Yeşilçam'ın önemli senaristlerinden Ayşe Şasa, sinema kariyerinin yanı sıra hayatının ilerleyen dönemlerinde geçirdiği düşünsel ve manevi dönüşümle de tanındı. Atilla Tokatlı, Atıf Yılmaz ve Bülent Oran ile yaptığı evlilikler, İbn Arabi'ye duyduğu ilgi ve tasavvufa yönelişi yaşam öyküsünün dikkat çeken başlıkları arasında yer aldı. 1941 yılında İstanbul'da doğan Şasa, 16 Haziran 2014'te 73 yaşında hayatını kaybetti.
Ayşe Şasa Kimdir?
Ayşe Şasa, Türk sinemasında özellikle 1960'lı yıllardan itibaren kaleme aldığı senaryolarla tanınan yazar ve senaristtir. 1 Ocak 1941 tarihinde İstanbul'da dünyaya gelen Şasa, eğitim hayatının önemli bölümünü Robert Kolej'de geçirdi.
Arnavutköy Amerikan Kız Kolejinden 1960 yılında mezun olan Şasa, daha sonra Robert Kolej İdari Bilimler Bölümünde öğrenim gördü. Ancak onun kamuoyunda geniş kitlelerce tanınmasını sağlayan alan sinema oldu.
1963 yılından itibaren profesyonel olarak senaryo yazmaya başlayan Şasa, kısa sürede dönemin hareketli Yeşilçam dünyasının önemli isimleri arasına girdi.
Senaryolarında dönemin toplumsal meselelerinden insan ilişkilerine kadar farklı temaları ele alan Şasa'nın kariyeri, Türk sinemasının önemli yönetmen ve senaristleriyle de kesişti.
Ayşe Şasa'nın Ailesi Kimdir?
Ayşe Şasa'nın aile kökenleri de biyografisiyle birlikte araştırılıyor. Şasa'nın annesinin Çerkes, babasının ise Çerkes ve Kürt kökenli olduğu aktarılıyor.
Baba tarafından dedesi Bekir Şasa, devlet bürokrasisinde görev alan bir isimdi. Kaynaklarda Bekir Şasa'nın Orman Genel Müdürlüğü yaptığı belirtiliyor.
Ayşe Şasa çocukluk ve gençlik dönemini İstanbul'da geçirdi. Eğitim hayatı boyunca dönemin önde gelen okullarından Robert Kolejde öğrenim görmesi, sonraki yıllardaki düşünsel yaşamını şekillendiren unsurlardan biri oldu.
Ayşe Şasa Hangi Cemaattendi?
Ayşe Şasa'nın hangi cemaatten olduğu, özellikle hayatının ilerleyen dönemlerinde tasavvufa yönelmesi nedeniyle merak edilen konular arasında bulunuyor.
Şasa'nın manevi dünyasında İbn Arabi'nin düşüncelerinin önemli bir yere sahip olduğu biliniyor. Bununla birlikte hayatının bu dönemini yalnızca belirli bir cemaat üzerinden açıklamak, düşünsel dönüşümünün tamamını yansıtmıyor.
Şasa'nın İslam düşüncesi ve tasavvufla kurduğu ilişki zaman içerisinde eserlerine de yansıdı. Sinema, insan, varoluş ve maneviyat üzerine düşünceler kaleme aldı.
Kaynaklarda Şasa'nın manevi yolculuğunda Mehmet Zahid Kotku'nun ardından İskenderpaşa Cemaati'nin liderliğini üstlenen Esad Coşan ile ilişkisinin bulunduğu ve ona intisap ettiği yönünde bilgiler yer alıyor.
Ayşe Şasa'nın Mürşidi Kimdi?
Ayşe Şasa'nın manevi hayatıyla ilgili araştırmalarda Esad Coşan ismi öne çıkıyor. Biyografik kaynaklarda Şasa'nın hayatının manevi döneminde Esad Coşan'a intisap ettiği aktarılıyor.
Şasa'nın düşünce dünyasında bunun yanında Muhyiddin İbn Arabi önemli bir yere sahipti. İbn Arabi'nin tasavvufi yaklaşımı, Şasa'nın geçirdiği düşünsel değişimin önemli kaynaklarından biri olarak gösteriliyor.
Bu dönemde Şasa, geçmişte benimsediği düşüncelerle manevi arayışları arasında yeni bir düşünsel çizgi oluşturmaya başladı.
Ayşe Şasa Kaç Kez Evlendi?
Ayşe Şasa hayatı boyunca üç kez evlendi. Şasa'nın yaptığı evliliklerin her biri edebiyat, düşünce ve sinema dünyasından önemli isimlerle gerçekleşti.
İlk evliliğini Atilla Tokatlı ile yapan Şasa'nın bu birlikteliğinin yaklaşık bir buçuk yıl sürdüğü aktarılıyor. Yazar, yönetmen ve çevirmen kimliğiyle tanınan Tokatlı ile evliliği, Şasa'nın düşünce dünyası açısından da önemli bir döneme rastladı.
Bu süreçte Şasa'nın yazar Kemal Tahir ile tanıştığı ve onunla yakın bir düşünsel dostluk kurduğu biliniyor. Kemal Tahir'in fikirleri, Şasa'nın özellikle gençlik dönemindeki düşünsel gelişiminde etkili oldu.
Ayşe Şasa'nın Eşleri Kimlerdi?
Ayşe Şasa'nın ikinci eşi, Türk sinemasının en önemli yönetmenlerinden Atıf Yılmaz oldu. İkilinin evliliği, Şasa'nın Yeşilçam'da yoğun şekilde çalıştığı döneme denk geldi.
