AKP, zorunlu din derslerini kaldırmaya EVET derse, "KENAN EVREN"in bile gerisine düşecek. Bilindiği gibi, zorunlu din derslerini 12 Eylül darbesinden sonra KENAN PAŞA koydurmuş idi.
TÜRK SOLU modelini savunanlar da, zorunlu din derslerinin kaldırılmasını istemiş idiler.
Denilebilir ki, ele alınan yeni Anayasa değişikliği projesinde yer alan bu değişiklik, henüz tam mânâsıyla netletmemiş bir taslağın ifadesidir. Fakat böyle olmasına rağmen atılan bu menfi adım, insanın aklına, bu girişimle ilgili bazı endişeleri de getiriyor.
Acaba diyoruz, 22 Temmuz seçimlerinde 200 e yakın eski AKP li milletvekili, bu ve buna benzer değişiklikleri içeren yeni Anayasayı kolaylıkla Meclis ten geçirmek için mi Meclis in dışında bırakıldı
Bu talihsiz değişiklik teklifine Sivil Toplum kuruluşlarımız, daha şimdiden karşı çıktılar. Eğitim Bir-Sen Genel Başkanı Sayın Ahmed Gündoğdu yu, Diyânet-Sen Başkanı Sayın Ahmed Yıldız ı ve Türk Eğitim-Sen Başkanı Sayın Şuayb Özcan ı gösterdikleri hassasiyetten dolayı tebrik ediyorum.
Zira artan nüfusumuz ve bu konuda gösterilen sayısız ihmaller dolayısıyla, ülkemizde din eğitimi ve öğretimi son derece yetersiz kalmıştır. Bilhassa gençliğimizin hâli içler acısıdır. Bu yetersizliğe ilâveten bir de, 28 Şubat darbesiyle, İmam Hatip liseleri kapatılmaya terkedilmiştir. Toplumumuzun aydın din adamına olan ihtiyacı artmıştır. Diğer taraftan misyonerlerin, ülkemizde cirit atması, her yerleşim biriminde kilise evlerin açılmasının tamamen serbest bırakılması, yaralarımıza tuz biber ekilmesi anlamına geliyor.
Bu ihmaller yüzünden, toplumumuzda önü alınamayacak çapta, suç patlaması başlamış, intiharlar, cinayetler, hırsızlıklar, kapkaççılıklar, alkolün ilkokul çağına inmesi gibi haller uyuşturucu iptilası, almış yürümüştür.
Demokrat Parti zamanında, okullara din dersleri konulması için tertip edilen bir açık oturumda, karşı tezin savunucularından olan Atatürk ün eski İçişleri Bakanı Emin Erişilgil bile (Ateist olduğu halde):
"Din toplumlar için vazgeçilmez bir ihtiyaçtır. Fertlerin mazbut bir ahlâk nizamına kavuşabilmeleri için, Din eğitimi görmeleri şarttır" diyerek Hıfzırrahman Raşid Öymen gibi, solcu profesörlerin görüşlerine karşı çıkmıştır.
"İsmet İnönü nün C. Başkanlığı zamanında, din eğitimi ve öğrenimi tamamen yasaklandığı ve halkımız cenazesini doğru dürüst kaldıracak, Cum a namazlarını usulüne göre kıldıracak, aydın hocalardan mahrum kaldığı için, hurafelerden kaynaklanan batıl tarikatler ortalığı kaplamış, gerçek irticaın en karanlık dönemi ile insanımız başbaşa bırakılmıştır.
Bu karanlık dönemi, en nihayet İnönü bile, son derece mahzurlu saydığı için, Başbakan Şemseddin Günaltay a İmam Hatip Lisesi, Yüksek İslâm Enstitüsü ve İlahiyat Fakülteleri açma iznini vermiştir.
Hatta uzun süre İslâm ülkelerinden bazılarını, müstemleke olarak yönetimleri altında bulundurdukları esnada, İngilizler, Fransızlar Müslüman yöre halkı üzerinde onları incitmeden, idâre edebilmek maksadıyla, "idarecilerine, bütün incelikleriyle İslâm ı öğretmeyi kendileri için kaçınılmaz bir görev saymışlardır. Ecnebilerin gösterdiği bu tavırdan ibret alarak din eğitimine önem vermemiz gerekir.
Görülüyor ki, AKP nin tasarı olarak hazırlattırdığı Yeni Anayasa metni bütün şu anlattıklarımız, ihtiyaç ve suretleri yok saymak gibi bir büyük tarihi hatanın içerisine düşmüştür.
Sayın C. Başkanı nın göreve başlaması ile ilgili olarak yazdığım yazıda da temenni olarak, %99 u Müslüman olan halkımızın, ana tercihlerinin vazgeçilmez inanç ve yaşantılarından doğan ihtiyaçların, fantazi ve nazari görüşlerle gözardı edilmemesi gerektiğini vurgulamış idim.
Türkiye nin çok uzun seneler, uygulayacağı önemli bir Anayasa nın, gereken itina ve titizlikle hazırlanması TBMM nin olduğu kadar, bütün sivil toplum kuruluşlarımızın ve hatta bütün milletimizin kaçınılmaz görevleri arasındadır.
Yanlız nişan aldıktan sonra tetiğe basmak, telafisi müşkül zararlar meydana getirir. Bu sebepten elbirliği ile herkesin bu önemli işe sahip çıkması, yanlışların düzeltilmesi için elinden geldiği kadar yardımda bulunması icab eder.