Yüksek Askeri Şura (YAŞ), Başbakan Recep Tayyip Erdoğan‘ın başkanlığında Genelkurmay Başkanlığı Karargahı‘nda toplandı.
Genelkurmay Başkanı‘nın da değiştirileceği YAŞ‘ı kritik öneme sahip kılan bir diğer gelişme ise terfi bekleyen bazı general ve albayların isminin aynı zamanda Ergenekon ve Balyoz iddianamesinde geçiyor olması. Şura kararlarının Çarşamba günü Cumhurbaşkanı Abdullah Gül‘e sunulmasının ardından kamuoyuna açıklanması bekleniyor.
Yüksek Askeri Şura (YAŞ), Başbakan Recep Tayyip Erdoğan‘ın başkanlığında Genelkurmay Başkanlığı Karargahı‘nda toplandı. Başbakan Erdoğan, karargaha gelişinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ tarafından karşılandı.
YAŞ‘ın Ağustos ayı olağan toplantısı, Çakmak Salonu‘nda saat 09.45‘te başladı. Toplantıya, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan‘ın yanı sıra Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Işık Koşaner, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Eşref Uğur Yiğit, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Aksay, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Atila Işık, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Hasan Iğsız, 2. Ordu Komutanı Orgeneral Necdet Özel, 3. Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray Berk, Ege Ordusu Komutanı Orgeneral Hayri Kıvrıkoğlu, Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Aslan Güner, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Eğitim ve Doktrin Komutanı Orgeneral Erdal Ceylanoğlu, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Orgeneral Bekir Kalyoncu, Donanma Komutanı Oramiral Emin Murat Bilgel, Harp Akademileri Komutanı Orgeneral Hüseyin Nusret Taşdeler, Genelkurmay İkinci Başkan Yardımcısı Orgeneral Bilgin Balanlı katılıyor.
Terfiler, emekliler, atılacaklar...
Toplantı öncesinde, basın mensuplarının iki ayrı grup halinde kısa süreli görüntü almasına izin verildi. Şura‘da terfi sırasında bulunan general, amiral ve albayların bir üst rütbeye yükseltilmesi, general ve amirallerin görev sürelerinin uzatılması ve emeklilik işlemleri ele alınacak. Disiplinsizlik ve ahlaki durumları nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetleri‘nden (TSK) ayrılacak personelin durumları ile TSK‘yı ilgilendiren diğer konular da toplantıda görüşülecek. Genelkurmay Başkanı, kuvvet komutanları ile diğer general ve amiral atama işlemleri, Yüksek Askeri Şura faaliyetleri dışında, özel kanunlarla belirlenen esas ve usullere göre yapılıyor. Şura kararlarının 4 Ağustos Çarşamba günü Cumhurbaşkanı Abdullah Gül‘e sunulmasının ardından kamuoyuna açıklanması bekleniyor. Emekli Askeri Hâkim Ümit Kardaş:
Bu kadar özerklik olmaz
CHP‘nin ‘darbelere dayanak‘ diye gösterilen Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmetler Kanunu‘nun 35. Maddesi‘nin kaldırılması önerisiyle ilgili tartışmalar devam ediyor. Bazı çevreler, askeri vesayetin esas sac ayağını 1971‘de son halini alan 1324 nolu kanunun oluşturduğunu belirtiyor. Bu kanuna göre ‘Genelkurmay Başkanı, Lojistik tedarik hizmetleri için, tespit etmiş olduğu ilke, öncelik ve ana programları, bu hizmetleri yürütecek olan, Milli Savunma Bakanlığına bildirir.‘ Ayrıca madde 7‘de "Genelkurmay Başkanı görev ve yetkilerinden dolayı Başbakana karşı bağlı değil sorumludur" deniyor.
