Gündem

"Asgari ücret" yoksulluk demek!

"Asgari ücret" yoksulluk demek!

Abone Ol

Son 5 yılda asgari ücret yüzde 37 artarken, kiralar yüzde 55, elektrik yüzde 67, kömür yüzde 61, ekmek yüzde 59, ulaşım yüzde 45 arttı.

Sosyal-İş Sendikası‘nın hazırladığı rapora göre, 4 kişilik bir ailenin tüm fertleri asgari ücretle çalışsa bile kazandıkları para yoksulluk sınırının altında kalıyor. Sendika, ‘‘Türkiye‘de son 5 yılda asgari ücret seviyesindeki değişimler ile enflasyon, gerçek enflasyon, açlık ve yoksulluk sınırı arasındaki ilişkiyi ortaya koyan ve bunları AB ile karşılaştıran‘‘ bir rapor hazırladı. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verilerine göre 2009 yılı Aralık ayı itibariyle 3 milyon 900 bin 147 işçinin asgari ücretle çalıştığı belirtilen raporda, Türkiye‘de asgari ücretle çalışanların tüm kayıtlı işçiler içindeki oranının yüzde 43,2 olduğu bildirildi.

Özel sektörde asgari ücretlilerin kayıtlı işçiler içindeki oranının yüzde 46,5, kamu sektöründe ise yüzde 11 düzeyinde olduğu ifade edilen raporda, asgari ücretin ağırlıkla özel sektörde yoğunlaştığı ve bu sektörde yaklaşık her iki işçiden birinin asgari ücretle çalıştığı belirtildi. Raporda, 2010 yılı da baz alındığında 4 milyondan fazla işçinin asgari ücretle çalıştığı ifade edildi.

Türkiye‘de asgari ücretle çalışanların tüm sigortalı işçiler içindeki payının 2007 ve 2008 yıllarında düşerken, ekonomik krizin etkilerinin ağır bir biçimde hissedildiği 2009 yılında yeniden artışa geçtiği kaydedilen raporda, asgari ücretlilerin sigortalı işçiler içindeki oranının 2006‘da yüzde 47,4 iken, 2007‘de yüzde 42,8‘e, 2008‘de ise yüzde 41,1‘e düştüğü, ancak 2009 yılında yeniden yüzde 43,2‘ye yükseldiğine dikkat çekildi.

2006 Haziran-2010 Haziran dönemleri arasında asgari ücretteki artışın yüzde 37,1 olduğu, aynı dönemdeki Tüketici Fiyatları Endeksinin (TÜFE) ise yüzde 37,6 olarak gerçekleştiği hatırlatılan raporda, son 5 yılda asgari ücretteki artış ile enflasyondaki artışın başbaşa gittiği, bu nedenle asgari ücretin yerinde saydığı belirtildi. Raporda, gerçek enflasyon oranının daha yüksek olması nedeniyle gerçekte asgari ücretin alım gücünün düştüğü ifade edildi.

Enflasyon, asgari ücretten daha çok arttı

Resmi enflasyon oranı esas alınan Tüketici Fiyatları Endeksi‘nde çok sayıda gider kaleminin yer aldığı ve enflasyon oranının bu gider kalemlerine göre belirlendiği anımsatılan raporda, asgari ücretlilerin giderlerinde büyük pay tutan kira, ulaşım, elektrik, su, yakıt ve gıda giderlerinde yaşanan enflasyonun resmi enflasyon oranından çok daha fazla olduğu vurgulandı.

2006-2010 yılları arasında Türkiye‘de kiranın ortalama yüzde 55,3, elektriğin yüzde 67, kömürün yüzde 60,8, ekmeğin yüzde 59,4, dolmuş ücretlerinin ise yüzde 44,6 oranında arttığı belirtilen raporda, asgari ücretteki artışın kira, yakacak, gıda, ulaşım, elektrik ve su gibi temel tüketim kalemlerindeki artışın çok daha gerisinde kaldığı, asgari ücretin, emekçilerin gerçek enflasyonu karşısında eridiği kaydedildi.

2006-2010 yılları arasındaki asgari ücret ile 4 kişilik bir ailenin aylık zorunlu harcamasını ifade eden yoksulluk sınırı karşılaştırmasına yer verilen raporda, ancak 5 asgari ücretlinin maaşlarının toplamının yoksulluk sınırına yaklaştığı belirtildi. Türkiye‘de asgari ücretin son 5 yılda yüzde 37,1 artarken, yoksulluk sınırının aynı dönemde yüzde 43,1 artığı ifade edilen raporda, ‘‘Son 5 yılda 4 kişilik bir ailenin asgari harcamalarını gerçekleştirmesi için o haneye en az 5 asgari ücret girmesi gerekmektedir. Yani 4 kişilik bir ailenin tüm fertleri asgari ücretle çalışsalar bile, eve giren para   yoksulluk sınırının altında kalmaktadır. Sonuç itibariyle asgari ücret, yoksulluktan ziyade ancak sefalet ile açıklanabilir düzeydedir‘‘ ifadesi kullanıldı.