Gündem

Erdoğan'ın elini sıkmıştı... Ruşen Çakır: 35 yıl önce de elini sıktım bugün de sıkarım, yarın da sıkacağım

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile el sıkışan Ruşen Çakır, "35 yıl önce de elini sıktım bugün de sıkarım, yarın da sıkacağım" dedi.

Loading...

Abone Ol

Medyascope Genel Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır’ın, TBMM’deki AK Parti grup toplantısında Cumhurbaşkanı Erdoğan ile tokalaşması sosyal medyada özellikle sol kesimin sert eleştirilerine maruz kaldı. Gelen tepkiler üzerine bir açıklama yapan Çakır, geri adım atmayarak "35 yıl önce de elini sıktım, yarın da sıkacağım" dedi.

Ruşen Çakır, dünkü açıklamasında "İçimin rahat olduğunu herkese söyleyebilirim. Yanlış bir şey yok" ifadelerini kullanmıştı.

Bugün yeniden açıklama yapan Çakır, bu hareketin bir "boyun eğme" değil, bir "gazetecilik duruşu" olduğunu savunurken, eleştiri getirenlere de sert ifadelerle yüklendi.

Ruşen Çakır, eleştirilere neden olan tokalaşmanın perde arkasını ve niyetini şu başlıklarla özetledi:

Çakır, Erdoğan’ın elini sıkarken aslında bir meydan okuma içinde olduğunu belirtti: "

Erdoğan'a, 'bakın ben hâlâ gazeteciyim, size rağmen gazetecilik yapıyorum' demek isterim."

Kendisini bir aktivist olarak görmediğini vurgulayan Çakır, amacının taraflı bir tutum takınmak değil, mikrofon uzatıp soru sormak olduğunu ifade etti.

Yıllardır Erdoğan’ı tanımasına rağmen mesafesini koruduğunu hatırlatarak; ne uçağına bindiğini ne de bir kez bile makamına girdiğini, dolayısıyla kimseden bir beklentisi olmadığını söyledi.

İlişkisinin yeni olmadığını, 35 yıl önce de Erdoğan ile konuştuğunu ve elini sıktığını, bunun mesleki bir iletişim olduğunu belirtti.

"Ortada Leş Yok"

Eleştirilerin dozunun artması üzerine Çakır, kendisi hakkında "yıkıldı" veya "saf değiştirdi" yorumu yapanlara yönelik "leş kargası" benzetmesini kullandı:

"Leş kargası diye kötü bir laf var, çok kişi var böyle, kusura bakmasınlar ama ortada leş yok. Ölmedik, yıkılmadık, ayaktayız.

Ben Erdoğan'la 35 yıl önce de konuştum. 35 yıl önce de elini sıktım. Bugün de sıkarım, yarın da sıkacağım. Ona mikrofon uzatmak istiyorum. Ben aktivist değilim, gazeteciyim.

Erdoğan'dan bir şey isteyeceğim de yok. Böyle bir şeye ihtiyacım yok.

Erdoğan o kadar yakından tanımama rağmen gerek belediye başkanlığı, gerek başbakanlığı, gerekse cumhurbaşkanlığı döneminde bir kere bile Erdoğan'ın makamına girmedim. Bir kere bile Erdoğan'ın uçağına binmedim."