Zurnanın zırt dediği iki kara delik!

Abone Ol

Anayasa Mahkemesi’nin önünde iki büyük sınav var; Seçim barajıyla ilgili başvurular ve dershaneleri kapatan kanunun iptali hakkında CHP’nin başvurusu…

İkisini de ayrı ayrı ele alalım;

* Yüzde 10 seçim barajının iptal edilmesi için Saadet Partisi, Büyük Birlik Partisi ve Demokratik Sol Parti Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. Yüksek Mahkeme konuyu gündemine aldı.  Nasıl bir karar çıkacak elbette bilemeyiz. Ama diyelim ki, Anayasa Mahkemesi yüzde 10 seçim barajını Anayasaya aykırı buldu ve iptal etti. O zaman ne olacak TBMM’nin yeni bir yasa çıkarması gerekecek mi, yoksa seçimlere 0 (sıfır) barajla mı girilecek. Şayet sıfır barajla 2015 seçimlerine girilirse TBMM koltuk dağılımının bugünkünden çok farklı olacağını söyleyebiliriz. Hatta o kadar ki, AKP belki de tek başına hükümet kurmak için yeterli sayıyı bulamayacak! Bu bir ihtimal ama göz ardı edilmemesi gereken bir ihtimal.

*  Yüksek Mahkeme’nin önünde bekleyen bir diğer önemli dosya, dershanelerin kapatılması hakkındaki kanunun iptali. Başvuruyu yapan CHP. Bu dosya da en az seçim barajı kadar ehemmiyet arz ediyor. Zira dershanelerin kapatılması AKP-Cemaat kavgasının en merkezi, odak noktalarından birisi. Bu kanunun iptal edilmesi, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nu da yakından ilgilendiriyor. Dershanelerin yeniden açılması AKP-Abdullah Gül denkleminin yeniden gündeme gelmesi demek. Bugünkü Yüksek Mahkeme üye profilinin Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığı döneminde şekillendiği göz önünde bulundurulduğunda, bu konuda verilecek karar “siyasi” sonuçları açısından da merak konusu.

Ben şahsen bu iki konuda Yüksek Mahkeme’nin vereceği kararı merakla bekliyorum…

Du bakali ne olacak

Edebiyatımızın Güleryüzü…

Mehmet Nuri Yardım, sağ olsun imzalayarak göndermiş; Edebiyatımızın Güleryüzü…

Edebiyatımızın Güleryüzü’nde kimler var kimler; Mevlânâ, Şeyhi, Fuzûlî, Nef’î, Bâkî, Nedim, Şeyh Gâlib, Seyranî, Ziya Paşa, Namık Kemal, Ahmet Mithat Efendi, Recaizâde Mahmut Ekrem, Nigâr Hanım, Hüseyin Rahmi Gürpınar, Cenap Şahabettin, Mehmet Âkif Ersoy, Ziya Gökalp, Neyzen Tevfik, Yahya Kemal Beyatlı, Halide Edip Adıvar, Ahmet Haşim, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Reşat Nuri Güntekin, Şukûfe Nihal, Peyami Safa, Ahmet Hamdi Tanpınar, Nazım Hikmet, Necip Fazıl Kısakürek, Arif Nihat Asya, Ahmet Muhip Dıranas, Orhan Veli Kanık…

Kitapta yer alan anekdotlar, bir bakıma gülümsetirken düşündürüyor…

İşte birkaç anekdot;

Devrin meşhur şairleri Fuzûlî ve Rûhî, Bağdat sokaklarında dolaşırken karşılarına uyuz bir köpek çıkar. Rûhî köpeği göstererek dostuyla şakalaşmak ister: “Ne kadar fuzulî!..” Leylâ ve Mecnun şairi hemen karşılık verir:

- “Bas kuyruğuna, çıksın rûhî!..”

***

Cezmi romanının yazarı Nâmık Kemal’e

- “Sizin en samimi dostunuz ve en şiddetli düşmanınız kimdir ” diye sorarlar.

