Semüre İbni Cündeb radıyallahu anh diyor ki: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem hayattayken ben çocuk denecek yaştaydım. Bu sebeple kendisinden duyduklarımı ezberliyordum. Ne var ki, burada hazır bulunan yaşlı kimselere duyduğum saygı, onları söylemekten beni alıkoyuyor. [Buhari, Müslim]
Cami edebimizin ana hatları
Camiyi sever ve sahipleniriz. Camiye yürümek ve cami ehli olmak, orada huzur bulmak, orada bulunur olmak kimliğimizin belirtilerindendir. Camiye belirli bir hazırlık ve özenle gider, orada iken dış bağlantılarımızı bitirmiş olmaya çalışırız.
Camiye sağ ayakla girer sol ayakla da çıkarız. Tahiyyetülmescid kılar, üst-baş temizliğinden, ağız kokumuza kadar her şeye özen gösteririz. Camide asla ses kirliliğini hoş görmeyiz. Camiyi alış veriş için kullanmayız. Camide cemaatle namaz kılmayı, özellikle de sabah ve yatsı namazlarını bilhassa birinci safta kılmayı, mühim bir sünnet olarak bilir ve korumaya çalışırız.
İş-aş edebimizin ana hatları
İşimizi halis bir niyetle yaparız ki, yaptığımız ibadet olsun. Mesuliyetini taşıdığımız kimselerin rızkını temin etmeyi en şerefli görev biliriz. Dünyalık işimizi, ahiret işimizin engeli olarak sürdürmeyiz. Helal ve temiz işler peşinde oluruz. Ne aldanır ne de aldatırız. Dürüst ve disiplinli oluruz. Reklamımızı bile gerçeklerle yaparız.
Kamuya ait alanları -yollar ve kaldırımlar dâhil- kullanmayız ki, üzerimizde insanların hakkı bulunmasın. Asla faiz ve kumar olan bir işe bulaşmayız. Hoşgörülü olmaya çalışırız. Sınırsız bir tamahı tehlikeli görürüz.
Sıla-ı rahim edebimizin ana hatları
Sıla-ı rahimi dini bir görev olarak görür, diğerlerinin olumsuz tavırlarına rağmen bile onu aksatmayız. Sıla-ı rahimi kesmeyi bir bereketsizlik olarak görürüz.
Sadece bir ziyaret değil, her türlü insani ilişki ve görevin, yardımlaşmanın, desteğin adına "sıla" deriz. Sıla-ı rahimin halvet, gıybet gibi kimi günahlara vesile olmamasına özen gösteririz.
Komşuluk edebimizin ana hatları
Komşuluğu, Peygamber aleyhisselam efendimizin önem verdiği -dini boyutu olan- sorumluluklarımızdan biri olarak görür, komşuluğumuzu "selam" ölçülerinde sürdürürüz.
Hastalığı ile ilgilenir, acısını ve sevincini helaller dâhilinde paylaşırız. Hoş görüyü esas kabul eder, kalıcı olmayan hatalarını görmezden geliriz. Ses, ışık ve çevre temizliğine özen gösteririz. Sırlarına karşı güvenli oluruz. Nasihat görevimizi ihmal etmeyiz. İyilik yapmada komşuluğun öncelik gerektirdiğini bilir uygularız.
Giriş-çıkış edebimizin ana hatları:
Kime ait olursa olsun izinsiz evlere giremeyiz. Zil çalmayı, kapıyı tıklatmayı ve selam vermeyi unutmayız.
Açılacak kapının hemen önünde durmayıp, içerinin mahremiyetine saygılı oluruz. İçerisine girdiğimiz evde de gözümüze hâkim oluruz. Evlerin içinde de özel odalara giriş çıkışlarımız izinle olmalıdır.
Zilini çaldığımız evde tanınmıyorsak ad ve kimlik bildirmek sünnettir. Girdiğimiz gibi çıkmasını da bilmek zorundayız. Bizi ağırlayanların bıkmamasına dikkat ederiz.
Beraber oturma edebimizin ana hatları:
Başı ve sonu selamla açılır kapanır olmalıdır. Boş olan yere oturulur. Çocuk bile olsa başkasını kaldırıp oturmak yoktur. İki konuşanın arasına oturmak olmaz. Bir mecliste gizli kalması gereken sırları ifşa etmek ahlaki değildir.
Oturduğumuz meclis, imani kimliğimize ters düşen amellere sahne olmamalıdır. Emr-i bil maruf ve nehy-i anilmünkeri unutmayız. Birbirimize Asr suresini hatırlatıp, meclisi öylece kapatırız.
Edeptir yoğuran güzelliğimi
Zekâttır üreten zenginliğimi
Akif İNAN
Arkadaşlık edebimizin ana hatları
Arkadaş seçeriz: Akıllı, dinine sadık, ahlaklı. "Cahil" vasfını hak etmiş birisi ile arkadaşlığımız olamaz. Arkadaşlığı halis niyetlerle sürdürürüz ki ecir kaynağımız olsun. Onu kendimiz yerine koyarız. Arkadaşımız hakkındaki samimi hislerimizi kendisine bildiririz.
Onun ve bizim durumumuzun gerektirdiği ebatta ziyaretleşiriz. Ziyaretlerimiz külfetsiz olur.
Sevgide dengeli oluruz. Ömer İbni Hattab radıyallahu anh diyor ki: "Altında ezileceğin kadar sevme. Ezip geçeceğin kadar da kızma." Hediyeleşiriz. Sırıtan ve gösteriş olan bir hediye yerine; paylaşan, gönül alan, katkıda bulunan bir hediye anlayışımız olur.
Sırlarımızı koruruz. Gıybet, nemime ve hasetten uzak dururuz.
Selamlaşma edebimizin ana hatları:
Selamlaşmada İslamî kalıpları kullanırız. "Önce selam, sonra kelam" prensibine sadık kalırız. Yürüyen oturana, binekte olan yayaya, küçük büyüğe, tek olan kalabalık olana öncelikle selam verir.
Selamsız evlerimize -velev ki boş olsun- girmeyiz. Selamdan sonra musafaha yapmaya özen gösteririz.
Hastaya karşı edebimizin ana ölçüleri
Hastanın bize yakınlığı ve üzerimizdeki hakkı ile bağlantılı olarak onu ilgi alanımıza alırız. Bizden daha öncelikli olarak ilgileneni varsa ziyaret edip, moral vererek, dua ederek görevimizi ifa ederiz. Gerekiyorsa da her türlü sıkıntısı ile gücümüz kadar ilgileniriz.
Hasta ziyaretini, ucuz akıl verme ve bilip bilmeden yönlendirme seminerine dönüştürmeyiz.
Hastanın özel hallerine muttali olmayız. Gözümüze çarpan sırları da yaymayız.
Hastaya ve yakınlarına sabrı tavsiye eder, hem kendisine dua eder hem de duasını isteriz.
Cenaze edebimizin ana hatları
Cenaze ve ölüm haberini "inna lillahi ve inna ileyhi raciûn" diyerek karşılarız. Ölüye rahmet dileriz. Cenazesinin hazırlanmasından gömülmesine kadar üzerimize düştüğü kadar ilgileniriz. Ailesinin yükünü hafifletmeye çalışırız. Sabır tavsiyesinde bulunuruz. Kadere isyan anlamına gelen sözleri ve hareketleri engelleriz.
Cahiliye geleneklerinin yaşamaması için gayret ederiz. Ölümü ibret ve öğütlerin en canlısı olarak görürüz. Üç günden sonra başsağlığı dilemeyiz.