Şu günlerde dünya, Norveç‘te yaşanan saldırganı ve saldırganın nezdindeki gurühların aşırı İslam düşmanlığını konuşuyor.
Saldırgan, 2002 Nisan Mayıs, aylarında Londra‘da özel bir toplantıya katıldığını ve burada kendisine bazı görevlerin verildiğini savunmuş. Kendisine şovelye isminin takıldığını söyleyen saldırganın bir de manifestosu varmış. Avrupa‘da İslam‘ın yayılmasının önüne geçmek istediğini söyleyen saldırgan, yaptığının hata olmadığını ve gerekirse ömrünün geri kalanını hapiste geçirebileceğini söylemiş ve yaptığı eylemin suç olmadığını belirtmiş. Amacı ise, Batı Avrupa‘yı Müslüman işgalinden korumakmış. Bu saldırıyı yaparken de iki ayrı hücre ile birlikte hareket ettiğini eklemiş. Saldırgan manifastosunda, Müslümanlara hoşgörüyle bakan hükümetlere saldırmak üzere arkasında seksen kişinin olduğunu belirtmiş. Saldırganın İslam düşmanlığı kokan bu eyleminden iki sonuç çıkarabiliriz.
1- İnsanoğlu yaptığı hataları, kabul edemediği tutum ve davranışlarını her zaman başkalarının üzerini yıkmaya meyillidir. Mesela, hırsızlık yapan bir genci polis yakalaşmıştır genç, kendisine uzanan mikrofonlara "bütün suç anne babamındır, beni okutsalardı, bana iyi bir eğitim verselerdi hırsız olmazdım" der. Oysa anne baba desteğinden mahrum yaşamış dürüst ve örnek bir çok genç vardır. Çünkü iyi ve kötüyü seçmek kişinin iradesindedir. Ya da, sınavdan kötü not alan bir öğrenci, ders çalışma metodunu yeniden gözden geçireceği yerde, "suç hocaların ben çalıştım" der. Oysa, çevremizdeki insanlar hayatımızın seyri konusunda etkili olsalar da her birimiz eylemlerimizden sorumluyuz.
2- Öteki düşmanlığıyla büyüyen kişi, ait olduğu grup ya da ideoloji ne olursa olsun vicdani duyarlılığını yitiriyor. Kendisi ve kendisine benzeyenler dışında herkese öfke ve kin kusuyor. Vicdanın olmadığı bir yerde ise insanlıktan söz etmek mümkün olmuyor.
Son olarak şunu ifade edelim, hiç birimiz şuursuz bir varlık ya da güdülen bir koyun değiliz. Allah bize insan olmayı emrediyor ve aklımızı, irademizi tercihimizi doğrudan yana koymamız noktasında uyarıyor.