Vatan şairi şöyle cevap verir:

- “İnsanın en samimi dostu ve en şiddetli düşmanı, yine kendisidir.”

***

Resim de yapan genç bir şair Yahya Kemal’e sorar:

- “Üstat, resim mi yapayım şiir mi yazayım ”

Beyatlı hemen cevap verir:

- “Resim yap, resim…”

Genç şair cevap verir:

- “Ama siz benim tablolarımı görmediniz ki ..”

Yahya Kemal’in cevabı:

- “Ama şiirlerini gördüm!”

***

Yerinde duramayan, her an bir şeylerle meşgul, bir bakıma “proje virtiözü” olarak da tanıdığım Mehmet Nuri Yardım’ın hazırladığı Edebiyatımızın Güleryüzü, kahve tadında bir kitap. (Çağrı Yayınları, Tel: 0212 516 20 80)

Milli Arşiv Kanunu

Milli Arşiv Kanunu ile ilgili taslak çalışması tamamlanmıştır. Yasalaşması için yasama ve yürütmenin inisiyatifi bekleniyor.

Milli Arşiv Kanunu ile nelerin değişmesi öngörülüyor

1- Başbakanlığa bağlı müstakil bir “Milli Arşiv Kurumu”nun kurulması amaçlanmıştır.

2- Arşive evrak devredecek kurum ve kuruluşlarının kapsamının genişletilmesi ve arşivlerini devretmeyen diğer kuruluşların da Milli Arşiv Kurumu denetimine tabi tutulması, kurumu daha etkin ve belirleyici bir hale getirmiş olacaktır.

3- Kamu ve özel kurumlar tarafından uygulanacak standart dosyalama ve arşivleme tanımları yapılacaktır. Ülke genelinde standart bir arşivcilik sistemi kurulması ve daha düzenli kurum arşivlerinin oluşturulması sağlanacaktır. (Arşiv malzemesi, arşiv belgesi, arşivlik belge v.s.)

4- 160 yıllık geçmişe sahip olan Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, bu kanun ile kurumsal bir kimliğe kavuşmuş olacaktır.

5- Mükellefler dışında gerçek ve tüzel kişilere çeşitli yollarla geçmiş olan, devlete ait arşiv belgelerini bulunduramayacakları, bu tür belgeleri satın alamayacakları, satamayacakları, ticarî amaçla kopyalarını araştırmacılara açamayacakları açıkça hükme bağlanacaktır.

6- Arşivlerle ilgili görevlerini yerine getirmeyerek, belgelerin yok olmasına sebep olanlar, arşiv belgelerini çalanlar, satanlar, bilerek satın alanlar, kasıtlı olarak tahrip edenler ve arşiv belgelerini izinsiz olarak bulundukları yerlerin dışına veya yurtdışına çıkaranlar hakkında cezaî müeyyideler getirilmektedir. Ayrıca elinde devlete ait arşiv belgesi bulunduranlara, belgelerini iki yıl içerisinde Mili Arşiv Kurumu’na devretme mecburiyeti getirilecektir.

7- Milli Arşiv Kurumu’na tam bir denetleme yetkisi verilmektedir.

8- “Arşiv Uzmanı” ve “Arşiv Uzman Yardımcısı” kadroları ihdas edilmek suretiyle personele kariyer uzmanlığı statüsü verilecektir.

9- Teknolojik gelişmeler paralelinde elektronik ortamlarda oluşturulan e-belgelerin belirli standartlarda oluşması ve arşivleme prensiplerinin uygulanmasıyla ilgili Elektronik Belge Yönetim Sistemleri (EBYS) konusunda da Milli Arşiv Kurumu’na yetki verilecektir.

10- Başbakan başkanlığında her yıl toplanan Milli Arşiv Kurulu oluşturulacaktır.

HASAN ÇAĞLAR (Büro Memur-Sen 8 No’lu Şube Başkanı)

NOT: Bugün 14 Aralık 2014, Pazar… 1) Emekliler yılda 15–20 TL zamla, hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli “nasıl geçineceğim ” diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011’den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Otur, sıfır!