Yangınları gözetlemek ve haber vermek amacıyla 1749 yılında inşa edilen ve bir süre önce de restorasyon çalışmaları tamamlanan Tarihi Beyazıt Yangın Kulesi, her cuma İstanbul Üniversitesi‘nin(İÜ) 2 grup halinde 30 öğrencisini ağırlıyor. İÜ Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Doç. Dr. Ergün Yolcu, kulenin gözetleme bölümünde yaptığı açıklamada, kulenin yapımı ve tarihçesi hakkında bilgi verdi.
Kulenin gözetleme bölümüne 180 basamaklı merdivenle çıkıldığını belirten Yolcu, ‘‘Buraya çıkmak insanı biraz zorluyor ama manzarayı gördükten sonra değiyor‘‘ dedi. İstanbul İtfaiye Müdürlüğü‘nün kuleyi 1993 yılına kadar kullandığını anlatan Yolcu, ‘‘Yangın çıktığı zaman sorarlarmış, ‘kız mı, oğlan mı?‘ diye. Sur içinde bir yangın varsa ‘oğlan‘, sur dışında bir yangın varsa ‘kız‘ denirmiş. Kısa bir haberleşme için böyle bir kodlama yapmışlar. Buradan 360 derece İstanbul‘un birçok yeri görülebiliyor.
Adaları dahi buradan görüp, sevk ve idare etme söz konusu‘‘ diye konuştu. Yolcu, uzun süre geceleri farklı renklerde aydınlatılarak İstanbul‘lulara ertesi günün hava tahminin duyurulması için kullanılan kulede, uzun zaman önce son verilen bu uygulamaya bir süre önce tekrar başlandığını anlatarak, ‘‘Kule, eski nostalji havasına bürünsün ve bu işlevselliğini devam ettirsin diye de bu ışıklandırmaları yaptık. Kırmızı, kar yağacağının, sarı, sis olacağının, yeşil, yağmurlu olacağının, mavi de havanın açık olacağının habercisi‘‘ ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Yunus Söylet‘in rektörlük görevine gelir gelmez kulenin bir an önce restorasyonunun yapılabilmesi için ciddi bir çalışma yürüttüğünü aktaran Yolcu, ‘‘İstanbul Avrupa‘nın kültür başkenti olduğunda İstanbul Üniversitesi olarak 67 proje verdik. Bunlardan 32‘si kabul edildi ve destek verildi. Biri de bu projeydi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İl Özel İdaresi‘nden de destek aldık. Şimdi dizilere bakarsanız akşam siluetinde mutlaka burayı görürsünüz‘‘ şeklinde konuştu. Yolcu, kulenin 1996-2011 yılları arası kapalı kaldığını ve restorasyon çalışmalarının 2 ay önce bittiğini anlatarak, ‘‘Şimdi biz burayı yavaş yavaş halka açmak için uğraşıyoruz. Burası uzun yıllar işlevsel hale getirilememişti, biz işlevsel hale getiriyoruz. Bir de İstanbul‘un kaybolmuş olan siluetine yeniden yangın kulesini kazandırmış oluyoruz‘‘ dedi.