Gündem

18 yıllık sır

Şaibeli bir kaza sonucu hayatını kaybeden İncetahtacı’nın ölümünün üzerinden 18 yıl geçmesine rağmen yaşanan olay aydınlatılamadı…

Abone Ol

Fazilet Partisi Gaziantep Milletvekili ve o dönemin en önemli TBMM komisyonu olan Susurluk Araştırma Komisyonu Sözcüsü merhum M.Bedri İncetahtacı’nın şüpheli ölümünün üzerinden tam olarak 18 yıl geçti. Ancak ölümündeki sır perdesi halen aralanamadı.

Türkiye 90’lı yıllarda birçok karanlık ve şaibeli kaza ve olaylara tanıklık etti. Bu konuda en dikkat çeken şüpheli kaza ise 21 Kasım 1999 günü Ankara Esenboğa Havaalanı yolunda yaşandı. Fazilet Partisi Gaziantep Milletvekili ve o dönemin en önemli TBMM komisyonu olan Susurluk Araştırma Komisyonu Sözcüsü M.Bedri İncetahtacı’nın ölümüne sebep olan kaza halen aydınlatılamadı.

ÜLKEDEKİ KİRLİ YAPILARI GÜN YÜZÜNE ÇIKARMAK İÇİN ÇALIŞIYORDU

1996 yılında Balıkesir ’in Susurluk ilçesinde yaşanan bir kaza, Türkiye’nin gündemini sarsmıştı. Devlet-mafya-siyaset çarkını adeta gözler önüne seren bu kaza sonrası uzun bir dönem ülkede birçok eylem yaşanmıştı. 1999 yılında TBMM bünyesinde oluşturulan araştırma komisyonu konunun üzerine eğilerek birçok kişiyi dinlemiş, devletin gizli ve saklı birçok dosyasına ulaşmıştı. O günlerde Fazilet Partisi milletvekili olan ve TBMM’deki Susurluk Araştırma Komisyonu sözcüsü görevini yürüten Gaziantep Milletvekili M.Bedri İncetahtacı da bu kirli ellerin ülkede neler yaptığını gün yüzüne çıkarmak için gece gündüz çalışıyordu. Etrafındakilere, ülkeyi sarsacak bilgilere ulaştıklarını söyleyen ancak bu konuda resmi hiçbir açıklamada bulunmayan İncetahtacı da elim bir kazaya kurban edildi.

KARANLIK YAPILARA DİKKAT ÇEKTİ

Ölümüne sebep olan kazadan kısa bir süre önce İncetahtacı, dönemin Fazilet Partisi Genel Başkanı M.Recai Kutan’a verdiği mektupta ülkedeki gizli yapılara işaret etmişti. İncetahtacı, o mektubunda, “Birbirinden kopuk ve farklı olarak görülen tüm bu olaylar aynı anlayışın ürünüdür. Bu anlayış; tüm dünyaya sirayet etmiş olan ve ülkemizde de uzun yıllardan beri egemen olan devlet idaresinin siyasi etik kurullarından arındırılmış her türlü metodu mübah gören menfaate dayalı bir iktidar mücadelesi şeklinde ifade edilir. Bu anlayış iktidara gelebilmek ve iktidarı korumak için; terör, darbe, kara para aklama ve kullanma, tefecilik, kumarhaneler, mafya ve benzeri unsurları kullanmaktadır” ifadeleri, ülkedeki gizli yapılara dikkat çekmişti.

KIŞLALI İLE EŞİMİ ÖLDÜRENLER AYNI KARANLIK YAPILAR

Kaza sonrası uzun süre sessizliğini koruyan İncetahtacı’nın eşi Rahafİncetahtacı, sessizliğini 2008 yılında Millî Gazete’ye bozmuştu. Kazanın halen aydınlatılamadığını kaydeden Rahaf İncetahtacı, “Yıllar sonra ‘evet, öldürdüler’ dediler. Bu bile bizim için az da olsa teselli. Çünkü hem öldürdüler, hem onu suçladılar. Bu kazanın araştırılması gerekir” demişti. Eşini kazaya kurban verdiği yıl yaşanan Ahmet Taner Kışlalı suikastına da dikkat çeken İncetahtacı, “Suikast olduğunda eşim olay hakkında, ‘Bu iş burada bitmez’. Bence bunları yapan aynı güç ve zihniyet.” ifadelerini kullandı.

İT KAPANI YÖNTEMİ İLE KAZA SÜSÜ VERİLDİ

İncetahtacı’nın ölümü ile ilgili dönemin Susurluk Araştırma Komisyonu Başkanı Mehmet Elkatmış, çarpıcı açıklamalarda bulunmuştu. Elkatmış, İncetahtacı’nın ‘it kapanı’ adı verilen bir yöntemle suikasta kurban edildiğini söylemişti. Elkatmış, açıklamasında, “Olaydan hemen sonra olay yerine gittim. Kaza olduğuna inanmak zaten çok zorlama olurdu. Kazadan bir süre sonra bir TSK mensubu, İncetahtacı’nın ‘it kapanı’ diye tabir edilen bir yöntemle, trafik kazası süsü verilerek öldürüldüğünü, bir milletvekili arkadaşımıza söyledi” diyerek, yaşananların bir kaza değil suikast olduğuna işaret etmişti.