Gündem

Evvel giden ahbaba selam olsun erenler

Evvel giden ahbaba selam olsun erenler

Abone Ol

Bu fani alemden dostlar göç ettiğinde faniliği daha bir derinden hissediyoruz. Bir zamanlar Topkapı dan yola çıkıp Edirnekapı da çay için, sohbet için mola verdiğimiz Nusret (Özcan) hayata mola dedi ve bizi yalnız bıraktı.Gazeteciliğe Millî Gazete nin arşivinde başlayan Nusret le dostluğumuz arşivde başlıyordu. Meşşailer gibi sohbet ede ede Edirnekapı ya çaya oturuyorduk, geç vakitte ben Mecidiyeköy üne o Edirnekapı daki evlerine gidiyordu. Sonra araya fasılalar girdi, sık görüşemez olduk, ama uzaktaki yakın dost olarak varlığını yakından hissettik. O selam veren, merhaba eden herkese gönlünü açan sevecen bir dosttu. Sevgi dolu, aşk dolu, heyecan dolu can bir yoldaştı. "Yaratılanı yaratandan ötürü seven" gerçek bir mümindi. Edebiyatı edep için bilmiş, tiyatrodan öyküye bir çok alanla ilgilenmişti. Celadeti gayreti diniyesindendi, iyi bir münekkiddi. Ama hepsinden önemlisi candan bir dost, sohbet eri, sohbet medeniyetimizin yalınkılıç bir neferiydi. İstanbul da artık geç görüşsek de sohbet meclislerinde önemli bir gedik açıldı.Nusret herkesten önce saçlarını ağarttığında, Hz. Ömer (r.a.) gibi bizden önce gideceğini söylemişti ama biz anlamamıştık, bari yaşayan dost ve arkadaşların kıymetini bilebilsek, bu fani hayatın gulgulesine aldanmasak.Beyaz saç ve sakallarıyla Nusret tanımayan insanlara görüntüsüyle de güven veren bir güzel insandı. Nusret sevgiyle özdeşleşmişti. Çocuğunu, annesini, babasını, arkadaşlarını anlatırken gözleri sevgiyle kıpırdıyordu. O bir sevgi adamıydı. Çok sıkıntılar, acılar, hastalıklar çekti. Bunlar onun sevgisini ve sevecenliğini artırdı. "Çile çekmeyen varlığını duyamaz" der gibiydi.Bu sevgi erini Resulullah ın sancaktarının yanından Rabbine uğurlayacağız.Rabbim biz ondan razıydık, sen de razı ol, Resulullah a komşu eyle bizi de onlara komşu eyle.Sevgili kardeşim Nusret, makamın cennet olsun.Dostlar başımız sağolsun."İnnalillahi ve inna ileyhi raciûn."