Ülke insanının karşı karşıya kaldığı sorunlar yakın zamanda çözüme kavuşturulabilecek mi?
Bu soruya verilebilecek tek cevap şu olabilir:
Zor dostum zor!
Niye zor?
Zor çünkü sorunları aşması beklenenlerin olaylara yaklaşım biçimi çok ilginç!
Bu kişilere soruluyor:
Enflasyon sorunu ne âlemde?
Cevap veriyorlar:
Düştü düşecek!
Yani ciddiyetten uzak, gayet laubali bir cevap!
Aynı kişilere ekonominin içinde bulunduğu durum soruluyor.
Alınan cevap şu:
Uçtu uçacak!
Verilen cevaba yine aynı ciddiyetsizlik hâkim!
Hazır sorulara cevap veren birini bulmuşken farklı konuları sormaya kalkarsanız alacağınız cevap yine değişik olmuyor.
Mesela Türkiye’nin durumu nasıl derseniz?
Sıçradı sıçrayacak cevabını alıyorsunuz!
Hayat pahalılığı ne olacak derseniz bitti bitecek cevabını alıyorsunuz!
Geçim sıkıntısı ile ilgili soruya da geçti geçecek cevabını alıyorsunuz.
Yani gerçekleri duyma yerine temennileri duyuyorsunuz.
Sorunları aşmaları beklenen kişiler gerçekleri dile getirme yerine gönüllerinden geçeni söylemeyi tercih ediyorlar.
Yani bir hayal âleminde yaşıyorlar.
Bunun için de aşılması gereken sorunlar bir türlü aşılamıyor.
Ve ekonomi bir türlü düze çıkamıyor.
Rayına oturtulamıyor!
İsrafın önüne geçmek mümkün olmuyor.
Bu arkadaşlar ne kadar çok harcarlarsa o kadar güçlü görüneceklerini sanıyorlar!
Tarihteki şanlı günlere özeniyorlar.
Yeniden öyle olmak istiyorlar.
Ama yeniden öyle olmak lafla olmuyor.
Üretime ağırlık verilmesi gerekiyor.
İsrafın önlenmesi gerekiyor.
Hepsinden önemlisi, haksızlıkların son bulması gerekiyor.
Ama ortalıkta kuru temenniden başka bir şey görülmüyor.