Gündem

Çocuklarda artan şiddet alarmı! Pediatri Kongresi’nden acil çağrı

Türk Pediatri Kurumu tarafından “Umudun adı: Çocuk” çağrısı ile düzenlenen kongreye katılan uzmanlar, şiddetten uzak bir dünya için okulların daha güvenli hale getirilmesini talep etti.

Abone Ol

Pediatri uzmanı bilim insanları “Ekranlardan boca edilen şiddet” için RTÜK’ü ve sosyal medyaya erişim kısıtlaması getirilmesi için yasa koyucuları ve çocuklarını kurtarıcı gibi gördükleri dijital ortamlara yönlendirmemesi için başta anneler olmak üzere aile bireylerini göreve çağırdılar.

61. Türk Pediatri Kongresi’nde konuşan uzmanlar, okullarda yaşanan kanlı saldırıların ardından şiddetin kökenine inilmesi gerektiğini vurguladı.

‘Ekranlardan yayılan şiddet’e dikkat çeken bilim insanları, RTÜK, yasa koyucular ve ailelere kritik sorumluluklar yükledi.

Eğitim kurumlarında çocuklar tarafından gerçekleştirilen kanlı saldırılar, bu yıl 61.si düzenlenen Türk Pediatri Kongresine damgasını vurdu.

2.200 PEDİATRİ DOKTORU KATILIM GÖSTERDİ

Türk Pediatri Kurumu Başkanı Prof. Dr. Özgür Kasapçopur ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Bülent Karadağ’ın ev sahipliğinde gerçekleşen kongreye, yaklaşık 2.200 pediatri doktoru katılım gösterdi.

Dijital çağın getirdiği yeni tanımlanan çocuk hastalıkları, artan anemi, obezite ve yetersiz beslenme olguları, hekime danışılmadan kullanılan bilinçsiz takviyelerin yol açabileceği sorunlar ve özel durumlarda aşılama konularının tartışıldığı 61. Türk Pediatri Kongresine, Kahramanmaraş ve Siverek’te yaşanan acı saldırı haberler damga vurdu.

Türk Pediatri Kurumu Başkanı Prof. Dr. Özgür Kasapçopur, yaşanan olayların yalnızca bireysel değil, toplumsal bir kırılmaya işaret ettiğini belirterek, “Bu saldırılar masum çocukları hayattan koparmanın ötesinde, toplumun geleceğine zarar veriyor. Şiddetin kökenini bilimsel olarak analiz etmek zorundayız” dedi.

ÇOCUKLAR ELDE SİLAHLA DEĞİL KİTAPLA DOLAŞMALI

“Hepimizin acısı ortak, yüreğimiz yandı” diyen Prof. Dr. Kasapçopur konuyla ilgili değerlendirmesini şu sözlerle özetledi:

“Gerçekten denetimsiz ortaya çıkan silahlanmanın durdurulmasını istiyoruz. Çocuklar elde silahla değil kitapla, sanatla dolaşmalılar. Bu tip mafyatik olayların özendirilmesi şiddeti körüklüyor. Burada RTÜK’ü göreve davet ediyoruz. Mafyanın kutsandığı dizilerin gözden geçirilmesi, bunların yaşamın dışına çıkarılması gerekiyor. Sadece fiziksel değil sözel şiddetten mutlaka kaçınarak yaşam sürdürmek istiyoruz. Dijitalleşen dünyada özellikle dijital oyunların çocuklara sadece şiddet aşıladığını görmekteyiz. Onlar can aldıkça oyun kazanıyorlar, bu tip oyunlarla ilgili sorunlar aslında evrensel. Bundan korunulması gerekiyor. Türk Pediatri Kurumu olarak iyi bir geleceğin kurulabilmesi için siber zorbalığın mutlaka önlenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Çocuklara karşı işlenen suçların hiçbir affı olmamalı, gerçek cezalarla birlikte caydırıcılık artırılmalı. Yoksa hepimizi daha kötü senaryolar bekliyor.”

Çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı Prof. Dr Burak Doğangün de bir soruya verdiği yanıtta şiddet içerikli dijital oyunların çocukları gerçeklikten uzaklaştırarak tehlikeli davranışlara yönlendirebildiğine dikkat çekti. Prof. Dr. Doğangün “İçimiz acıyor, hepimiz şoktayız. Yetişkinler olarak çocuk masumiyetiyle örtüşmeyen eylemler gördüğümüzde değer yargılarımız sarsılıyor” dedi.

Bu tür katliamların Avrupa’da ilk olarak 2000’li yılların başında görüldüğünü hatırlatan Prof. Dr. Doğangün, saldırganın evinde yapılan aramada insanları öldürerek oynanan bir oyun oynadığının tespit edildiğini belirtti.

