Dünyanın kalbi konumundaki enerji koridoru bir kez daha ateş çemberinin ortasında kaldı.
Sabah saatlerinde ajanslara peş peşe düşen son dakika uyarıları, pompaya yansıyacak devasa zamların adeta habercisi.
Cephedeki sıcak çatışma anında cüzdanlara sıçrarken, gözünü benzin ve motorin tabelalarına diken milyonlarca vatandaşın hesapları alt üst olacak.
Körfez'den yükselen siyah dumanlar, küresel ekonomiyi yeni bir türbülansın tam merkezine çekti.
![]()
Bölgede Neler Oluyor?
Krizin fitili, İran'ın devasa Güney Pars doğalgaz sahasına yönelik hamlenin ardından ateşlendi. Tahran yönetiminin misilleme düğmesine basmasıyla Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Suudi Arabistan'daki kritik enerji tesisleri hedef tahtasına oturtuldu.
Piyasalarda deprem etkisi yaratan bu tablonun faturası ağır oldu. Brent petrol vadeli işlemleri yüzde 3,44 gibi ürkütücü bir sıçramayla 111,07 dolara fırlarken, ABD ham petrolü (WTI) yüzde 2,38 artışla 98,61 dolara çıkarak tehlike sınırına dayandı. Çarşamba gününü yataya yakın kapatan WTI'ın bu ani şahlanışı, piyasalardaki paniğin en net göstergesiydi.
Katar ve BAE'den Kötü Haber
QatarEnergy cephesinden gelen resmi açıklama, krizin sahadaki yıkıcı boyutunu gözler önüne serdi. İran füzelerinin, Katar'ın kalbi sayılan Ras Laffan LNG işleme merkezinde "büyük çaplı hasara" yol açtığı aktarıldı.
BAE'de ise gökyüzünde engellendiği iddia edilen füzelerin enkazı Habshan gaz tesisleri ve Bab petrol sahasına adeta yağdı. Yaşanan tahribatın ardından bölgedeki bazı hayati enerji operasyonlarının acilen durdurulduğu kaydedildi.
Riyad semalarında da hareketli saatler yaşandı. Suudi Arabistan'a yönelen dört balistik füze ile bir gaz tesisine sızmaya çalışan insansız hava aracının havada imha edildiği iddia edildi.

Tahliye Çığlıkları ve ABD Hamlesi
Saldırı dalgası öncesinde İran'ın, rakiplerinin petrol tesisleri için yayımladığı tahliye uyarısı, savaşın soğuk yüzünü bir kez daha gösterdi. Dünyanın en büyük doğalgaz rezervinin bir parçasını oluşturan bu coğrafyada sinirler iyice gerildi.
Washington cephesi bu yangına kayıtsız kalamadı. Donald Trump yönetiminin, Hürmüz Boğazı'ndaki petrol tankerlerinin güvenliğini sağlamak ve bölgedeki operasyonlarını güçlendirmek adına binlerce ABD askerini sıcak bölgeye göndermeyi masaya yatırdığı ifade edildi. Kaynaklardan sızan bilgilere göre, sadece hava ve deniz gücü değil, boğazın güvenliği için kara birliklerinin de namlunun ucundaki bu coğrafyaya inmesi an meselesi.
Küresel piyasalardaki ateşin akaryakıt istasyonlarına yansıyacak acı faturası ve Washington'dan askeri sevkiyat onayının gelip gelmeyeceği merakla bekleniyor.



