Bağımsız Yapı-İmar Sen tarafından hazırlanan raporda, özürlülerin adeta ‘‘gündelik hayattaki engellerle engelli hale getirildiği‘‘ belirtildi.
Alınan bilgiye göre, Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonuna bağlı Bağımsız Yapı-İmar Sen, Engelliler Haftası dolayısıyla engellilerin günlük hayatta yaşadıkları sıkıntılara dikkat çekmek için bir rapor hazırladı. Raporda, engelli çocuklardan utanıp onları evlere hapsetmek kadar, ortak yaşama alanları engellilere göre düzenlenmediği için, dahası farklı özür gruplarına göre neler yapılması gerektiği bilinmediğinden ve engeller yaratılmaya devam edildiğinden hayatın engellilere ‘‘zehir edildiği‘‘ kaydedildi. Raporda, son dönemlerde bazı belediyelerin özürlülere yönelik çalışmaları, ‘‘kaş yaparken göz çıkarma‘‘ olarak yorumlandı. Raporda, engellilerin evlerine hizmet götürülmesi, bakımlarına yardımcı olunması, ev temizliklerinin yapılması, faturalarının ödenmesi için eleman görevlendirilmesinin ‘‘siz evinizde oturun, topluma karışmayın‘‘ anlamına gelen ‘‘iyi niyetli ama yanlış uygulamalar‘‘ olduğu savunuldu.
Aman tuvaletim gelmesin!
Resmi binalar başta olmak üzere binalarda girişten merdivenlere, iç düzenlemelerden tuvaletlere kadar her şeyin engelliler için ıstırap kaynağı olduğu görüşüne yer verilen raporda, engellilerin gündelik hayatlarında yaşadıkları sıkıntılarla ilgili şu örneklere yer verildi:
Çalışan birçok ortopedik engelli, akşama kadar ‘aman ishal olmayayım, tuvaletim gelmesin‘ diye dua etmektedir.
Engellilerin ve yaşlıların yaşadığı mekanlarda kapıların dışa açılması gerektiğini bilmiyoruz.
Kapalı bankamatik birimleri de yerden birkaç basamak yüksekte ve kapıları içeriye açılmaktadır.
Park etmiş araçlar, çökmüş, bozulmuş veya kilitli taş döşenmiş, ayaklı reklam panoları yerleştirilmiş, kesilmiş ama sökülmemiş ağaç kütükleri, bol çukurları ile kaldırımlar, kaldırımlar gelişigüzel dikilmiş bayrak direkleri, yükseğe asılmış çöp tenekeleri yalnız engellilerin değil, tüm yayalar için hayatı cehenneme çevirmektedir.
Sesli sinyal veren bina asansörleri veya sesli trafik ışıkları ile yeterince tanışabilmiş değiliz.
Onarım çalışmaları yapılan kaldırımlar veya cadde/sokaklarda uydurma önlemler sadece engellileri değil, hepimizi tehdit etmektedir.
Kaldırımlar araçların park yerleri haline getirilmiş ve başına makbuz veren bir görevli dikilerek belediyelerin gelir kaynağı haline getirilmiştir.
Engellerle otobüs tahsis etmek ile engelliler için özel asansör düzeneği bulunan otobüs temin etmek arasındaki farkı bilmiyoruz.
Alışveriş merkezleri ile mağazalardaki düzenlemeler de özürlüleri sıkıntıya sokmaktadır.