Ekonomi

Az prim ödeyip çok maaş almanın yolu açıklandı!

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) alanındaki çalışmalarıyla bilinen uzman Nergis Şimşek, iş hayatına 15 Eylül 1998 tarihinde adım atmış ancak prim günlerini tamamlama konusunda eksiği olan EYT kapsamındaki vatandaşlar için emeklilik yöntemlerini değerlendirdi. İşte tüm detaylar...

Abone Ol

Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan açıklamalara göre, askerlik borçlanması süreçlerinde dikkate alınması gereken çeşitli teknik ayrıntılar bulunuyor. Şimşek, yalnızca yüksek ödeme yapmanın yüksek maaş getirmeyeceğini, dönemsel kazanç sınırlarının iyi analiz edilmesi gerektiğini bildirdi.

Hangi Statüden Emekli Olunacağı Nasıl Belirleniyor?

Uzman Şimşek, çalışma hayatı boyunca birden fazla sigorta kolunda (SSK ve Bağ-Kur) kaydı bulunan kişilerin durumuna açıklık getirdi. Yürürlükteki 2829 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince, sigortalıların emekli olacakları kurum, son yedi yıllık (2520 günlük) fiili çalışma sürelerine bakılarak saptanıyor. Bu süre zarfında en fazla primin yatırıldığı, yani en az 1260 günün ait olduğu sigortalılık statüsü, emeklilik işlemlerinde temel alınıyor.

SSK ve Bağ-Kur İçin Gerekli Prim Şartları

Eylül 1998 girişli bir sigortalının son üç buçuk yılını 4/a (SSK) kapsamında geçirmesi halinde iki farklı emeklilik seçeneği ortaya çıkıyor. İlk olarak, yaş kriteri olmaksızın 25 yıllık sigortalılık süresi ile 5900 gün primi doldurmak yeterli oluyor. Diğer alternatifte ise 60 yaşını tamamlamak, 15 yıl sigortalı kalmak ve en az 3600 gün prim ödemek gerekiyor. Son üç buçuk yılı 4/b (Bağ-Kur) statüsünde olanlar için ise yaş şartı aranmadan 9000 gün veya 58 yaş şartıyla 5400 gün kuralları uygulanıyor.

Askerlik Süresinin Başlangıç Tarihine Etkisi

Sigorta tescilinden önce gerçekleştirilen bir buçuk yıllık (540 günlük) askerlik görevinin borçlanılması, giriş tarihini borçlanılan süre kadar geriye taşıyor. Böylece başlangıç tarihi 15 Mart 1997 olarak güncelleniyor. Bu işlem sayesinde, yaş sınırı olmayan seçenekte istenen 5900 günlük prim koşulu 5825 güne iniyor. İşlemlerin 1997 ve 1998 yıllarına kaydedilmesi, maaş bağlama göstergelerini doğrudan değiştiriyor.

Az Ödeme Yaparak Yüksek Aylık Alma Yöntemi

Geçmişe dönük borçlanma tutarlarının hesaplanmasında o dönemin taban ve tavan kazanç katsayıları temel alınıyor. Nergis Şimşek, 1997 ve 1998 yıllarına ait borçlanmalarda en yüksek seviyeden prim yatırmanın maaşa pozitif bir yansıması olmayacağını ifade etti. O yıllarda asgari kazancın sırasıyla 1.717 ve 1.643 katına kadar hesaplama yapılabildiğini hatırlatan uzman, vatandaşların borçlanma bedelini asgari kazancın 1.6 katı üzerinden hesaplatmalarının maliyeti düşürerek daha yüksek aylık bağlanmasına olanak tanıyacağını dile getirdi.