Organize suç soruşturmalarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması ve bu kapsamda bilgi veren kişilerin korunmasına ilişkin tartışmalar sürerken, bir dosya kapsamında dikkat çeken bir tutuklama gündeme geldi.
TUTUKLAMA KARARI TARTIŞMALARA NEDEN OLDU
Suç örgütüne yönelik yürütülen bir soruşturmada etkin pişmanlık hükümleri kapsamında devletle iş birliği yaptığı, bilgi ve belge paylaşarak örgütün çözülmesine katkı sunduğu belirtilen bir şahıs hakkında verilen tutuklama kararı tartışmalara neden oldu.
ÖRGÜT HAKKINDA KENDİSİ ŞİKAYETTE BULUNMUŞ
Edinilen bilgilere göre söz konusu şahıs, 2024 yılında temas kurduğu bazı kişilerin banka hesaplarını ve adına açıldığı iddia edilen şirketleri suç faaliyetlerinde kullandığını fark etmesinin ardından adli makamlara başvurdu. Bu süreçte şahsın örgüt yapılanmasına ilişkin emniyet birimlerine bilgi, belge ve dijital veriler paylaştığı, bu veriler doğrultusunda farklı illerde operasyonlar gerçekleştirildiği öne sürüldü.
MÜKERRER DOSYADA TUTUKLANDI
Soruşturma sürecinde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandığı ve verdiği bilgilerle örgütün çözülmesine katkı sunduğu belirtilen şahıs, 2025 yılında Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan mükerrer bir dosya kapsamında 17 Mayıs 2026 tarihinde tutuklandı.
“MÜVEKKİLİM ÖRGÜTÜ ÇÖKERTTİ”
Gazetemize konuşan tutuklunun avukatı Ferhat Güngör, müvekkilinin sürecin başında örgüt baskısı altında kaldığını, kısa süre içinde durumu fark ederek kendi iradesiyle adli makamlara başvurduğunu ifade etti. Güngör, müvekkilinin yalnızca şikâyetçi olmadığını belirterek, “Çok sayıda bilgi, belge ve dijital veriyi soruşturma makamlarına sundu. Bu bilgiler emniyet birimlerince değerlendirilmiş ve farklı operasyonlara dayanak oluşturmuştur” dedi.
“MÜVEKKİLİM TUTUKLANMADAN 10 GÜN ÖNCE BERAAT KARARI ALDI”
Güngör ayrıca, müvekkili hakkında Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 6 Mayıs 2026 tarihli beraat kararına değindi. Güngör, mahkemenin gerekçeli kararında müvekkilinin etkin pişmanlık ve örgütün çökertilmesine sunduğu katkının mahkeme tarafından teyit edildiğini ve bu nedenle beraatine karar verildiğini aktardı. Ancak bu kararın üzerinden 11 gün geçtikten sonra müvekkilinin tutuklandığını ifade etti.
Güngör müvekkilinin birçok soruşturmadan takipsizlik aldığını da belirterek 9 Mart 2026 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından müvekkili hakkında iddialar için kovuşturmaya gerek olmadığı kararının olduğunu belirtti.
“HUKUKİ BİR ÇELİŞKİ VAR”
Buna rağmen mükerrer dosya kapsamında verilen tutuklama kararının hukuki çelişki oluşturduğunu savunan Güngör, “Müvekkilim hakkında hem beraat hem de takipsizlik kararları bulunmasına rağmen, aynı olgularla bağlantılı bir dosyada tutuklama kararı verilmiştir” ifadelerini kullandı.
“İTİRAZDA BULUNDUK AMA CEVAP YOK”
Müvekkilinin tutuklanmasına neden gösterilen 5271 sayılı CMK’nın 100. maddesi ile ilgili savcılık ve mahkemeye itirazlarını gerçekleştirdiklerini de ifade eder Güngör, “Müvekkilimin tutuklanmasına gerekçe olarak örgüt üyeliği, delilleri karatma ve kaçma şüphesi gösterildi. Ancak müvekkilim bir önceki mükerrer dosyada örgütü çökertecek delilleri bizzat kendisi ilgili birimlere sundu. Şikayeti kendisi yaptı. Ayrıca bunları aldığı ölüm tehditlerine rağmen yaptı.
Örgütü çökerten biri nasıl örgüt üyesi sayılabiliyor. Etkin pişmanlığın mantığına aykırı bir karar. Ayrıca müvekkilim 20 Haziran tarihinde yapılacak üniversite giriş sınavına girecekti. Böyle bir durum nasıl kaçma şüphesi yaratır, bu da kararın tartışmalı olmasına sebebiyet veriyor” dedi. Avukat, itirazlarına halen cevap gelmediğini de ekledi.
“BU KARAR ETKİN PİŞMANLIK MEKANİZMASINI ZAYIFLATABİLİR”
Güngör, “Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan ve örgütlerin deşifre edilmesine katkı sunan kişilerin yeterince korunmaması, benzer durumlarda başka kişilerin adli mercilere başvurma iradesini zayıflatabilir” değerlendirmesinde bulundu.
ETKİN PİŞMANLIK YIPRATILMAMALI
Söz konusu durum ile ilgili gazetemize konuşan emniyet kaynakları da organize suçlarla mücadelede içeriden elde edilen bilgilerin soruşturmalar açısından kritik olduğunu belirterek etkin pişmanlığı yıpratacak hamlelerin suçla mücadeleyi sekteye uğratabileceği uyarısında bulundu.