ABD Başkanı Trump’ın Riyad ziyaretiyle gün yüzüne çıkan bölgedeki yeni stratejinin ilk hamlesi gecikmedi.  İslam ülkeleriyle savaşmak yerine İslam ülkelerini birbiriyle savaştırmayı amaçlayan yeni yol haritasında ilk durak Katar oldu. Müslümanlara önce yıllar boyu ayrılıklarını konuşturdular... Sonra mezhep savaşları için politik mühendisliğe soyundular. Oluşturulan düşmanlıklar ise Arap Baharı sürecinde daha da derinleştirildi. Böylece Müslümanlar ve İslam ülkeleri birbirinden tamamen koparıldı. Şimdi vekalet savaşlarında saflar belirleniyor.

HAMAS VE İHVAN’I KORUMAKLA SUÇLANIYOR

ABD ve İsrail’e karşı hiçbir zaman ortak bir tavır takınamayan Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır, Bahreyn, Yemen ve Libya, Müslüman Kardeşler ve Hamas gibi mücahit örgütlere karşı sıcak tavrı nedeniyle Katar’a baskı kurmak için ilişkilerini kesme kararı aldı. S. Arabistan, BAE, Mısır ve Bahreyn “ülke güvenliklerini” gerekçe göstererek Katar ile tüm diplomatik ilişkilerini kestiklerini açıkladı. Suudi Arabistan, tarafından yapılan açıklamada, güya milli güvenliği koruma maksadıyla harekete geçildiği kaydedildi. Yemen’de operasyonlar da yürüten S. Arabistan, Katar’ın koalisyonda istenmediği açıkladı.

Alınan kararın ardından BAE, Bahreyn ve S. Arabistan, ülkelerinde yaşayan Katarlıların ve Katarlı ziyaretçilerin iki hafta içinde, Katarlı diplomatların da 48 saat içinde ülkeyi terk etmelerini istedi. Suudi Arabistan, “kardeş” ülkelerin de aynı şeyi yapmasını isteyerek, Katar ile sınırlarını kapattı ve hava bağlantılarını kesti. Suudi Arabistan, BAE, Mısır ve Bahreyn’in ardından Yemen ve Libya da Suudi Arabistan ile diplomatik ilişkilerini kestiğini duyurdu. Mısır, “milli güvenliğini sağlamak” yalanıyla hava sahasını ve deniz kapılarını Katar’a kapattığını açıkladı. Darbe Sisi yönetimi açıklamasında şöyle söyledi: “Mısır yönetimi, düşmanca tavırları, Müslüman Kardeşler Teşkilatı (Ihvan) yöneticilerini ülke topraklarında barındırması ve Mısır milli güvenliğini tehdit eden terör örgütlerinde destek vermesi nedeniyle Katar ile diplomatik ilişkileri kesmeyi kararlaştırmıştır.”

Birleşik Arap Emirlikleri bayrağını taşıyan EtihadAirways ise bugünden itibaren Katar bağlantılı uçuşlarını askıya alacağını söyledi. Katar Hava Yolları da, Suudi Arabistan seferlerini askıya aldığını duyurdu. Hava yolu şirketinin yazılı açıklamasında, Suudi Arabistan’a yapılacak bütün uçuşların durdurulduğu belirtildi.

KATAR’DAN İLK TEPKİ:  ADİL DEĞİL, DÜŞMANCA!

Katar Dışişleri Bakanlığı, kukla Arap yöneticilerinin aldığı kararların esef verici ve haksız olduğunu söyledi. Bakanlık, “Alınan tedbirler haksız ve hiçbir gerçeğe dayanmıyor” dedi. Açıklamada, Katar’ın bir süredir “amacı devlete zarar vermek olan ve tamamı uydurma olan bir iftira kampanyasına maruz kaldığına” işaret edildi.

