Ülkelerin ve insanların açgözlülüğünün dünyayı yaşanmaz hale getirdiğini söyleyen Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu‘ndan insanlığa çağrı..
Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, ülkelerin ve insanların açgözlülüğünün dünyayı yaşanmaz hale getirdiğini söyledi. Bardakoğlu, Lütfü Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı‘nda Marmara Grubu Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Vakfınca bu yıl 13‘üncüsü düzenlenen ‘‘Sevgi ve Barış‘‘ iftarında yaptığı konuşmada, 21. Yüzyıl insanının belki en çok ihtiyaç duyduğu şeyin birbirini sevme ve sayma olduğunu dile getirdi.
Barışın sevgiye dayandığını, ancak severek sevginin kurulabileceğini ifade eden Bardakoğlu, ‘‘Ama burada sevgi deyince kendimizi sevmeyi kastetmiyorum. Yanı başımızdakini sevmeyi kastediyorum. Kendimizi sevdikçe bencillik artar. Kavga, hırs, gerilim çoğalır‘‘ diye konuştu.
Bardakoğlu, en büyük sevginin Allah sevgisi olduğunu ve bütün sevgilerin, o sevginin bir yansımasını oluşturduğunu ifade ederek, ‘‘Sevgiyi konuşmaya değil, içini doldurmaya ve yaşamaya ihtiyacımız var‘‘ dedi.
"Rahmet çağrısı"
Bardakoğlu, dinin insan ve toplum hayatında her zaman olduğundan daha fazla önemini koruduğunu ve korumak da zorunda olduğunu söyledi.
Çünkü insanın var oluşuyla birlikte olan bir hadise olduğunu, dinin sonradan ortaya çıkmadığını anlatan Bardakoğlu, insanın dindar olarak doğduğunu, dindar olarak var olduğunu kaydetti.
Bardakoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
‘‘21. Yüzyıl‘da din yok olmadı. Din var olmaya devam etti. Ama aşırı dünyevileşmenin ve maddileşmenin altında dini değerlerimiz kayboldu gitti. Mal ve mülk aslında paylaşma imkanıdır. Ama biz hırslarımız nedeniyle mal ve mülkün altında kaldık. Biz mal ve mülkü yönetecekken, mal ve servetimiz bizi yönetti. Biz mevkiyi ve makamı yönetecekken, makam, mevki bizi şekillendirdi. Sözün özü, dünyanın üzerinde yürümek için yaratılan insan, adeta dünyanın altında kaldı. Bu birazda paylaşamadığımız için oldu. Ötekini göremediğimiz, ötekini sevemediğimiz için oldu. Ülkelerin ve insanların aç gözlülüğü, dünyayı yaşanmaz hale getirdi. Dünyada ne çekiyorsak, insanların kendi eliyle ürettiklerinden çekiyoruz. Bunlar bize Rabbimizden gelen cezalar değil. Dinlerin rahmet çağrısına kulak verdikçe, insanların arasında rahmet artacaktır.‘‘
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş da, Ramazanın güzelliğinin bütün farklılıkları biraya getirmesi olduğunu söyledi. İstanbul‘un asırlardan beri farklılıkların, zenginliğin ve barışın kenti olduğunu ifade eden Topbaş, aynı duyguyu paylaşmanın ve bu duyguyu insanlığın geleceği için kullanmanın önemli olduğunu kaydetti.
"Paylaşmayı unuttuk"
Konuşulan değil, yaşanan ve paylaşılan sevgiden yana olduklarını, bu dünyada unutulan şeylerden birinin de paylaşmak olduğunu ifade eden Bardakoğlu, şunları kaydetti: ‘‘Bazı şeyleri geride bıraktık. Bunlardan biri de paylaşmak duygusu. Öteki kavramını ürettik. Halbuki öteki yoktu. Yanı başımızdaki, uzağımızdaki vardı. Bizden parçalar vardı. Biz onlara hep öteki dedik. Ötekiler icat ettik. Araya sınırlar koyduk. Paylaşmayı unuttuk. Hep bize ait olsun dedik.‘‘ Bardakoğlu, sorumsuz şekilde dünyevileşildiğini de dile getirerek, ‘‘Biz fen bilimleri ve sosyal bilimleri arasında dengeyi kuramadık. Madde ile mana arasında, bilim ile hikmet arasında denge kuramadık. Bilgi tek başına yetmez. O bilginin hikmete dönüşmesi gerekir‘‘ dedi.