Prof. Dr. Doğangün sözlerini şöyle sürdürdü:

“HEPİMİZ SUÇLUYUZ HEPİMİZ RİSK ALTINDAYIZ”

“Oyunlar aslında onarıcı ve geliştiricidir ama hayal gücünü geliştiren oyunlar. Bahsi geçenler ise game. Game’de kişi oyuncu olduğunu sanıyor ama asıl oyuncu oyunu programlayanlar. Toplumsal anlamda değerlerin erimesi gibi bir durumla karşı karşıyayız. Çocuklar sorunlarla nasıl başa çıkacağını çevresinden öğrenir. Değerlerin eridiği bir toplumda/dönemde çocuklar yaşamanın ve yaşatmanın manasının olmadığını düşünüyor. Bu game’lerde eylemin sonunda öleceklerini biliyorlar, bu bir intihar saldırısı. Ölüme giderken öldürerek gitme davranışını benimsiyorlar. Bu konunda uzun vadede yapılacaklar var. Hepimiz suçluyuz ve hepimiz risk altındayız. Kimse bu benim çocuğum için geçerli değil demesin, böyle düşünmek tamamen inkardır.”

Prof. Dr. Haluk Çokuğraş da sorunun şiddetin artık olağanlaşması ile ilgili olduğuna dikkat çekti.

“Biz de çocukken kovboyculuk oynardık ama kimse böyle bir süreci yaşamamıştı. Şimdi farklı olan ekranlarda şiddet üzerimize adeta boca oldu. Dünya başka bir yere evrildi. Çocukların sürekli öldürüldüğü bir süreç yaşıyoruz. Bunları çocuklar da görüyorlar. Maalesef bu topraklar şiddetin her zaman var olduğu topraklardı. Ama günümüzde hakikaten şiddeti yaşıyoruz. Ekranlarda şiddet sahneleri azaltılmalı, oyunlar kısıtlanmalı, sosyal medyaya erişimi kısıtlayan düzenleme hayata geçirilmeli.”

Prof. Dr. Fügen Çullu Çokuğraş da şiddeti kadınların durduracağını söyledi. Prof. Dr. Çokuğraş “Annelerin çocuklarla ilişkilerini gözden geçirmesi gerek. Çocuklar vakit geçirsin diye kurtarıcı olarak ellerinde telefon-tablet verilmemeli. Anneler her an her gün kendi çocuğunun da başına gelebileceğini fark ederek yaşarsa bu durumdan kurtulabiliriz. İşi kadınların-annelerin eğitimi ile çözebiliriz” önerisinde bulundu.

HER SINIR ÖZGÜRLÜĞÜ KISITLAMAK ANLAMINA GELMEZ!

Prof. Dr. Burak Doğangün evlerde deterjan alımına bile çocukların karar verdiğine dikkati çekerek “Her sınır özgürlüğü kısıtlamak anlamına gelmez. Anne babanın koruyucu rolü vardır. Çocuklar gelişirken bu sınırlara ihtiyaç duyar. Play-yani hayal gücünü geliştirecek oyunlara zaman bulması önemli faktör. Ama insan öldürmeye yönelten game’e maruz kalması farklı bir şey.” uyarısında bulundu.

Kongreye katılan Prof. Dr. Kenat Barut da çocuk sağlığı uzmanlığına ilginin azaldığını belirttiği konuşmasında “Bu ilgiyi yeniden canlandırmanın yolunu bulmalıyız çünkü biz aynı zamanda aileyi eğitiyoruz. Dijital yaşamın zararlarını önlemeye yönelik olarak 15 yaş altına sosyal medya kısıtlaması gelecek ama kısıtlama önce aileden başlar, eğitimi veren ailedir” dedi.

“VİTAMİN ZEHİRLENMELERİ GÖRÜYORUZ”

Çocuk metabolizma hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Ertuğrul Kıykım ise çocuklarda beslenmeden kaynaklanan sorunlara ilişkin bir soruya verdiği yanıtta vitamin ve gıda takviyelerinin bilinçsizce kullanımına dikkat çekti.

Prof. Dr. Kıykım: “Vitamin ve gıda takviyesini özendiren yorumlar var, kullanımı çok artı. Biz vitamin zehirlenmeleri görüyoruz. Özellikle ABD’de ilaca bağlı karaciğer yetersizliklerinde 10 kata varan artış var. Temel sebebi gıda takviyelerinin bilinçsiz kullanımı. Ayrıca merdiven altı ürünler var, üretimi hiçbir denetimden geçmemiş, sadece etiketlenerek piyasaya sürülen bu tür ürünler ciddi sağlık sorunlarına neden oluyor” diye konuştu.

TÜRK PEDİATRİ KURUMU HAKKINDA

Türk Pediatri Kurumu web sayfasında kuruma ilişkin şu bilgiler verilmektedir;

"Türk Pediatri Kurumu 2 Mayıs 1930’da “Çocuk Hekimleri Encümeni” adı ile İstanbul'da kuruldu.

İlk başkanı Prof. Dr. Kadri Raşit Anday, genel sekreteri Prof. Dr. Sezai Bedrettin Tümay’dır.

