Dünya günlerdir diken üstünde Hürmüz Boğazı'ndan gelecek haberleri beklerken, Beyaz Saray'dan tansiyonu bir nebze olsun düşürecek o kritik açıklama geldi.
Küresel petrol ticaretinin kalpgahı olan ve 87 ülkeden 23 bin sivilin mahsur kaldığı sular, haftalardır büyük bir diplomatik bilek güreşine sahne oluyor.
En az 10 denizcinin hayatını kaybettiği krizde taraflar namluları şimdilik indirse de, perde arkasında nefes kesen bir pazarlık dönüyor.
Küresel ekonominin şalterini indirebilecek bu hamlelerin gölgesinde, başkentler arası kırmızı hatlar hiç olmadığı kadar yoğun.
Trump'tan Beklenmedik Fren
ABD Başkanı Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamayla tüm dünyanın kilitlendiği askeri operasyonda frene bastı. Pakistan'ın arabuluculuk çabaları ve İran temsilcileriyle masada sağlanan ilerlemeye dikkat çekildi. Trump, abluka devam etse de nihai bir anlaşmanın imzalanıp imzalanamayacağını görmek için projeyi "kısa bir süreliğine durdurma" kararı aldıklarını kaydetti.
İran tarafı ise bu kararı büyük bir zafer edasıyla karşıladı.
Yarı resmi Tesnim ve Fars haber ajansları, durumu ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndaki çıkmazının bir kanıtı olarak sayfalarına taşıdı. "Trump geri adım attı" ifadeleri kullanılırken, Washington'ın bu hamlesi Tahran'ın sert uyarılarına boyun eğmek olarak değerlendirildi.
Masadaki Asıl Tehdit: Nükleer Kalkan
Krizin askeri boyutuna dair en net tabloyu ise ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio çizdi. Kameralar karşısına geçen Rubio, İran'ın binlerce füze ve insansız hava aracıyla kurmaya çalıştığı konvansiyonel kalkanın yerle bir edildiğini iddia ederek "Destansı Öfke Operasyonu"nun tamamlandığını duyurdu.
Rubio'nun açıklamalarında nükleer tehdit vurgusu öne çıktı. "Yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş uranyuma sahip olduklarını biliyoruz" diyen Rubio, sıradaki hedefin diplomatik bir çözüm olduğunu ifade etti. Tahran'ın nükleer silah istemediğini kanıtlaması gerektiği vurgulandı.
Ekonomik Mengene Daralıyor
Silahlar sussa da ekonomik savaş tüm yıkıcılığıyla sürüyor. İran'ın uygulanan abluka nedeniyle günlük 500 milyon dolar kaybettiği ve ticaretinin yüzde 90 oranında durma noktasına geldiği aktarıldı. Ülkedeki enflasyonun yüzde 70 seviyelerine fırladığı belirtilirken, Tahran yönetimine can simidi uzatmaya kalkacak yabancı finans kuruluşlarına ikincil yaptırım sopası gösterildi.
Boğazdaki mayınların temizlenmesi ve sivil geçişlerin savaş öncesi döneme dönmesi için Birleşmiş Milletler'de de yeni bir tasarı mesaisi başlıyor. Daha önce Rusya ve Çin vetosuna takılan kararın, ufak rötuşlarla yeniden oylamaya sunulacağı kaydedildi.
On binlerce sivilin ve küresel ekonominin kaderini belirleyecek olan o kritik müzakere masasından çıkacak nihai sonuçlar bekleniyor.



