ASKON Tecrübe Aktarım Toplantılarının konuğu olan MİR Holding Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Mirmahmutoğulları, "Bireylerin de ürünlerin de kurumların da ahlakı olması gerekir. Eğer bu ahlakı sağlarsak kapitalizmin ağına düşmeyiz" derken, Miracle projesiyle bir tohumdan 16 bin domates yetiştirmeyi başardıklarını söyledi.
ASKON Tecrübe Aktarım Toplantılarının bu haftaki konuğu MİR Holding Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Mirmahmutoğulları oldu. ASKON İnşaat Sektör Başkanı Murat Yılmaz‘ın moderatörlüğünde gerçekleşen toplantıda, ASKON Genel Başkanı Mustafa Koca, ASKON Genel Sekreteri M. Akif Bayramoğlu ve çok sayıda ASKON üyesi hazır bulundu. Yatırımcı, araştırmacı ve geliştirmeci, ihracatçı misyonuyla çok sayıda ödülün sahibi olan MİR Holding Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Mirmahmutoğulları, AR-GE ruhlu girişimciliğin son dönemin en önemli kavramı olduğunu belirterek, "Vizyonumuz teknolojinin sınırlarını zorlayarak insanlığın aşamadığı sorunlara çözüm getirmektir. Biz Türkiye‘de endüstriye dönüşmüş patent noktasında lider konumdayız. İhracat yapıyoruz, teknoloji geliştirmek bizim birinci problemimiz. Kendimizi buzdağı olarak görürsek, buzdağının altındaki bölümü yaptığımız AR-GE çalışmalarını, patente ve teknolojiye dönüşmüş olanları ise buzdağının görünen yüzünü oluşturuyor" dedi.
Hedef bir tohumdan 25 bin domates
Akışkanlar, tıp, tarım, boru ve birçok alanda faaliyet gösterdiklerini, Miracle markasıyla gerçekleştirdikleri yatırımın Türkiye‘nin dünyadaki en büyük tarım projesi olduğunu kaydeden Mirmahmutoğulları, "Bir tohumdan 16 bin domates yetiştirmeyi başardık. Şu anda hedefimiz 25 bin. Yaradan bu tohuma böyle bir potansiyeli vermiş, bize de bunu kullanabilmek için akıl vermiş. Hiç ilaç kullanmıyoruz, biz yaratılıştaki potansiyel neyse onu kullanıyoruz" diye konuştu. Çok önemli bir değer döngüleri olduğunu ifade eden Mirmahmutoğulları şöyle devam etti: "Bu bir taahhütname. İnsanların idealleri olduğu gibi kurumların da idealleri olmalı. Karşılığı sadece maddi beklentiler üzerine kurgulanmış bir sistemin kontrolden çıkması kaçınılmazdır. Bugün dünyanın içine düştüğü sıkıntı "ne olursa olsun kazanayım" şeklindeki kapitalist anlayıştır. Bireylerin ahlaklı olması gerektiği kadar kurumlar da, ürünler de ahlaklı olmalıdır. Şu anda yürüttüğümüz sosyal sorumluluk projelerimiz Uluslararası Teknoloji Birliği, Tarih ve Medeniyet Platformu ve Çağrı Vakfı.
Rekabetin farklı aşamaları olduğunu ve bu aşamaların her birisinin kendince önemli olduğunu ifade eden Mirmahmutoğulları, bunları şöyle sıraladı: "Verimli iş yapabilme kabiliyetini geliştirmiş olmak. Ana işine odaklanmak. Dış kaynak kullanımı yapıyor olmak. Teknoloji geliştiren onun mütemadi gelişmesini gündem konusu yapan ve özel sıra dışı olanları patent sahibi yapmak. Doğru zamanda doğru yerde olmak. Her ne yapıyorsa onu tam yapmak. Hedef koymak ve onu hayata geçirinceye kadar tam konsantre olmak. İnsanın, kurumun ve ürünün de ahlaklı olduğuna inanmak ve bu ahlakı kalıcı kılmak için mücadele etmek. Büyüklükleri iri tutmak. Eğer genişlemeye müsaitse, sınırı insanlık büyüklüğünde çizmek. Bardağın dolu tarafından yola çıkarak kalan kısmı doldurmak. Hedefe bir takım ile gitmek. Yaptığımız her işte göze, kulağa ve kalbe hitap edebilmeyi başarmak"
Her firmanın ideali olması gerektiğini kaydeden Mirmahmutoğulları, "Bizler 1987 yılında ilk kurulduğumuzda aylarca küçük bir boruyu üretememiştik. Ama şu anda dünyanın en büyük borusunu üretir bir pozisyona geldik. Dünyayı bu noktada geçtik, hatta dünyadaki rakiplerimiz bizim yanımıza bile yaklaşamıyor. Hayalci olmamak kaydıyla büyüklüklerinizi ve ideallerinizi büyük tutacaksınız. İnsanları da demotive etmeyeceksiniz. Bunun yanında hedefe bir takım ile gitmeniz çok önemli. Ve takımınıza kurum diliyle konuşmayı öğreteceksiniz. "Ben" değil, "Biz ve hep beraber" deme noktasında bir algı oluşturacaksınız. Paranın aidiyet hissi oluşturmak noktasında üçüncü sırada olduğu görülmüştür. Bu aidiyet hissini, takım ruhuyla vermeniz gerekiyor" açıklamasını yaptı.
Değer üretme felsefesi
Değer üretmenin bir felsefesi olduğuna inanmanın gerektiğini kaydeden Mirmahmutoğulları, "Yaptığımız her işte kalp, beyin, beden ilişkisini önümüze koymamız gerekiyor. Tek başına kalp bir işe yaramıyor, tek başına beyin de bir işe yaramıyor. Bu üçlüyü hep birlikte kullanabilirseniz birçok şeyi başarabilirsiniz. Hırslı insan kazanamaz. Hırslı insanlar bir dönemin meşhurlarıdır. Her dönemin meşhuru olabilmek için hırstan arınmak gerekir" değerlendirmesini yaptı. Daha sonra geçilen soru cevap bölümünde Mirmahmutoğulları, "Türkiye‘de 40 milyon ton sebze meyve yetişiyor. Bunun 10 milyon tonu domates. Şu anda biz marul üretimine başladık, sırada biber ve diğer sebzeler var. Bizim tek yaptığımız iş akışkanların mekaniği ve ısı transferidir" dedi.
Firmalarının en çok 2001 krizinde zorlandığını itiraf eden Mirmahmutoğulları, "Krizler de iyidir, devirmiyorsa, güçlenerek çıkarsınız. Biz o krizden aldığımız tecrübelerle bugün tüm ekonomik parametreleri çok yakından takip ediyoruz. 2001 krizinin öğreticiliği bugün bu ülkeyi saygın yapmıştır. Güçlü bir ülke olduysak, bu 2001 krizi dolayısıyladır" diye konuştu.