Emekli Askerî Hâkim Ümit Kardaş, 1971 yılında Milli Savunma Kanunu‘nun içinin boşaltıldığını belirterek, Genelkurmay‘ın siyaset başta olmak üzere her alanda özerk hale geldiğini söyledi. Cihan Haber Ajansı muhabirine konuşan Kardaş, iç hizmet kanununun 35. maddesinin ya hepten kaldırılması ya da "Türk Silahlı Kuvvetleri‘nin görevi Türkiye‘yi dış tehdite karşı korumaktır" şeklinde değiştirilmesi gerektiğini belirtti. "Darbe yapacak bir ordu, maddeye dayalı kalarak mı darbe yapıyor?" diye soran Kardaş, asıl askeri vesayetin nasıl ortadan kaldırılacağının önemli olduğunu ifade etti. CHP‘nin teklifinin ciddiye alınmasının mümkün olmadığını kaydeden Kardaş, "Korumayı kaldırayım, kollama kalsın‘ gibi şeyler gayri samimi politik davranışlardır. Başka türlü politik hesaplar." dedi. 1324 ve 1325 sayılı kanunların Milli Savunma Bakanlığı ile Genelkurmay‘ın görev ve yetkilerine ilişkin kanunlar olduğunu hatırlatan Kardaş, 1971 yılında Milli Savunma Kanunu‘nun içinin boşaltıldığını belirterek "Ne oldu; Genelkurmay 1971‘den beri 40 yıldır zaten özerk bir kurum. Siyasi anlamda da özerk. Çünkü kimseye hesap vermiyor zaten. Kimse bunlara değinmiyor, hükümet de oralı değil zaten. Önce bu kanunları değiştirin. Genelkurmayı o zaman Milli Savunmaya bağlamış olursunuz. Başbakana karşı sorumlu olmaz. O zaman NATO toplantılarına katılamayacaksın. Çünkü diğer NATO ülkelerinin Milli Savunma Bakanları önde Genelkurmay Başkanları arkada oturuyor. Bizde öyle bir durum yok." diye konuştu.
Denetlenemiyor
Silahlı kuvvetlerin uygulamaları, icraatları, bütçesi, silah alımlarının hesabını ordunun değil siyasi otoritenin vereceğini dile getiren Kardaş, şöyle devam etti: "Yani Milli Savunma Bakanı açıklamalar yapacak. Türkiye‘de daha bunlar yerli yerine oturmamış. Genelkurmay Başkanı çıkıyor, istediği gibi siyaset yapıyor, yargıya gözdağı veriyor. Siz onu görevinden dahi alamıyorsunuz. Hesap veremiyor, denetlenemiyor."
Emeklİ Yarbay Tevfik Diker:
Demokrasi silahlı tehdit unsuru değil
Emekli Yarbay Tevfik Diker ise önemli olanın 35. maddenin değiştirilip psikolojik bir mücadeleyle darbelere karşı bir tavır içine girmek olduğunu ifade etti. Genelkurmayın Batı demokrasilerdeki yeri ile Türkiye‘deki yerinin farklı olduğuna dikkat çeken Diker, Türkiye‘de Genelkurmayın bağlı olduğu kadar sorumlu olması gerektiğini de vurguladı. Olaya sadece bir tek madde olarak değil, 35, 1324 ve 1325. maddelerinin bir bütün olarak ele alınması gerektiğinin altını çizen Diker, Genelkurmayın Milli Savunma Bakanlığına bağlanması gerektiğini belirtti. Çağdaş demokrasilerdeki normların uygulanması gerektiğini dile getiren Diker, CHP‘nin teklifinin ise yetersiz olduğunu söyledi. Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak ve kollamak görevinin milletin olduğunu dile getiren Diker,
"Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) dışardan gelecek her türlü silahlı tehdite karşı Türkiye Cumhuriyetini ve ülkeyi korumalıdır. Demokrasi silahlı bir tehdit unsuru değil ki demokrasiye müdahale ediliyor. Silahlı tehdit unsuru olmadığı için bir müdahale gerektirmez. Demokrasi hür iradedir, millet iradesidir, ona herkesin ve her kurumun saygılı olması lazım. Milli egemenlik hiçbir şekilde Cumhuriyete, demokrasiye tehdit unsuru değildir. Eğer Türkiye Avrupa Birliği‘ne (AB) üye olma konusunda samimi ise AB normlarını içine sindirmesi gerekir." dedi. Genelkurmay Başkanının "TSK AB‘den yanadır" sözlerini hatırlatan Diker, o zaman AB normlarını kabul etmesi gerektiğini belirterek, karşı görüş beyan edilmesinin, Milli Savunma Bakanlığı‘na bağlanmamasının bir tezat olduğunu vurguladı.
