülkesine teslim edildi, 171‘i ise hâlâ tutuklu bulunuyor. 8 mahkûmun işkence sonucu öldüğü de kayıtlara geçti. 10 mahkûmun ise hangi ülkeye ait olduğu tespit edilemedi. Ülkesine teslim edilen 6 mahkûmun ise bilgileri gizlendi. Bu mahkûmların kendi ülkelerinde de hapiste tutulmaya devam edildikleri tahmin ediliyor.

Mahkûmlardan birkaçı

799 mahkûm arasından rastgele seçilmiş 8 mahkûm ve haklarında kayıtlarda geçen kısa bilgiler.

Murat Kurnaz

29 yaşında. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı. 24 Ağustos 2006‘da Almanya‘ya teslim edildi.

Ebu Zübeyde

Filistinli. Kayıtlara göre en önemli 16 mahkûmdan biri. 18 Ağustos 2011 itibariyle 4 yıl 11 aydır tutuklu. 2008 Şubat‘ında CIA yetkilisi General Micheal V. Hayden, Ebu Zübeyde‘ye basınçlı su ile işkence edildiğini itiraf etti.

Abdul Rahman Mohamed Saleh Naser

30 ya da 31 yaşında. Yemen Vatandaşı. 18 Ağustos 2011 itibariyle 9 yıl 2 aydır tutuklu.

Ömer Hamzayeviç Abdulayev

31 yaşında. Tacikistan vatandaşı. 18 Ağustos 2011 itibariyle 9 yıl 6 aydır tutuklu.

Ahmed Ömer Abdullah El Hikimi

38 ya da 39 yaşında. Yemen Vatandaşı. 18 Ağustos 2011 itibariyle 9 yıl 7 aydır tutuklu.

Seyfullah Paraça

64 yaşında. Pakistan vatandaşı. 18 Ağustos 2011 itibariyle 6 yıl 11 aydır tutuklu. Karaçi Üniversitesi Fizik Bölümü‘nden mezun oldu. Daha sonra dünyanın en önemli teknik üniversitelerinden biri olan New York Institute of Technology‘de Bilgisayar Sistem Analizleri üzerine çalışmalar yaptı.

Yaser Talal El Zehrani

Suudi Arabistan vatandaşı. 10 Haziran 2006‘da Guantanamo‘da işkence sonucu öldü.

Muhammed Ahmed Said El Edah

48 ya da 49 yaşında. Yemen vatandaşı. 18 Ağustos 2011 yılı itibariyle 9 yıl 7 aydır tutuklu.

WATERBOARDING İŞKENCESİ

Guantanamo‘da mahkumlara uygulanan en yaygın işkence şekli Waterboarding‘di. Su tahtası anlamına gelen waterboarding bir işkence tekniğidir. İşkence edilecek kişi, eğimli bir tahta üzerine ayakları yukarıda olacak şekilde sırtüstü yatırılır, elleri ve ayakları bağlandıktan sonra yüzüne sürekli su dökülerek dayanılmaz bir boğulma hissi oluşturulur. Eğim yüzünden su ciğerlere gitmediği için işkence mağduru boğulmaz.

Ülke ülke mahkûm sayısı

Guantanamo Üssü‘nde tutulan mahkûmların sayısı ve ülkeleri. 48 ülke seçildi.

Ülkeler

Afganistan 220

Suudi Arabistan 134

Yemen 116

Pakistan 72

Cezayir 26

Çin 22

Fas 14

Sudan 12

Kuveyt 12

Tunus 12

Tacikistan 12

Suriye 11

Libya 10

Ürdün 9

İngiltere 9

Irak 9

Rusya 9

Fransa 7

Özbekistan 6

Bahreyn 6

Mısır 6

Filistin 6

Türkiye 5

Somali 4

Bosna Hersek 4

Kazakistan 4

Moritanya 3

İran 3

Bangladeş 2

Malezya 2

Belçika 2

Kanada 2

Avusturalya 2

Birleşik Arap Emirlikleri 2

Azerbaycan 1

Çad 1

Uganda 1

ABD 1

Danimarka 1

Maldivler 1

Kenya 1

İsveç 1

Katar 1

Türkmenistan 1

Etiyopya 1

Tanzanya 1

İspanya 1

Endonezya 1

Mahkûm Teslimi Yapılan Ülkeler

Uzun bir hapis hayatından sonra ülkesine teslim edilmiş mahkûmların sayısı ve ülkelerin listesi. 50 ülke seçildi. 10 mahkûmun ülkesi ile ilgili dokümanlara ise ulaşılamadı.

