AKP‘nin yeni "açılımı", 12 Eylül 1980 öncesi gerçekleşmiş Çorum, Maraş, 1 Mayıs katliamları, daha sonraki Sivas ve Başbağlar katliamları konusunda ortaya çıktı. Bu katliamlarla ilgili bugüne kadar çok fazla iddia ortaya atıldı; belgeler bulundu, sorumlular izlendi ama her şey ortada kaldı.
Toplumsal hafızamızın zayıflığı, bu olayların üzerlerinin örtülmesine bir ölçüde yardımcı oluyor. Örneğin, son Ergenekon davaları dolayısıyla ortaya atılan planlar içinde "cami bombalama" iddiası ortaya çıkınca, herkes böyle bir şey ilk kez gündeme geliyormuş gibi konuştu. Oysa 12 Eylül 1980 öncesindeki Çorum ve Kahramanmaraş olaylarının tezgâhlanmasında "cami bombalama" unsuru kuvvetle kullanılmış, katliam planı yürürlüğe konulurken bazı şahısların Sünni mahallelerinde dolaşıp "Aleviler cami bombaladı" söylentisini yaydıkları resmi belgelere de geçmişti.
"Cami bombalamayı düşünmek için aklını kaybetmiş olmak gerekir" sözünü yakın günlerde çok duyduk. Ama Türkiye 1980 öncesindeki iç savaş ortamına götürülürken "cami bombalama"yı düşünmüş olanlar vardı ve bunlar Çorum‘da, Kahramanmaraş‘ta gayet başarılı olmuşlardı.
Bu katliamların, bunca yıl sonra da olsa araştırılmak üzere Meclis gündemine taşınması kuşkusuz, en azından sembolik olarak önemlidir. Ancak, Susurluk olayının ardından kurulan Meclis komisyonunun faaliyetlerine ve yaşadıklarına bakıldığında, bu olayların aydınlanmasına komisyon araştırmalarının ne ölçüde katkıda bulunacağı merak konusu oluyor...





