Çarşı pazardaki yangın her geçen gün cüzdanları daha da küçültürken, geçim derdiyle boğuşan milyonlarca vatandaşın tek umudu temmuz ayında maaşlara yapılacak zam oranında. Özellikle kök aylığı düşük olan ve ay sonunu getirmekte zorlanan emekliler için geri sayım hızlandı.
ENFLASYON FARKI YÜZDE KAÇ OLACAK?
TÜİK’in paylaştığı son tablolara göre ocak ayından mayıs ayına kadar geçen sürede kümülatif enflasyon yüzde 16,60 seviyesine ulaştı. Haziran ayı beklentilerini değerlendiren SGK Uzmanı Özgür Erdursun, piyasalardaki son durumu özetledi. Amerika, İsrail ve İran hattındaki gerilimin azalmasıyla petrol fiyatlarındaki düşüşün enerji ve üretim maliyetlerine aşağı yönlü yansıyabileceği ifade edildi. İç piyasadaki gelişmelere de değinen uzman isim, "Türkiye’de ise önceki aylarda yaşanan siyasi gelişmelerin ekonomi üzerindeki etkileri önemli ölçüde fiyatlara yansımış durumda. Haziran ayında ise fiyatlar üzerinde ilave ve olağanüstü bir baskı oluşturacak yeni bir gelişmenin bulunması beklenmiyor" şeklinde konuştu.
Haziran ayı enflasyonunun yüzde 1,20 ile 1,30 bandında gerçekleşmesi halinde altı aylık oranın yüzde 18 civarında şekilleneceği kaydedildi. Bu hesaba göre SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin temmuz ayında alacağı enflasyon farkının yüzde 18 ile yüzde 18,18 arasında olacağı vurgulandı. Memur ve memur emeklileri için tablonun biraz daha farklı olduğu; toplu sözleşme ve enflasyon farkı ile birlikte toplam artışın yüzde 13,7 ile yüzde 14 civarında kalacağı aktarıldı.
MASADAKİ KRİTİK RAKAM: 25 BİN LİRA
Asıl kriz ise kök aylığı düşük olan vatandaşları bekliyor. Yapılan oransal artışa rağmen maaşı taban aylığın altında kalacaklar için yasal bir düzenleme şart. Bu noktada kulisleri hareketlendiren o tahmini paylaşan Erdursun, mevcut taban aylık sistemine dikkat çekerek, "Bu nedenle en düşük emekli aylığı için mutlaka yasal bir düzenleme yapılması bekleniyor." dedi.
Olası senaryoları tek tek sıralayan SGK uzmanı, "Sadece enflasyon farkı esas alınırsa en düşük emekli aylığının yaklaşık 23 bin 600 lira ile 23 bin 620 lira arasında oluşması mümkün görünüyor. Bunun siyasi bir kararla 24 bin lira ya da 25 bin lira seviyesine tamamlanması da ihtimaller arasında bulunuyor" ifadelerini kullandı.
ZAMLAR CEBE GİRMEDEN ERİYOR
Maaşlara yapılacak zammın tek başına çare olmadığını belirten uzman isim, "Emeklinin bütçesinde en büyük payı oluşturan kira ve gıda giderleri karşısında, yapılan zamların önemli bir bölümü daha maaş hesaba yatmadan eriyebiliyor. Bu nedenle yalnızca maaşların nominal olarak artırılması, tek başına refah artışı anlamına gelmiyor" sözleriyle acı tabloyu gözler önüne serdi.
Ekonomideki en önemli unsurun enflasyonun kalıcı olarak düşürülmesi olduğu vurgulandı ve "Çünkü enflasyon düşmediği sürece ücretler ve emekli aylıkları ne kadar artırılırsa artırılsın, satın alma gücünde kalıcı bir iyileşme sağlamak mümkün olma" tespiti paylaşıldı.