Züğürt tesellisi!

Abone Ol

Ergenekon davasında aldıkları ceza nedeniyle rütbeleri

sökülecek olanlar aslolanın milletin gönlündeki rütbeler olduğunu ileri sürerek

bu rütbeleri de hiçbir mahkemenin sökemeyeceğini öne sürüyorlar!

Kelimenin tam anlamıyla züğürt tesellisi denilebilecek

bir anlayış bu!

Mahkemelerde haklarında müebbet hapis cezası verilen ve

bunun sonucu olarak rütbeleri sökülecek olanların Bu rütbeleri sökerseniz

sökün, milletin gönlündeki ve yüreğindeki rütbeleri sökemezsiniz ki

demelerinin kendi kendilerini avutmaktan başka anlamı yok!

Önce bu zevatın milletin gönlünde ve yüreğinde rütbe

aldıkları yargısına nasıl vardıkları araştırılması gerektiğine inanıyoruz!

Onlar böyle bir rütbeden söz ediyorlar ama millet onlara

gönlünde ve yüreğinde böyle bir rütbe verdi mi acaba

Bu iddiayı duyduktan sonra yakın çevremizde kendi

çapımızda bir kamuoyu yoklaması yaptık!

Kime sorduysak gönüllerinde kimseye böyle bir rütbe ve

makam vermediklerini müşahede ettik!

Bizim sorduklarımız gönüllerinde kimseye böyle bir rütbe

ve makam vermediklerini söylüyorlardı ama başkaları böyle bir şey yapmış olamaz

mıydı Neden olmasın, olabilirdi elbette!

Bu açıklamaların ardından yazılı ve görsel medyayı daha

bir özenle izledik! Bir avuç yandaş ve bir iki genel başkan dışında kimsenin bu

açıklamaya sahip çıktığına tanık olmadık!

Kimsenin rütbeleri sökülecek olanlardan yana bir tavır

aldığına da rastlamadık!

Muhtemelen millet ağlama duvarı önündeki fotoğrafı

hatırlayıp gönlündeki tüm rütbe ve makamları iptal etmiş olmalıydı!

Hal böyle olunca kendilerini böyle avutmakta olanların

yaptığını züğürt tesellisi olarak tanımlama ihtiyacını duyduk!

Henüz temyiz aşaması tamamlanmamış olan bir davada ceza

alanların içine girdikleri bu psikoloji tamamen suçluluk psikolojisi değilse nedir

Anlaşılan kendilerine verilen cezaların temyiz aşamasında

da değişmeyeceğine kesin inanmışlar ki böyle konuşuyorlar!

Ve bu nedenle züğürt tesellisi ile medet arar hale

düşmüşler!

Kimsenin ceza almasından dolayı sevinecek halimiz yok!

Ama kimsenin de yaptığının yanına kalmasına da rızamız

yok!

Eğer bir suç işlenmişse cezasının mutlaka verilmesinden

yanayız!

Çünkü işlenen suçlardan dolayı milletçe hep ağır

faturalar ödedik durduk!

Şimdi suç işleyenlerin mazlum ve mağdur rollerine

bürünerek merhamet avcılığına çıkmalarını kabullenemiyoruz!

Ve onları züğürt tesellileri ile baş başa bırakıyoruz!

Sadece bilmelerini istiyoruz ki milletin gönlünde ve

yüreğinde de kendilerine verilmiş bir rütbe ve makam bulunmuyor!

Olmayan bir şeyi varmış gibi kabul ederek kendi

kendilerini avutmalarını realist bir adım olarak görmüyoruz!