Haziran ayı bir telaş ayıdır. Bir taraftan milyonlarca öğrenci karne heyecanı yaşarken, diğer taraftan yine milyonlarca öğrenci ve ailesi de sınav heyecanını yaşar. Hem de bütün benlikleriyle.

Aslında içerik olarak baktığımızda yapılacak sınavların bilinmeyen herhangi bir yönü yok. Yıllarca okul sıralarında okutulan derslerin ve konulardan yapılan bir sınav. Sınava girecek bütün öğrenciler bu konuları yüzlerce kez çeşitli vesilelerle okudu öğrendi. Bu konulardan defalarca sınavlara girdi. Bunlar da yetmedi sınava hazırlananlar çeşitli özel eğitim ve öğretim kurumlarında özel dersler aldı. Fakat gelin görün ki yapılan bunca çalışmaya verilen bunca emeğe karşın yinede gündemimizi belirleyen en önemli günlerden birisidir sınav günü.

Evinizde sınava girecek birisi varsa bu stresi hep beraber yaşarız, yaşatırız. Akşamdan bütün hazırlıkları yapar çocuğumuzun sınavda yanında bulundurması gereken bütün belgeleri itinayla hazırlarsınız. Akşam erken yatarsınız çünkü yarın erkenden kalkacaksınızdır. Fakat gece bir türlü bitmek bilmeyecektir. Sağa dönersiniz sola dönersiniz olmaz. Sınav stresi her tarafınızı kaplamıştır. Yine de uyumak gereklidir. Çünkü sabah dinç uyanmak gereklidir. Sabah kalkarsınız güzel bir kahvaltı yaparsınız. Sofrada olamayan yoktur. Kahvaltıya hep beraber oturulur.

Sofrada ağırlıklı olarak tatlılar vardır, tatlı zihni açar. Ne kadar tatlı o kadar net demek. O gün bütün işler ertelenmiştir. Bir türlü birlikte kahvaltı yapma imkânı bulamadığınız evin babası da kahvaltıdadır. Ne güzeldir beraber kahvaltı yapmak. Hatta o sabah ki ortamı görünce insanın her gün sınava giresi geliyor. İlginç olan ise bu muhteşem kahvaltıdan evin büyükleri yararlanmaz. Herkes sınava girecek biricik evlatlarına yedirmeye çalışır.

Ve vakit gitme vaktidir. Sözün bittiği, kelimelerin kifayetsiz kaldığı an işte bu andır. Anne bir taraftan çocuğunun sınav çantasını son bir kez daha kontrol ederken diğer taraftan okunmuş pirinç tanelerini yedirmeye çalışır. Arabada ön koltuk bugün onundur. Baba biraz telaşlı biraz da dikkatli olarak sınava gidilecek okula doğru yol almaktadır. Derken okulun hafif sarımsı duvarları görünür uzaktan. Stres ve sıkıntı had safhadadır.

Yolda giderken gerekmedikçe kimse konuşmaz. Herkes kendi dünyasında aynı olayla etrafında farklı düşüncelere dalar. Anne çocuğunun sınavdan birinci olarak çıktığını, baba ise ülkenin en prestijli okullarından birisine çocuğuyla beraber kayıt yaptırdıklarını hayal eder. Ne de gururlu olacaklardır o anda. Kendilerinden olan bir parça bu başarıya ulaşmıştır. Ama aslında aslan payı anne ve babalarındır. Çünkü onlar olmasaydı bu başarı olmazdı. Onlar ki yemediler yedirdiler, içmediler içirdiler. O zaman bu başarı onların değilse kimindir?

Bu hayallerden kurtulup okul bahçesine girildiğinden itibaren gördükleri onları iyice strese sokacaktır. Çünkü okul bahçesi çok kalabalıktır. Sınava girecek öğrenci sayısının üç katı bir kalabalık. Bahçede yüzler buruk ve gergin bir bekleyiş var. Herkes çocuğuna moral ve akıl vermeye çalışıyor. Belgeler çocuğa veriliyor. Ve okulun içeri zilinin çalınmasıyla beraber o muhteşem vedalaşma töreni başlıyor. Annenin gözleri daha fazla bu duygusal ortama dayanamıyor, baba ise daha fazla babalık duygusuyla hüznünü, heyecanını içinde yaşıyor.

Her iki taraf içinde yalnızlık işte burada başlıyor. Öğrenci hiç tanımadığı öğrenci ve öğretmenlerle baş başa kalırken anne ve baba ise birbirlerinin yanında ama farklı hayal ve beklentilerle en yakında ki çay bahçesinin yolunu tutuyorlar. Öğrenci için asıl zorlu aşama bunda sonra iken gelin görün ki çocukta müthiş bir rahatlama da burada başlıyor. İlginç değil mi?

Ey sınava girecek arkadaşım!