Ülkeler

Afganistan 199

Suudi Arabistan  120

Pakistan 63

Yemen 22

İngiltere 14

Cezayir 12

Fas 11

Tacikistan 11

Arnavutluk 11

Kuveyt 10

Fransa 9

Sudan 9

Rusya 7

Irak 7

Palau 6

Ürdün 5

Bahreyn 5

İspanya 5

Bosna Hersek 4

Kazakistan 4

Türkiye 4

Bermuda 4

İsviçre 3

Slovakya 3

Somali 3

Almanya 3

Gürcistan 3

Belçika 3

Libya 2

Tunus 2

İtalya 2

Avusturalya 2

Portekiz 2

İrlanda 2

İran 2

ABD 2

Danimarka 1

İsveç 1

Mısır 1

Bangladeş 1

Katar 1

Uganda 1

Moritanya 1

Maldivler 1

Çad 1

Birleşik Arap Emirlikleri 1

Macaristan 1

Bulgaristan 1

Yeşil Burun Adaları 1

Letonya 1

ABD‘nin ‘Katil Vali‘si

The Texas Tribune Gazetesi ABD‘de gerçekleştirilen idamların bir listesini yayınladı. Listeye göre Texas Valisi Rick Perry açık ara idam kararı verme şampiyonu. Rick Perry, göreve geldiğinden bu yana 230 kişinin idam kararını onayladı. Perry‘nin idam kararını onayladığı 31 kişi akıl hastası, 28‘i kadın, 1‘i ise suçsuzluğu sonradan ispatlanan bir gençti.

Suçsuzdu, idam edildi

Texas‘taki idam kararları sonrasında harekete geçen Amerikan İdam Kararları Bilgi Merkezi ABD genelinde görüştüğü 500 polisten görüş aldı. Bu polislerden ancak bir kaçı ölüm cezasının caydırıcı olduğunu söylerken, yüzde 90‘ından fazlası idam kararlarının caydırıcı olmadığı belirtti. Polislere göre, kötü yaşam koşulları, uyuşturucu ve alkol suç işlemenin asıl kaynağı. Ancak Texas Valisi Rick Perry polislerle aynı görüşü paylaşmıyor. İdam kararlarını onaylamadaki hızı ve soğukkanlılığı dolayısıyla Katil Vali olarak adlandırılan Perry‘nin idamını onayladığı bir mahkûmun ise masum olduğu idam edildikten sonra anlaşıldı.

Tony Blair:  Ahlaksız değiliz

İngiltere‘de gerçekleşen ayaklanmalardan sonra birçok İngiliz sosyolog toplumdaki ahlaki yozlaşma ve değerlerin kaybolmasının toplumu çökerttiğini kaydetmiş ve ayaklanmanın asıl nedeninin bu olduğunu ifade etmişti. Ancak İngiltere‘nin eski başbakanlarından Tony Blair, The Guardian gazetesi‘ne yazdığı makalede İngiltere‘de yaşanan ayaklanmaların İngiliz toplumundaki ahlaki yozlaşmayla ilgili olmadığını söyledi.

Ayaklananların ailevi problemleri var

Blair, "Şimdiki genç kuşak bizim kuşağımızdan daha çalışkan, daha sorumluluk sahibi ve daha saygılı" dedi. Sorunun kendi haline bırakılmış varoşlar değil, kendi halinde ve kanunsuz yaşamak isteyenler olduğunu iddia eden Blair, "Sosyal hayata entegre olmak istemeyenler suç örgütlerine ve gangsterlere katılarak toplumu tehdit ediyor. Bu kişiler ciddi ailevi problemleri olan kişiler. Bu kişilerin çocukluğundan itibaren şekillendikleri ortamlar kötü. Birçoğunun rol modeli uyuşturucu satıcıları, kadın tüccarları, bıçaklama veya silahlı saldırı yapanlar. Çözüm için suç yasalarımızda ciddi değişiklikler yapıp organize suç örgütlerine karşı mücadele etmektir" dedi.

