Suriye‘de 1980‘den beri halkla rejim arasında kopukluk var. Mısır, Tunus ve Libya‘daki olayları gören Suriye halkı, Esad rejimini düşürebilmek için bir araya geldi.
Suriye vatandaşı Rami Karaalioğlu, Suriye‘de son 3 aydan beri yaşanan olaylardan tanık olduklarını anlattı. Karaalioğlu, "Biz onlara ‘Allahuekber‘ diyoruz. Onlar silahla karşılık veriyorlar. Eğer silah sıksak uçaklarla, roketlerle bizi bombalarlar" dedi.
Suriye vatandaşı Rami Karaalioğlu, iş için Libya‘da bulunuyordu. Arap Baharı olarak adlandırılan rejime karşı baş kaldıran özgürlük hareketleri Mısır‘dan sonra Libya‘ya da sıçrayınca alelacele uçakla Türkiye‘ye geldi. Oradan da vatanı olan Suriye‘ye geçti. Rami Karaalioğlu, Suriye‘de ayaklanmaların nasıl başladığı ve geliştiği ile tanık olduğu olayları anlattı:
Halk bir kıvılcım bekliyordu
Mısır‘dan sonra Suriye‘nin de karışacağı belliydi. Suriye‘de halk galeyana gelmişti. Olayların başlaması için bir kıvılcım bekliyorlardı. O da Dera‘dan geldi. Lazkiye‘de ölü sayısı 600‘ü geçiyor. Yaralı 800 kişi var. Lazkiye‘de 3500 kişi kayıp. Bunlar hapiste mi? Ya da öldürüldü mü? Bilemiyoruz. Yaklaşık 200 kişiyi konteynere kitleyip Lazkiye Lima‘nında denize attılar ancak görüntüleri elimize geçmedi.
Hutbede: ‘Hayyale Cihad‘
15 Mart Cuma günü Halid Bin Velid Cami‘nde toplanma kararı aldık Lazkiye‘de. Bu camiden başlatalım diye. İnsanlar o güne kadar 2 kişiden fazla bir araya gelemiyorlardı. Tek yapabildikleri rejime karşı duvarlara yazı yazmaktı. Cami organizasyonunu 9 kişi yaptık. Camiye bin kişi geldi. Arkadaşlarımızdan biri minbere çıkıp hocanın elinden mikrofonu aldı ve ‘hayyale cihad‘ dedi. Camide Cuma namazını da kılmadık. 2 km yürüyerek şehir meydanına geldik. Rejim yanlıları köylerden kendi adamlarını getirdi. Bize silahla saldırdılar. Orada 2 Türkmen ve 2 Arap arkadaşımız hayatını kaybetti. Benim samimi olduğum 16 arkadaşım Lazkiye‘de öldürüldü. Ölenlerin çoğu keskin nişancılar tarafından kafadan tek kurşunla vuruluyor. Dera‘da 4 toplu mezar deşifre olundu. Yaralıları da diri diri gömmüşler. Bir arkadaşımız ayağından kurşun yemişti. Lazkiye Esad Hastanesi‘ne götürdük. Ertesi gün kafasına kurşun sıkılmış şekilde cenazesini taburcu ettiler. Şimdi hastanelere girmek de yasak. Hastane önlerinde güvenlik güçleri nöbet tutuyor. Hastaneler sadece rejim taraflarına çalışıyor.
Allahuekber demek yasak
Lazkiye‘de bir gecede 48 kişi öldürdüler. Bunun dördü kadındı. İnsan öldürmek için gerekçeye gerek yok. Allahuekber demek öldürülmeye yetiyor. İnsanlar son iki haftadır sivil itaatsizliğe başladı. Gece saat 12‘de başlayıp sabah namazına kadar halk balkonlara çıkıp Allahuekber diyerek yönetimin gitmesini istiyor. İstihbarat güçleri kimin evinden Allahuekber sesi duyarsak o evi bombalayacağız diyorlar. Yani Allahuekber demek yasak. Camiler de 2 aydır kapalı. Sadece ezan okunuyor. Lazkiye‘de 3 aydan beri 2 kişiden fazla yürüyenler keskin nişancılar tarafından vuruluyor. Bunun için ancak Cuma namazlarında camilerde kalabalıklar oluşabiliyor. Yönetim de bundan dolayı camileri kapatıyor. Zaten camilerin önünde de silahlı güvelik gücü koyuyorlar.
Silah sıksak bomba atarlar
Biz onlara ‘Allahuekber‘ diyoruz. Onlar silahla karşılık veriyorlar. Eğer silah sıksak uçaklarla, roketlerle bizi bombalarlar. Gösteriler başladığı zaman hemen örtbas etmek için o bölgede; elektrik, su, internet ve telefonu kesiyorlar. Lazkiye devrimci gençler olarak biz durmayacağız, susmayacağız, şehitlerimizin kanını yerde bırakmayacağız. Rejim düşene kadar devam edeceğiz diyoruz. Suriye‘de cumadan cumaya gösteriler yapıyoruz ki rejime süre tanıyoruz. Ancak birkaç bir hafta sonra gösterileri daha sık yapacağız.
Suriye televizyonu olayları çarpıtıyor
Suriye halkı her gösteride Türkiye‘den yardım istiyor. Ahmet Davutoğlu‘nun açıklamaları Suriye halkını tatmin etmiyor. Türk hükümeti Suriye‘de oy kaybediyor. Bugün Türk askeri Suriye‘ye girsin çiçeklerle karşılanır.
Şam‘da Meydan diye bir mahalle var. 6 bin kişi rejime karşı gösteri yaptı. Ancak Suriye devlet televizyonu o olayı yağmur duasına çıktılar şeklinde haber yaptı. Yine devlet televizyonu bu olayların sorumlusu olarak; Bender Bin Sultan Suudi Arabistan Prensi, bu tutmadı. Sonra Saad El Hariri Lübnan Eski Başbakanı o da tutmayınca facebook yönetimi Suriye‘ye komplo kuruyor denildi. Sonra Müslüman Kardeşler dediler. Şimdi de Katar var diyorlar. El Cezire rejimin aleyhine haberler yayınladıktan sonra. İnternet yok zaten. Ama Lübnan ve Ürdün sınırına yakın olanlar oraların hatlarını kullandıkları için bilgiler sızdırılıyor.