GÖNÜL isterdi ki bu yaşında böyle stresli ve sıkıntılı işlerle uğraşmayasın. Fakat bu konuda yapacak çok fazla bir şey yok. Bu sınava gireceksin. Bu sınav zor bir sınav değil. Sen bu sınavların daha da zorunu çözdün. Bu bilgiler bilinmeyen bilgiler değil. Sen bu bilgileri uzun zamandan beridir öğreniyorsun.

Sınavın ne olduğunu anlamak gerekir?

Yaptıklarınız elbette saygı değer. Fakat hiç düşündünüz mü bu yaptıklarınızla çocuğunuza faydamı sağlıyorsunuz zarar mı? Yarın sınav var. Fakat unutmayınız ki bu sınav sınavlardan sadece birisidir. Ayrıca sınavda başarılı olmak hayatın yegâne amacı değildir. Eğer bu sınavları araç değil de amaç olarak görür ve bunun çocuğunuza bunu yansıtırsanız çocuğunuzun başarılı olmasını zorlaştıracaksınızdır.

Çocuğunuzun stresini artırmayın!

Çocuğunuza güveniniz. Eğer çocuğunuz çalıştıysa mutlaka başarılı olacaktır. Eğer başarısız olduysa ona kızmayınız. Başarısızlığın kaynağını bulunuz ve beraberce çözünüz. Çocuğunuzun başarısını sadece sınava endekslemeyin. Çünkü sınavın kendine özgü koşulları vardır. Sınav gününü olağanüstü gün durumundan çıkarınız. Her gün ne yapılıyorsa ve nasıl yapılıyorsa o günde onları yapın. Çocuğunuzun stresi ve sıkıntısını artıracak hal ve söylemlerden kaçınınız.

Sınavda heyecan yapma diyenlere aldırma

HEYECANLI olacaksın olmak zorundasın. Eğer sınavla ilgili heyecanın yoksa asıl problemli durum bu durumdur. Çünkü çalışan öğrenci bir yıldır çalıştığının karşılığını almak için sabırsızlanır. Emeğinin karşılığını görmek seni de heyecanlandıracaktır. Yanlış olanı heyecanın bilgilerinin önüne geçmesidir. Bunu yapmazsan, sınavda sorulara odaklanırsan başarılı olacaksındır.

Kafanda bin bir türlü olumsuzluk kurma. Hislerini olumluya kanalize et. Sınav zor olur mu diye korkma. Senin için zor olan sınav herkes için zordur.

Sınav da farklı soru gelir mi diye düşünme. Bu sınav geçmiş yıllarda yapılan sınavların aynısı olacaktır. Ne kadar net yaparım takma. Sınava gir her soruyu tek tek oku, yanlış yapmamaya özen göster. Yapacağın netler çalıştığın kadar olacaktır.

Ey öğrenci arkadaşım!

Unutma bu sınav senin için ne ilk ne de sondur. Daha yapacağın çok iş var. Bu sınav onlardan sadece birisidir. Allah yardımcınız olsun.

Son gün, dua ve tevekküle sığın!

SINAVA giderken; sınav giriş belgesini, kaleminle, silginle vb mühimmatını yanında götür. Asla götürmeyeceğin şey ise korkularındır. Onları bu günlük evde bırak ve git. Sınav sabahı kalk banyonu yap. Kahvaltıdan sonra rabbine tevekkül ederek okulunun yolunu tut. Bugün farklı bir gün değil unutma.

Anne Babana kızma onlar yanlış yapsalar da senin iyiliğini her daim düşünürler. Ama ne yapalım ki biz her şeyi abartmayı seven bir milletiz. Yoksa bir yıl içinde en az kırk defa bu sınavların aynısına sen girdin ve gördüğün gibi hiç bir şey olmuyor. Yeterki kendine güvenin tam olsun. Sınav anında bazı sorular seni zorlayacaktır onlar üzerinde fazla vakit kaybetme. Hemen diğer sorulara geç vaktin kalırsa o sorulara tekrar geri dönersin.

Ey anne baba!..

YUKARIDA yazılan hal ve durumlar hemen hemen hepimizin evinde yaşanmıştır ve yaşanacaktır. Belki amacınız çocuğunuza stres yaşatmak değildi. Biliyoruz ki bunların hepsini biricik evladınızın iyiliği için yapıyorsunuz. Belki ailenin içinde tektir. Komşu çocuklarının yanında ezilmemesini, girdiği bu amansız mücadeleden bir ‘fatih‘ olarak çıkmasını istiyorsunuz. Çünkü hem onun buna ihtiyacı var, hem de sizin. Yoksa komşular, akrabalar sizin karşınızda nasıl da gururlanır. Bizim çocuk şu kadar net yaptı sizin ki ne yaptı diye. Ve siz bunlara cevap verebilmeniz hatta diğerlerine şöyle okkalı bir gururlanmayı ne kadar da çok istiyorsunuz. Onun için mutlaka ama mutlaka bu sınavdan en başarılı olarak çıkmalısınız

.Ramazan Akarsu

Muhabir: Haber Merkezi