Gündem

"Casusluk" davasında ara karar: İmamoğlu ve diğer sanıkların tutukluluğu sürecek

Marmara Cezaevi'nin karşısındaki salonda görülen 'casusluk' davasında mahkeme heyeti, eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu dahil tüm sanıkların tutukluluk halinin devamına hükmederek duruşmayı 29 Eylül'e erteledi.

Abone Ol

Siyaset ve hukuk dünyasının gözünü çevirdiği Silivri’deki duruşma salonunda tansiyon bir an olsun düşmedi. Çıkar amaçlı suç örgütü davası sebebiyle daha önce görevden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu ile birlikte Hüseyin Gün, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ’ın 20’şer yıla kadar hapis istemiyle yargılandığı davada savunmalar peş peşe geldi. Sanık kürsüsünden yükselen sert itirazlar ve adliye koridorlarındaki hareketlilik, salon içindeki havayı iyice gerdi.

İki Duruşma Arasında Mekik Dokundu

İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada ilk sözü gazeteci Merdan Yanardağ aldı. Hazırlanan iddianameyi sert bir dille eleştiren Yanardağ, "Nasıl bir casus tanımı yapacağını bilememiş. Onlarca alıntı yapmış, tamamı birbiriyle çelişiyor. Bazı alıntılar tamamen bizi doğruluyor" diyerek suçlamaları reddetti.

Yanardağ savunmasını sürdürürken, salonda hareketli dakikalar yaşandı. Üniversite diplomasının sahte olduğu iddiasıyla İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen diğer davası tamamlanan Ekrem İmamoğlu, salona geri getirildi. İmamoğlu ile birlikte duruşmayı takip etmek üzere CHP Grup Başkanı Özgür Özel, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, eşi Dilek İmamoğlu ve oğlu Mehmet Selim İmamoğlu da izleyici sıralarındaki yerini aldı.

"Hangi İşi Yanlış Yapmışım, Lütfen Söyleyin"

Yanardağ'ın ardından kürsüye çıkan İmamoğlu'nun siyasi danışmanı Necati Özkan, belediye ve iştirak şirketlerinde hiçbir resmi imzası bulunmadığını vurguladı. Sadece yasal bir partinin seçim kampanyasını yürüttüğünü belirten Özkan, "Lütfen bu davada benim casusluk yaptığıma ilişkin tek bir tane belge varsa bana bildirin. Bunu bir vatandaş, bir sanık ve aynı zamanda bir insan olarak sizden talep ediyorum. Suçumu bileyim" diyerek mahkeme heyetine seslendi.

"Casus Diyenin Alnını Karışlarım"

Duruşmada söz alan Ekrem İmamoğlu ise suçlamanın ağırlığına dikkat çekerek sert bir savunma yaptı. Siyasi rekabetin hukuki kurgularla malzemeye dönüştürüldüğünü iddia eden İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Casusluk ağır bir itham. Bir ülkenin güvenliğine, sırlarına, bağımsızlığına ihanet anlamına gelen bu kavramın malzemesi haline getirilmesi yalnızca bana değil, hukuk devleti ilkesine de ağır bir haksızlıktır. Bu salonda net ifade ediyorum, Ekrem İmamoğlu 16 milyonluk İstanbul'un seçilmiş belediye başkanıdır. Casus diyenin ağzını karışlarım, alnını karışlarım. Bu insanlardan casus çıkmaz. Ben burada vereceğiniz kararı, eğer kararda tutukluluğun devamı varsa o kararı da tanımıyorum."

Bir diğer tutuklu sanık iş insanı Hüseyin Gün de 369 gündür hücrede olduğunu hatırlatarak, manipülasyon iddialarını yalanladı ve gerekirse gizli celsede devlet için yurt dışında yaptığı çalışmaları anlatabileceğini belirtti.

Mahkemeden Tahliye Taleplerine Red

Sanık ve avukat beyanlarının tamamlanmasının ardından karar için duruşmaya ara verildi. Aranın ardından salona dönen mahkeme heyeti ara kararını açıkladı. Dosyadaki eksik belgelerin akıbetinin sorulmasına hükmeden mahkeme, sanıkların tahliye taleplerini reddederek tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.