Atıf Yılmaz'ın yönetmenlik kariyeri ile Şasa'nın senarist kimliği aynı sinema çevresinde buluştu. Ancak bu evlilik de ilerleyen dönemde sona erdi.
Şasa'nın üçüncü eşi ise Yeşilçam'ın üretken senaristlerinden Bülent Oran oldu. Bülent Oran, Şasa'nın özellikle sağlık sorunları yaşadığı zorlu yıllarda hayatında önemli bir yere sahipti.
Böylece Ayşe Şasa'nın bilinen üç eşi sırasıyla Atilla Tokatlı, Atıf Yılmaz ve Bülent Oran oldu.
Ayşe Şasa'nın Çocuğu Var mı?
Ayşe Şasa'nın bilinen bir çocuğu bulunmuyor. Şasa'nın hayatına ilişkin yayımlanan biyografilerde ve kamuya açık güvenilir kaynaklarda çocuk sahibi olduğuna ilişkin doğrulanmış bir bilgi yer almıyor.
Özel yaşamını büyük ölçüde gözlerden uzakta sürdüren Şasa'nın üç evliliği bulunmasına rağmen çocuk sahibi olmadığı aktarılıyor.
Ayşe Şasa'nın Filmleri Neler?
Ayşe Şasa, Yeşilçam döneminde çok sayıda yapımın senaryosunda imzası bulunan isimler arasında yer aldı. Kariyeri boyunca farklı türlerde filmlere katkıda bulundu.
Şasa'nın senarist olarak adıyla özdeşleşen yapımlar arasında Ah Güzel İstanbul, Son Kuşlar, Yedi Kocalı Hürmüz, Battal Gazi Destanı, Utanç, Gramofon Avrat, Arkadaşım Şeytan ve Dinle Neyden gibi filmler bulunuyor.
Özellikle Ah Güzel İstanbul, Türk sinemasının klasikleşmiş yapımları arasında yer alırken Şasa'nın senarist kimliğinin de önemli örneklerinden biri kabul ediliyor.
Ayşe Şasa'nın Kitapları Neler?
Sinema dünyasındaki üretimlerini ilerleyen yıllarda yazarlıkla sürdüren Ayşe Şasa, yaşadığı düşünsel değişimi ve sinemaya ilişkin görüşlerini kitaplarına taşıdı.
Yeşilçam Günlüğü, Şasa'nın sinema anlayışını ve Yeşilçam'a ilişkin değerlendirmelerini bir araya getiren en bilinen eserlerinden biri oldu. Kitap ilk kez 1993 yılında yayımlandı.
Şasa'nın Bir Ruh Macerası ve Delilik Ülkesinden Notlar adlı eserleri de yaşamında geçirdiği zihinsel ve manevi dönüşümün izlerini taşıyan çalışmalar arasında gösteriliyor.
Bu eserlerde yalnızca sinemayı değil, insanın iç dünyasını, modern hayatı, ruhsal krizleri ve manevi arayışları da ele aldı.
Ayşe Şasa Neden İnzivaya Çekildi?
Ayşe Şasa'nın hayatındaki en büyük kırılmalardan biri 1980'li yıllarda yaşadığı ciddi psikolojik rahatsızlık oldu.
Kaynaklarda Şasa'ya bu dönemde şizofreni teşhisi konulduğu ve yaklaşık 10 yıl boyunca büyük ölçüde inzivaya çekildiği aktarılıyor. Bu süreç, onun Yeşilçam'dan ve yoğun sinema çalışmalarından uzaklaşmasına yol açtı.
Uzun süren bu dönem aynı zamanda Şasa'nın düşünsel dünyasındaki değişimin de önemli aşamalarından birini oluşturdu.
Şasa sonraki yıllarda yaşadıklarını yazıya aktarırken ruhsal kriz, insanın kendisini arayışı ve maneviyat gibi temalara ağırlık verdi.
Ayşe Şasa'nın Manevi Dönüşümü Nasıl Başladı?
Şasa'nın hayatının ilerleyen döneminde tasavvuf ve İslam düşüncesi giderek daha merkezi bir konuma geldi. Özellikle İbn Arabi'nin eserleri ve düşünceleri üzerinde yoğunlaştı.
Sinema alanında ise dünyaca ünlü yönetmen Andrey Tarkovski üzerine düşünmesi, sanat ile maneviyat arasındaki ilişkiye yönelik ilgisini güçlendirdi.
Bu dönemden sonra Şasa'nın eserlerinde sinema yalnızca estetik veya toplumsal bir alan olarak değil, insanın varoluşsal ve manevi meseleleriyle bağlantılı bir sanat biçimi olarak da ele alındı.
Ayşe Şasa Ne Zaman ve Neden Öldü?
Ayşe Şasa, 16 Haziran 2014 tarihinde İstanbul'da hayatını kaybetti. 1941 doğumlu olan ünlü senarist, yaşamını yitirdiğinde 73 yaşındaydı.
Şasa'nın bir süredir sağlık sorunları yaşadığı ve zatürre nedeniyle tedavi gördüğü bildirildi. Tedavi sürecinin ardından 16 Haziran'da yaşamını yitirdi.
Türk sinemasında geride çok sayıda senaryo ve eser bırakan Ayşe Şasa'nın cenazesi İstanbul'daki Sahrayıcedid Mezarlığı'na defnedildi.
Yeşilçam'da başlayan kariyerinden uzun inziva dönemine, üç evliliğinden tasavvuf ve İbn Arabi eksenindeki manevi arayışına kadar uzanan yaşamıyla Ayşe Şasa, Türk sinema ve düşünce dünyasında kendine özgü bir iz bırakan isimlerden biri oldu.





