“Türkiye Cumhuriyeti hükümetini cebren devirmeye, düşürmeye iştirak” suçundan 103 sanığın yargılanmasına, Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinde devam edildi. Duruşmaya sanıklar, müştekiler ve tarafların avukatları katıldı. Mahkeme Başkanı Mustafa Yiğitsoy’un, 28 Şubat döneminde DYP Genel Başkanlığı ve Başbakan Yardımcılığı yapan Tansu Çiller’in, “tanık” olarak dinlenmesi için çıkarılan davetiye üzerine mazeret gönderdiğini bildirdiği duruşmada, 54. Hükümetin Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın özel danışmanlığını yapan Çevik “tanık” olarak dinlendi. Bildikleri sorulan Çevik, o dönemde Turkish Daily News’in genel yayın yönetmenliğini yaptığını, aynı zamanda Erbakan’ın özel danışmanlığını yürüttüğünü, bu nedenle en yakınındakilerden olduğunu ifade etti.
“BU BİR POSTMODERN DARBEDİR”
Bulunduğu bir davet sırasında sanıklardan dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı emekli Orgeneral Çevik Bir’in, “Bu bir postmodern darbedir” dediğini kaydeden Çevik, bunu aktardığı Cengiz Çandar’ın gazetede bunu yazdığını ifade etti. Çevik, o dönemde BÇG’den bilgilerin gazetelere geldiğini, gazetelerin de bunları yayınladığını belirterek, daha sonra bu haberlerin, Refah Partisi’nin kapatılma davasında delil olarak kullanıldığını söyledi ve “Yani maalesef deliller üretildi, sonra suç unsuru olarak aksettirildi” dedi.
“MESUT YILMAZ HÜKÜMETİ, CUNTA HÜKÜMETİDİR”
Sanık avukatlarından Müşteba Aydın’ın, “Bir darbede ilk yapılacak iş Meclis’i feshetmek, ikincisi hükümeti ortadan kaldırmak, üçüncüsü cunta hükümeti kurmaktır. Sizce Mesut Yılmaz hükümeti bir cunta hükümeti midir?” sorusuna Çevik, “Evet” cevabını verdi. Çevik, avukat Aydın’ın “Cunta hükümetinin Meclis’ten güvenoyu almaya ihtiyacı var mıdır?” sorusu üzerine milletvekillerinin baskı altında olduklarını söyledi.
Bir sanık avukatının, hükümetin düşürülmesi için o dönemde DYP milletvekillerinin istifa ettirilmesine ilişkin soru üzerine, Demirel’in kendisine daha önce zaten Mesut Yılmaz’ın Başbakan olacağından bahsettiğini ifade ederek, “Bu aşamalar olmasa, Mesut Yılmaz zaten başbakan olamazdı” diye konuştu. Çevik, iş kuruluşları, sendikalar, TOBB gibi teşkilatlar ve gazeteler kullanılarak, hükümetin zayıflatılması ve düşürülmesi çabası olduğunu kaydederek, “Maalesef buna Türkiye’nin sivilleri de çanak tuttular. Ama bir darbe olayı Türkiye’de olmuştur” ifadesini kullandı. Sanık avukatlarından Müşteba Aydın’ın, “Bir darbede ilk yapılacak iş Meclis’i feshetmek, ikincisi hükümeti ortadan kaldırmak, üçüncüsü cunta hükümeti kurmaktır. Sizce Mesut Yılmaz hükümeti bir cunta hükümeti midir?” sorusuna Çevik, “Evet” yanıtını verdi. Çevik, avukat Aydın’ın “Cunta hükümetinin Meclis’ten güvenoyu almaya ihtiyacı var mıdır?” sorusu üzerine milletvekillerinin baskı altında olduklarını söyledi.
800 BİN İNSAN ACI ÇEKTİ
Bir başka soruyu yanıtlarken de Çevik, 28 Şubat sonucunda 800 bin insanın acı çektiğini anlatarak, “Türkiye sokaklarında tanklar yürütüldü. Bu tehdit unsuruydu, sopa göstermeydi. Neticede 800 bin mağdur var. Salondaki insanlar gökten gelmedi, başka gezegenden de gelmedi. Benim bunu detaylandırmama gerek yok.” diye konuştu.