Ekonomi

2 milyon TL maaş ama kimse bu işi yapmıyor!

Türkiye'nin devasa altyapı projelerinde hayati rol oynayan sualtı kaynakçılığında eleman bulunamıyor. 2 milyon lirayı bulan astronomik maaşlar eleman krizini çözemiyor. Tehlikeli suların karanlığında ter dökecek kalifiye usta bulunamıyor.

Abone Ol

Karanlık ve buz gibi sularda, tonlarca basıncın altında ekmek parasını çıkaran sualtı kaynakçıları, günümüzde adeta altın değerinde.

Ancak akıllara durgunluk veren bu kazanca rağmen, sektörde yaprak kıpırdamıyor; ne dev tersaneler ne de milyon dolarlık inşaat firmaları bu zorlu yükü omuzlayacak cesur yürekleri bulabiliyor.

Derinlerde Yatan Servet: Rakamlar Dudak Uçuklattı

Sıradan bir fabrika kaynakçısının 50 bin ila 100 bin lira arasında gelir elde ettiği günümüzde, sualtı uzmanlarının kazancı sınırları zorluyor. Deneyimli bir sualtı kaynakçısının aylık 35 bin dolar ile 50 bin dolar arasında bir rakamı cebine koyduğu aktarıldı.

Dev projelerde ödenen tehlikeli iş tazminatları ve özel primlerle birlikte bu rakamın ayda 2 milyon liranın üzerine çıktığına dikkat çekildi. Krizin boyutu öylesine büyüdü ki, tersaneler ve liman işletmelerinin 150 bin lira taban maaşla bile çalışacak nitelikli personel bulamadığı ifade edildi.

Neden Kimse Yapmak İstemiyor?

Ara eleman sancısı çeken Türkiye'de sualtı kaynakçılığında durum çok daha vahim bir boyuta ulaştı.

İŞKUR verilerinde eleman temininin en zor olduğu mesleklerin başında gelen bu iş, sadece teknik bilgi değil, çelik gibi bir sinir sistemi ve üst düzey fiziksel dayanıklılık istiyor. Adayların profesyonel dalgıçlık belgesinin yanı sıra uluslararası geçerliliği olan zorlu eğitimlerden geçmesi ve binlerce dolarlık sertifikaları alması gerektiği kaydedildi. Gençlerin, ölümcül riskler barındıran bu tür ağır meslekler yerine beyaz yakalı işlere yönelmesiyle sahadaki açığın giderek büyüdüğü vurgulandı.

18 yaşını doldurmuş, mükemmel yüzen ve hiçbir sağlık sorunu olmayanların yapabildiği bu mesleğin, doğası gereği 50 yaş civarında bırakılmak zorunda kalındığı hatırlatıldı.

Çözüm Gurbetten Mi Gelecek?

Marmara Bölgesi'ndeki devasa köprü inşaatları, Karadeniz'deki gaz platformları ve tersanelerdeki yoğun mesai, kalifiye usta talebini adeta patlattı. Deprem bölgelerine giden kalifiye işçilerin de etkisiyle sahadaki personel sayısının iyice eridiği belirtildi. Çaresiz kalan bazı firmaların, Uzak Doğu başta olmak üzere yurt dışından eleman getirmek için formüller aradığı ifade edildi.

Karanlık sularda elektrik arkıyla çalışmanın, ani basınç değişikliklerinin ve beklenmedik deniz canlılarının yarattığı tehlikelerin bu mesleği bir hayatta kalma mücadelesine dönüştürdüğü bir kez daha kanıtlandı.

Sektör temsilcilerinin çaresizce maaşları artırmaya devam ettiği bu kriz ortamında gözler şimdi, dev yatırımların aksamaması adına yurt dışından atılacak istihdam adımlarına ve açılacak yeni sertifika programlarına çevrildi.