Katar Dışişleri Bakanlığı, kukla Arap yöneticilerinin aldığı kararların esef verici ve haksız olduğunu söyledi. Bakanlık, “Alınan tedbirler haksız ve hiçbir gerçeğe dayanmıyor” dedi. Katar’ın bir süredir “amacı devlete zarar vermek olan ve tamamı uydurma olan bir iftira kampanyasına maruz kaldığına” işaret edilen açıklamada, Katar’ın Körfez İşbirliği Konseyi’nin (KİK) aktif bir üyesi olduğu, KİK’te alınan kararlar ve sözleşmelere bağlı kaldığı, diğer ülkelerin egemenliğine saygı duyan, ülkelerin içişlerine müdahale etmeyen, görevi  olduğu üzere terör ve aşırılıkla mücadele eden bir ülke olduğu vurgulandı. Basın yoluyla yürütülen Katar karşıtı kampanyanın körfez halkını ikna edemediği, bu yüzden krizin giderek tırmandırıldığı ifade edilen açıklamada, “Ülkelerin ilişkileri kesmeyle ilgili açıklamalarında belirttikleri iddialara bakıldığında bu girişimin de medya üzerinde planlı bir şekilde yürütülen ve çoğu iftira olan kampanyanın bir parçası olduğu görülmektedir” denildi.

AMAÇ KATAR’I VESAYET ALTINA ALMAK

Katar Dışişleri Bakanlığı, söz konusu kararların KİK içinde alınmamasının da iddia edilen konuların “gerçek dışı” olduğunu ortaya koyduğunu belirtti. Açıklamada ayrıca, kararların Mısır ile eş zamanlı ilan edilmesine dikkat çekilerek, amacın Katar’ı vesayet altına almak olduğu, bunun ise ülkenin iç işlerine müdahale anlamı taşıdığı ve kesinlikle “kabul edilemez” olduğu kaydedildi. Söz konusu kararların Katar’ı, vatandaşlarını ve ülkede ikamet eden yabancıları etkilemeyeceği, Katar hükümetinin ekonomik alanlar dâhil alınması gereken tüm önlemleri alacağı vurgulandı.

ABD’DEN “BİRLİK OLUN” EMRİ!

ABD Dışişleri Bakanı RexTillerson, Avustralya’da yaptığı açıklamada, Körfez ülkelerinin birlik olması gerektiğini söyledi. Tillerson, tarafları, anlaşmazlıkları birlikte görüşmeleri için teşvik ettiklerini söyledi. Tillerson, “Eğer onlara bu konuda yardım etmede oynayacağımız herhangi bir rol olursa bunları ele alırız. Biz Körfez İşbirliği Teşkilatının bir bütün olarak kalmasının önemli olduğunu düşünüyoruz” dedi. Tillerson, bu çıkmaza rağmen, kararın bölgesel ve küresel terörle mücadeleye önemli bir etkisinin olacağını beklemediğini söyledi.

SİBER SALDIRIYLA SUNİ BİR KRİZ ÜRETİLDİ

Katar Resmi Haber Ajansı (QNA), 23 Mayıs gecesi Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani’ye atfedilen “ABD’ye karşı ve İran’ı destekleyici” açıklamalar yayınlamıştı. Açıklamalar kısa süre içinde medyada geniş şekilde yer almıştı. Bundan birkaç saat sonra açıklama yapan Katar hükümeti İletişim Dairesi Direktörü Şeyh Seyf bin Ahmed Al Sani, QNA sitesinin siber saldırıya uğradığını duyurmuştu. Katar Dışişleri Bakanlığının açıklamasında da QNA’nın siber saldırıya uğradığı ve yayınlanan haberlerin gerçeği yansıtmadığı, medya organlarından bu açıklamaları dikkate almalamaları talep edilmişti. Katar’dan gelen açıklamalara rağmen BAE ve Suudi Arabistan basınında Al Sani’ye atfedilen açıklamalar kullanılmaya devam etmişti. Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ise 25 Mayıs’ta düzenlediği basın toplantısında, medya üzerinden ülkesini hedef alan bir kampanya bulunduğunu belirterek, “Katar’ı hedef alan bir kampanya olduğu açık ve biz de buna karşı koyacağız” demişti.

TOPYEKÛN AMBARGO!

Alınan kararın ardından BAE, Bahreyn ve S.Arabistan, ülkelerinde yaşayan Katarlıların ve Katarlı ziyaretçilerin iki hafta içinde, Katarlı diplomatların da 48 saat içinde ülkeyi terk etmelerini istedi. Suudi Arabistan, “kardeş” ülkelerin de aynı şeyi yapmasını isteyerek, Katar ile sınırlarını kapattı ve hava bağlantılarını kesti. Suudi Arabistan, BAE, Mısır ve Bahreyn’in ardından Yemen ve Libya da Katar’la diplomatik ilişkilerini kestiğini duyurdu.  Mısır, “milli güvenliğini sağlamak” yalanıyla hava sahasını ve deniz kapılarını Katar’a kapattığını açıkladı.

Muhabir: Haber Merkezi