ABD‘de "Ya öl ya terk et" yasası

ABD‘de "Ya öl ya terk et" yasası Obama yönetimi Salı günü ülkedeki göçmenlere yönelik bir açıklamada bulunarak ABD‘deki göçmenlerin Amerikan ordusuna yazılmaları halinde sınır dışı edilmeyeceklerini duyurdu. Açıklamada, ABD için yararlı olabilecek işlerde çalışma potansiyeli olanların ülkede kalmaya devam edecekleri, diğerlerinin ise sınır dışı edilecekleri kaydedildi. Yeni Göçmen Yasası‘nı bekleyen binlerce kişi bu açıklamadan sonra düş kırıklığına uğradı. Amerikan medyası ise bunu göçmenlere bir müjde şeklinde duyurdu. Açıklamada, ulusal güvenlik için tehdit olmayan, sabıka kaydı bulunmayan, genç yaşta ABD‘ye gelmiş, yüksek okullardan mezun olan ve Amerikan ordusuna yazılmayı isteyenlerin Yeni Göçmen Yasası‘ndan faydalanabilecekleri söylendi. Bu aşamadan sonra Güvenlik Sekreterliği‘nin göçmenlerle ilgili tüm kayıtları titizlikle inceleyeceği ve göçmenlerle yüz yüze görüşmeler yaparak ABD ordusuna yazılmaya istekli olup olmadıklarının sorulacağı belirtiliyor. Yani sadece ABD için ölebilecekler kalabilecek.

Ergenler, akıl hastaları ve kadınlar

Perry, suç işlediği tarihte 18 yaşının altında olan ancak mahkemesi sonuçlandığında 18 yaşını doldurmuş olanlar için de idam kararlarının uygulanabileceğini savunuyor. Perry‘nin şu ana kadar onayladığı idam kararları arasında 31 akıl hastası, 28 kadın ve bir de masum olduğu sonradan ispatlanan bir genç yer alıyor. Perry, aynı zamanda suçluları "canavar" olarak adlandırmasıyla ünlü. ABD‘de idamlar çoğunlukla "ölüm yatağı" adı verilen sedyelere mahkûmların bağlanıp elektrik ya da ilaç verilmesi şeklinde uygulanıyor.

Genç, yoksul erkek ve işsiz

The Guardian Gazetesi, 29 yaşındaki Mark Duggan‘ın Tottenham‘da polis tarafından vurulmasıyla patlak veren ve Londra‘yı adeta bir savaş alanına çeviren ayaklanmada tutuklanan mahkûmların bilgilerini derledi. Bu bilgilere göre, İngiltere‘de ayaklanmacılar genç, yoksul, erkek ve işsiz.

Gerçek, mahkeme kayıtlarıyla ispatlandı

Ayaklanmalar devam ederken İngiltere Başbakanı David Cameron, "Biz yoksulluğun eşiğindeki bir ülke değiliz" demişti. Ancak ayaklanmada tutuklananların mahkeme kayıtları tersini söylüyor. The Guardian Gazetesi‘nin yayınladığı belgelere göre ayaklanmada tutuklananların yüzde 41‘i İngiltere‘nin en yoksul varoşlarına kayıtlı. Tutuklananların yüzde 66‘sının yaşadığı yerlerde ise 2007-2010 arasında yoksulluk hızla artmış. Kayıtlarda isiz gençlerin, beslenemeyen çocukların ve eğitim sisteminin dışına itilmiş kesimlerin yaşadığı yerler, ayaklanmada başı çeken yerler olarak geçiyor. Ayaklananların yüzde 90‘ı erkek, yüzde 10‘u ise kadın.

Biri üçledi, diğeri rekor kırdı

ABD ve İngiltere‘de artan suç oranları hapishaneleri doldurdu. ABD tarihinin en derin ekonomik kriziyle boğuşurken, İngiltere‘de patlak veren ayaklanmalar ülkenin sosyal yapısının kırılganlığını ortaya koydu. ABD‘de 1987‘den beri üç kat artan mahkûm sayısı 1,6 milyona ulaştı. Mahkûm sayısında enflasyon yaşayan ABD‘de 1987 yılında 500 bin olan mahkûm sayısı 1995‘te 1, 2000 yılında 1,5, 2007‘de ise 1,6 milyona ulaştı. ABD‘de 36 eyalette üç kat artan mahkûm sayısının 2013 yılı itibariyle 2 milyona ulaşacağı tahmin ediliyor. İngiltere‘de ise Geçtiğimiz Cuma günü açıklanan rakamlar İngiltere tarihinde rekor kırdı. Ülkede meydana gelen son ayaklanmadan sonra tutuklanan bin kişi ile beraber hapishanelerde yeni mahkûmlar için yer kalmadı. İngiltere Adalet Bakanlığı‘nın açıkladığı rakamlara göre, İngiltere‘deki hapishaneler Ağustos ayı itibariyle kapasitelerini doldurdu.