Kars‘ta doğuştan görme engelli olan Osman Kumak el örgüleri örerek geçimini sağlarken, çeyiz hazırlığı yapan genç kızlara da yardımcı oluyor.
Kars‘ın Selim ilçesine bağlı Çıplaklı köyünde annesi Hatice Kumak (93) ile birlikte yaşayan ve akraba evliliğinden dolayı doğuştan görme engelli olan Osman Kumak (47), annesinden öğrendiği el örgüsünü büyük bir ustalıkla yapıyor. Yaklaşık 15 yıl önce uğraş olsun diye başlayıp zamanla bunu meslek haline getiren Kumak, dokuduğu paspas, kazak, patik ve lifleriyle adeta köyün kadınlarını ve genç kızlarını kıskandırıyor. Kumak‘ın dokuduğu el ürünlerinden örnekler beğenerek götüren kadınlar ve genç kızlar, aynısını yapmakta zaman zaman zorlanıyor. Kimseye ihtiyaç duymadan çeşitli el işleri yapıp satarak geçimini sağlayan Kumak, engelli insanların hayata küsmemesi gerektiğini vurgulayarak, "Genç kızlar yanıma gelerek bu örnekleri nasıl yaptığımı soruyorlar. ‘Bize de öğretir misin?‘ diyerek yardım istiyorlar" dedi.
Görme engeli "engel" olamadı
Görme engelli masör Hakan Erdem, fırsat verilmesi durumunda her engellinin yapabileceği bir iş olduğunu söyledi. Altı Nokta Körler Vakfı ve Rehabilitasyon Merkezi bünyesindeki Zeki Akkök Masaj Eğitim ve Uygulama Bölümü sorumlusu Erdem, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 14 yaşında geçirdiği bir spor kazası sonrası görme yeteneğinin yüzde 25‘e düştüğünü belirtti.
Erdem, görme kaybı nedeniyle okulu bırakmak zorunda kaldığını, ancak ailesinin desteğiyle farklı yollardan eğitimini sürdürerek kamu yönetimi ön lisans bölümünden mezun olduğunu anlatarak, Altı Nokta Körler Vakfındaki mesleki eğitimler kapsamında öğretmenlerinden ünlü masör Prof. Dr. Zeki Akkök‘ün tavsiyesiyle masörlük eğitimi aldığını bildirdi. Yaklaşık 3 yıl süren eğitimin ardından Vakfın kadrolu elemanı olarak masörlük yaptığını ve bu işin eğitimini verdiğini dile getiren Erdem, 11 yıldır bu işle uğraştığını ifade ederek, ‘‘Masörlük, hayata tekrar dönmemi sağladı. Kendi çaba ve becerilerinizle işe tutunduğunuzu görünce, evliliğe bile karar verebiliyorsunuz. Kendi kendinize bir sosyal hayat oluşturabiliyorsunuz. Bana çok büyük faydası oldu hem maddi hem de manevi açıdan. Evlenmeye buradaki mesleki kariyerimden sonra karar verdim. Eşim de görme engelli, 5 yıldır evliyim ve 4 yaşında bir kızımız var‘‘ dedi.
Hayata ayak baş parmağıyla tutunuyor
Adana‘da, 3 aylıkken geçirdiği sarılık hastalığı nedeniyle felç olan 19 yaşındaki Volkan Vural, hareket ettirebildiği ayak başparmağıyla bilgisayar ve cep telefonu kullanıyor, akülü aracını sürüyor. Adana‘nın İmamoğlu ilçesine bağlı Ufacıkören köyünde Hayriye (50) ve Lütfü Vural (60) çiftinin 6 çocuğundan biri olan 19 yaşındaki Volkan Vural, 3 aylıkken geçirdiği sarılık nedeniyle vücudu tamamen felç olduğu için yatağa mahkum oldu. Çiftçi bir ailenin en küçük çocuğu olan Volkan Vural‘ın hayatı, kendisine 5 yıl önce verilen akülü araba ile değişti. Vücudunun hiçbir yerini kullanamayan Vural, akülü araç sayesinde ayak başparmağını kullanabildiğini fark etti. Akülü aracını başparmağıyla kullanarak köy içerisinde gezmeye başlayan Vural daha sonra kendisini geliştirerek hediye edilen bilgisayarı da başparmağıyla kullanarak vakit geçirmeye başladı.
Zonguldak‘ta tüm imkansızlıklara rağmen oğlunu okutma mücadelesi veren engelli Sevim Sarısoy, ehliyet alıp çalışmak istiyor. 10 yaşında geçirdiği tren kazası sonucu iki bacağını da kaybeden 45 yaşındaki Sevim Sarısoy, ayrıldığı eşinden olan oğlu Emre‘ye 2 yaşından sonra tek başına bakmaya başladı. İlköğretim okulu 2. sınıf öğrencisi olan 9 yaşındaki oğlu Emre ile hayırseverlerin yardımıyla yapılan prefabrik bir evde yaşayan Sarısoy, 6 yıldır baktığı oğlunu büyüttüğünü, şimdi ise iş bulup çalışmak istediğini söyledi. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı‘ndan 3 ayda bir 700 TL yardım alan Sarısoy, Dünya Engelliler Günü‘nde yetkililerden tek isteğinin kendisine canından çok sevdiği oğluna bakabilecek bir iş sağlanması olduğunu, engelliler için bir takside çalışarak kendi ihtiyaçlarını karşılamak istediğini söyledi.
Engellilerin en büyük sorunu işsizlik
Memur-Sen Genel Sekreteri ve Sağlık-Sen Genel Başkanı Mahmut Kaçar, yaklaşık 8.5 milyon engelli vatandaşın, işsizlik, yetersiz eğitim, elverişsiz fiziksel koşullar ve toplumdaki olumsuz yargılar nedeniyle toplum hayatına uyum sağlamakta zorlandığını söyledi. 3 Aralık Dünya Engelliler Günü münasebetiyle basın açıklaması yapan Sağlık-Sen Başkanı Mahmut Kaçar, ülkemiz nüfusunun yüzde 13‘ünü oluşturan engellileri vatandaşların, hayatı normal insanlara göre planlayan kurumsal ayrımcılıkla mücadele etmeye çalıştıklarını belirtti. Kaçar, "Otobüsler, hastaneler, kaldırımlar, okullar, iş ortamları gibi hayat alanları, maalesef engelli kesimlerinin ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde bir noktaya ulaşmamıştır. Bu durum engellilerimizin toplumla bütünleşmesini zorlaştırmaktadır." dedi.
İşsizlik, engelliler arasında daha yüksek
TÜİK verilerine göre, engelli nüfus arasında işgücüne katılım oranının yüzde 22 olduğuna dikkat çeken Kaçar, Türkiye‘de işgücüne katılım ortalamasının yüzde 50 olduğuna dikkat çekerek, "Sosyal hayata katılımın en önemli göstergesi ve temel bir insan hakkı olan çalışma hakkı engelli vatandaşlarımız açısından temel bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır." şeklinde konuştu. Engelli vatandaşların 2005 yılında uluslararası sözleşmelere uygun, özel bir kanuna kavuştuklarını hatırlatan Kaçar, ancak üzerinden dört yıl geçmesine karşın uygulamada kanunun beklentileri karşılayamadığından yakındı. Kanunlardan ziyade engelli vatandaşların anlaşılması için toplumsal bir zihniyet değişikliğine ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.