Zor günlere hazırlanmak!

Abone Ol

EVET, zor günlerden geçtiğimiz doğru!

Ama bu demek değil ki zor günler bitecek ve hemen rahata

kavuşacağız!

Aksine daha zor günlere hazırlanmamız gerekiyor!

Cumhurbaşkanı ve Başbakan tarafından yapılan açıklamalar

sanki daha zor günlerin habercisi gibi değil mi

Cumhurbaşkanı hayat boyu doğalgaz ile yaşamadığımızı

ifade ettikten sonra, Bu millet çileye alışıktır diyor!

Başbakan ise Rusya nın yaptırımlarının beklenmedik

afetler gibi değerlendirilmesini istiyor!

Yani Rusya tarafından uygulanacak yaptırımları deprem

gibi, sel gibi, yangın gibi kabul etmemizi öneriyor!

Siz buna tsunamiyi falan da ekleyebilirsiniz!

En yetkili ağızlar tarafından yapılan bu açıklamalardan

sonra geleceğe yönelik endişeler artmaz da ne olur

Bu açıklamalar bizim her türlü sıkıntıya hazırlıklı

olmamız gerektiğine işaret etmiyor mu

Demek ki kışın tam ortasında doğalgazın kesilmesi sürpriz

olmayacak!

Doğalgazın kesilmesi ile sadece ısınma sorunu ortaya

çıkmayacak aynı zamanda elektrik üretiminde de ciddi problemler yaşanacak demektir!

Hidroelektrik santrallerinin devreye alınması bu açığın

kapatılmasına yeter mi bilmiyoruz!

Yetecek olsa Cumhurbaşkanı, Bu millet çileye alışıktır

diye konuşur mu

Muhtemelen hidroelektrik santrallerinin devreye alınması

ile de sorun aşılabilecek gibi görünmüyor olmalı!

Sorun sadece doğalgaz ile de sınırlı değil!

Rusya ya yapılan meyve ve sebze ihracatı da durmuş

vaziyette!

Seralarda yapılan üretimin kaymağı bu günlerde yapılan

ihracat ile toplanırken şimdi üreticiler sanki sezon sonu yaşanıyor gibi üç

kuruşa mal satmaya çalışıyor!

Seracılar kadar turizmciler de ortaya çıkan bu tablo

karşısında kara kara düşünüyor!

Evet, Başbakan ın da ifade ettiği gibi pek çok sektör

sanki beklenmedik bir afet yaşamış gibi perişan bir halde!

Malumunuz beklenmedik afetler sonrasında zarar görenler

devlet koruması altına alınır!

Mesela borçları ertelenir, zararlarının bir kısmı olsun

karşılanır! Sizce de benzer formüllerin şimdi devreye sokulacağının ilan

edilmesinin tam zamanı değil mi