Kurumun ilk dergisi olan “Çocuk Kliniği” adlı dergi ilk kez 1934 yılında basılmış ve yılda iki kez olmak üzere üç yıl yayınlanmıştır.

Derneğin adı 1935 yılında “İstanbul Pediatri Kurumu” olarak değiştirilmiştir.

İstanbul Pediatri Kurumunun uluslararası derneklerle ilişkileri 1954 yılında başlanmış, bu tarihte, 3512 sayılı kanunun 12. maddesine göre kurumun Uluslararası Pediatri Kurumu (IPA) ile işbirliği yapmasına yasal izin verilmiştir.

18.12.1954 tarihinde derneğin adı “Türk Pediatri Kurumu Derneği” olarak değiştirilmiştir.

Dönemin maddi ve manevi imkansızlıkları dolayısı ile 28 yıl lokal Türk Pediatri Seminerleri yapan kurum ilk kez 1961 yılında I. Ulusal Pediatri Kongresini düzenlemiştir.

Türk Pediatri Kurumunun yayınına bir sürelik ara verdiği dergisi 1966 yılında “İstanbul Çocuk Kliniği” adı ile yeniden yayın hayatına başlamış ve günümüze kadar muntazam olarak sürdürmüştür.

KAMU YARARINA ÇALIŞAN DERNEK

Türk Pediatri Kurumu 1969 yılında Bakanlar Kurulu kararı ile “Kamu yararına çalışan dernek” statüsü almıştır.

IPA ile ilişkilerini sürdüren derneğimize 1997 yılında Bakanlar Kurulu Avrupa Pediatri Derneği (UNEPSA) üyeliğine izin vermiştir.

Dergimizin adı 1997 yılında “Türk Pediatri Arşivi” olarak değiştirildi. Dergimiz biri kongre özel sayısı olmak üzere yılda 5 kez düzenli olarak çıkmaktadır ve 2006 yılından beri Türk Tıp Dizin’indedir. Dergimiz 2009 yılı 1. sayısından itibaren Uluslararası SCI-E kapsamına girmiştir. Mart 2011 sayısından itibaren de İngilizce “online” olarak yayınlanmaktadır.

Kurumumuzun web sayfasında tüm etkinliklerimiz bulunmakta, ayrıca dergimizde yer alan çalışmaların tam metinlerine ulaşılabilmektedir.

2011 yılına kadar 47 adet Ulusal Pediatri Kongresi, uluslararası TRANSMED, ESPID ve UNEPSA kongreleri düzenlenmiştir.

1954 yılından beri UNEPSA’nın üyesi olan derneğimiz 2008 yılında Avrupa Pediatri Kongresini İstanbul’da düzenlemiştir. Son 10 yılda UNEPSA yönetim kurulunda arkadaşlarımız Prof Dr Mehmet Vural ve Prof. Dr. Fügen Çullu Çokuğraş çalışmışlar ve derneğimizi başarı ile temsil etmişlerdir.

Aralık 2011’de yine EPA/UNEPSA’nın yaptığı Excellence in Pediatrics toplantısına derneğimiz ev sahipliği yapmıştır.

Avrupa Uzmanlık Dernekleri Birliği (CESP) olarak kurulan daha sonra Avrupa Pediatri Akademisi haline getirilen EAP ile ilişkiler 15 yıldır devam etmektedir.

2012 yılındaki EAP kongresinde de Türk Pediatri Kurumu ev sahibi kurum olarak seçilmiştir.

Geleneksel olarak her yıl Aralık ayında Prof. Dr. Sezai Bedrettin Tümay’ı anma toplantıları gerçekleştirilmektedir.

2001 yılında ilk şubemiz Adana’da kurulmuştur.

2009-2010 yıllarında Antakya, Mersin, Düzce, Aydın, Kayseri, Elazığ, Van, Balıkesir, Trabzon, Samsun, Manisa, İzmir ve Sivas’ta yerel üniversitelerin pediatri bölümleriyle birlikte katılımın son derecede yüksek olduğu 46 civarında seminerler düzenlenmiştir.

Türk Pediatri Kurumunun Adana, Ankara, Antakya, Antalya, Aydın, Bursa, Diyarbakır, Eskişehir, Isparta, İzmir, Manisa ve Mersin’de şubeleri bulunmaktadır.

Çocuk hekimlerinin hizmetinde olan Türk Pediatri Kurumu çocuklarımızın sağlığı yanında onların sosyal sorunlarıyla ilgili konuları üzerine de eğilmektedir.

Türkiye ve dünya çocuklarının durumu, çocuğun sağlık hizmeti hakkı, çocuk hekimliği ve etik, savaş, açlık, yoksulluk ve bağnazlıktan ölen çocuklar, çocuk gelinler, çağdaş eğitim (Kardelenler ve Baba beni okula gönder kampanyaları), çocuk işçiler, çocuk istismarı, çocuk ve şiddet, engelli çocuklar gibi konular Türk Pediatri Kongreleri’nde irdelenmiştir."