Siyaset kulislerinde gözler yeniden ısınan "süreç" tartışmalarına çevrilmişken, mesajlardan biri de İstanbul'dan geldi. Ahmet Türk'ün kürsüden sarf ettiği sözler, derin bir sitemi ve Ankara'ya yönelik açık bir çağrıyı barındırıyor.
Yol Haritası Hala Belirsiz
İkinci Yüzyılda Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı'nın ikinci gününde konuşan Ahmet Türk, 27 Şubat'tan bu yana üst düzey temaslar kurulduğunu ancak ortada somut bir adım olmadığını vurguladı.
"Neler yapılmak isteniyor? Bizden beklenti nedir? Henüz bunu öğrenmiş değiliz" ifadeleriyle sahadaki bilinmezliğe ayna tuttu.
Sürecin selameti için iktidara ve muhalefete seslenen Türk, "Sabırla bekleyeceğiz, bu süreci bozan Kürtler olmayacak. Ama elbette toplumda bir güvensizliğin geliştiğini de görüyoruz" diyerek yaşanabilecek tıkanıklıklara karşı uyarıda bulundu. Beklenen başarının sağlanması için Türkiye demokratlarına ve sosyalistlerine ihtiyaç duyulduğu ifade edildi.
"Kürt Sorunu Benim"
Mardin Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden alınarak yerine üçüncü kez kayyım atanan Türk, siyasi tablonun yarattığı tahribatı kendi yaşamından verdiği çarpıcı bir örnekle anlattı.
Yüksek Seçim Kurulu'nun adaylığına engel görmemesine rağmen karşılaştığı duruma tepki gösteren tecrübeli isim şunları kaydetti:
"Ben Kürdistan'da geniş toprağı olan bir ailenin çocuğuyum. Kimliğim yok, dilim yok, halkım yok sayılıyor. İşte 'Kürt sorunu benim, Kürt sorunu buradadır' diyorum."
Geçmişe Sünger, Geleceğe Çağrı
Türk, karanlık dönemleri, 12 Eylül darbelerini ve 1994'teki dokunulmazlık krizlerini bizzat yaşayan bir isim olarak hiçbir zaman bölücü olmadıklarının altını çizdi. Bütün baskılara rağmen sorunların demokratik siyaset zemininde çözüleceğine olan inançlarını koruduklarını kaydetti.
Türk'ün "Kürt halkına da Türk halkına da yazık, birleştirici olun" çıkışının ardından başkentte yankı bulacak yeni siyasi hamleler merak ediliyor.