Koşaner, 2013‘e kadar Genelkurmay Başkanı
Teamüller gereği yaş haddi nedeniyle Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ emekliye sevk edilecek ve yerine Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Işık Koşaner atanacak. Işık Koşaner önümüzdeki 3 yıl süresince Türkiye Cumhuriyeti Genelkurmay Başkanlığı görevini yürütecek. Bu yıl listedeki general ve amirallerin 35‘inin terfi etmesi bekleniyor. 45 albay da generalliğe yükselecek.
Hasan Iğsız, yaş haddinden
Orgeneral Koşaner‘den boşalacak Kara Kuvvetleri Komutanlığı‘na 1. Ordu Komutanı Org. Hasan Iğsız ve 2. Ordu Komutanı Orgeneral Necdet Özel en güçlü iki aday. Org. Iğsız‘ın, TSK tarafından resmen kabul edilen internet andıcında imzası bulunması ve İrticayla Mücadele Eylem Planı‘nın hazırlanmasında isminin geçmesi nedeniyle durumu kritik. Iğsız‘ın yaş haddinin dolmasına 1 yıl bulunması nedeniyle Kara Kuvvetleri Komutanı olmayacağı belirtiliyor.
Berk, Emekli edilebilir
Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Atila Işık da, bu yıl emekli olacak. Org. Işık‘ın yerine, mevcut orgeneral kadrosundan atama yapılacak. Erzincan Ergenekon davasının bir numaralı sanığı 3. Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray Berk‘in Eğitim ve Doktrin Komutanlığı (EDOK) gibi gözlerden uzak bir pozisyon düşünülüyor. Org. Berk‘in personel kanunu gereği emekli edilmesi gerekiyor.
YAŞ ve Ergenekon‘daki ortak isimler
Yüksek askeri Şura toplantısı‘nda çok kritik dosyalar da görüşülmek üzere masada duruyor. Çünkü YAŞ‘ta terfisi görüşülecek isimler arasında Ergenekon, Poyrazköy, Kafes ve Balyoz planlarında adı geçen 11 general ile amiral ve 42 albay bulunuyor. Balyoz sanığı generallerin terfi edilip edilmeyeceklerine kilitlenen 2010‘un ilk YAŞ toplantısında, genelkurmay başkanı da değiştirilecek. Terfi listesinde yer almasına karşın Balyoz Davası‘nda sanık olan generaller şöyle sıralanıyor: Korgeneral Nejat Bek, Koramiral Mehmet Otuzbiroğlu, Tümgeneral Gürbüz Kaya, Tümgeneral Salim Erkal Bektaş, Tümgeneral Ahmet Yavuz, Tümgeneral Halil Helvacıoğlu, Tümgeneral Abdullah Dalay, Tümgeneral İhsan Balabanlı, Tuğgeneral Ali Aydın, Tuğamiral Ahmet Türkmen, Tuğamiral Abdullah Gavramoğlu.
Dursun Çiçek de lİstede
Poyrazköy iddianamesi eklerindeki belgelerde adları "(terfilerde) 2009 ve 2010 yılının top adayları" olarak geçen albaylar Şafak Yürekli ve Fahri Can Yıldırım ile Demokrasiye Müdahale Eylem Planı‘nın altında ıslak imzası bulunan Albay Dursun Çiçek de listede. Halen tutuklu yargılanan Albay Çiçek‘in bu yıl emekliye sevk edilmesi bekleniyor. Albay Dursun Çiçek, son iki YAŞ toplantısında da ‘temdit‘ alarak amiralliğe terfi edememişti. Terfi listesinde bulunan sanık albaylar arasında Fail-i Meçhul Davası tutuklu sanığı Cemal Temizöz de var. 1979 mezunu Cemal Temizöz‘ün bu yıl da terfi almaması halinde emekliye sevk edilmesi gerekiyor.