Suriye de yaşanan durum malum herkesi derinden üzüyor.
Bugüne kadar binlerce masum Suriyeli hayatını kayıp etmeye devam ediyor.
Süregelen gidişatta vatandaşların ne çektiği ve niçin öldürüldüğünün mantığını
çözmeye de imkân kalmadı. Mısır ve Libya da gördüğümüz, bildiğimiz ateş açıp
öldürmek değil de sanki Suriye de insanları öldürürken keyif alan bir durumla
karşı karşıyayız. Siyonistlerin Gazze de yaptığı o zulüm şimdi gerçek oldu.
Sürekli kafamızı
karıştıran analizleri bir kenara bırakıp Suriye nin yaşadığı insani durumu
değerlendirmek gerekiyor. Her ne kadar söylesek de ne kadar ortaya gerçekleri
çıkarıp izah etsek de Suriye de vaki olan bir zulüm var ve zulüm zulümdür.
Hiçbir zaman zulme ve zalime de mazeret vermek kimsenin hakkı değil.
Ortada bir zulüm olduğunu idrak etmek için artık kanıtlar
göstermeye gerek kalmadı. Hakiki ya da abartılı olsa da nihayet Müslüman bir
halk zulüm altında yaşmaktadır.
Aslında bir geriye dönsek Suriye de neden böyle oldu.
Onları konuşmanın artık zamanı geçti ama hatırlatmakta fayda var, Arap Müslüman
halkları ayaklandıran sebepler ne ise Suriye de aynı sebeplerle ayaklandı. Her
zaman ümmette ayaklanma olduğu zaman ümmet de doğru yolda demektir. Başlayan
devrimin gidişatının üzücü olması devrimin hata olduğu manasına gelmez. Nihayet
Müslümanlar bedel ödemekteler. Özgür olmak için büyük bedel ödenmesi gerekiyor.
Suriye zalim
rejimi, yaptığı ahmak yöntemlerle halkı ve birçok insanı silah kullanmaya itti.
Bu da bir proje idi ama büyüdü neticesi rejimin düşündüğü gibi olmadı ve rejim
dökülen kanların içinde boğuldu, boğulmaya de devam ediyor.
Esad bir gün gelecek cezasını alacak mutlaka uzak olsa
da. Uluslararası güçler onu iyi biliyor, nihayet halkların istedikleri geç
gelse bile olacaktır, ama Suriye yi batırmak için, harabeye dönüşmüş bir Suriye
olması için Esad a ve olaylara daha fazla zaman kazandırmanın çabasındalar.
Suriye rejimi ve bu gibi rejimler senelerce Filistin
meselesini kullanıp çıkar sağlamayı başardılar. Ama yazık ki Filistin e sözde
destek veren bir rejim halkına nasıl davranıyor ne kadar garip. İsrail e karşı
hiç silah kullanmayan bir rejim bütün depolarındaki silahları halkına karşı
tüketti. Halk mı düşman İsrail mi
Medya de Arap
Baharı olarak adlandırılan mazlumların kıyamı artık ortada olan bir gerçektir.
Bu gerçeğe göre siyasi, insani, ahlaki ve vicdani bir tutumumuz olması gereken
bir durumdur. Ne yapılması gerektiği hakkında ve uygulanabilecek şeyler
çıkarmak elzemdir.
Suriye rejimi
direnmeye çalışıyor, halkın da artık pişman olacağı bir şey kalmadı, kayıp ettiği
kadar kayıp etti, geri adım atması intihar demektir. Belki duygusal bir yazı
oldu. Ama Suriye deki yaşanan insani boyut o kadar üzücü bir durumda ki
yaşayanlar ve düşünenler ancak hissedebilir.