Ziraat Bankası yönetimi adalete güvenmiyor mu?

Abone Ol

İşimizi gücümüzü bıraktık, Adliye Saraylarını mesken

edindik. Bir suçumuz olsa gam yemeyeceğim. Ama maalesef yaşadığımız süreçte

işinizi düzgün bir şekilde yapmanız bile Adliye Saraylarında vakit

geçirmenize neden olabiliyor.

Türkiye nin önde gelen bankalarından olan Ziraat Bankası,

yaptığımız bir haberden dolayı arka arkaya dört kere yargıya başvurdu. Dördünü

de kaybetti.

Hadi diyelim kendinizi haklı görüyorsunuz ve yaptığımız

haberin maksatlı olduğunu düşünerek yargıya başvurdunuz. Ama yargı sizi haklı

görmedi ve kaybettiniz. Normalde ne yaparsınız Şeriatın kestiği parmak

acımazmış dersiniz ve çekilirsiniz kenara.

Ama Ziraat Bankası yönetimi öyle yapmıyor. İkinciye

başvuruyor, kaybediyorlar! Üçüncüye başvuruyor onu da kaybediyorlar! Yetmiyor

dördüncü kez yine başvuruyorlar onu da kaybediyorlar!

Ne yapmak istediklerini anlayabilmiş değilim!

Ziraat Bankası yönetiminin bu tavrını hukuk mücadelesi

olarak görebilir miyiz

Haberimiz somut gerçekliğe dayanmasa, tamam diyeceğim. Fakat

öyle değil. Tarım Kredi üzerinden çiftçiye kullandırdıkları faiz oranlarını

yarım puan artırdılar. Hem de ne zaman Faizleri indirmediği için Merkez

Bankası nın en ağır eleştirildiği bir dönemde.

Yani AKP nin en önemli bürokratlarından Hüseyin Aydın ın

genel müdür olduğu Ziraat Bankası, Tarım Kredi üzerinden çiftçiye kullandırdığı

faiz oranlarını artırırken, aynı günlerde Merkez Bankası yönetimi faizleri

sabit tutarak indirime gitmediği için ağır eleştirilere maruz kalmıştı.

En basit anlatımıyla bu çelişki değil de nedir Hadi bu

çelişkiyi bir tarafa bırakalım, kaybedildiği halde dört kere yargıya gitmek de

ne demek oluyor

Bunun adı bir hukuk mücadelesi olamaz. Eğer buna hukuk

mücadelesi diyebiliyorsak o zaman da yargıya bir güvensizlik var demektir.

Çünkü yargıya güvenseniz arka arkaya 4 kere suç duyurusunda

bulunmazsınız.

Yok, yargıya güvenerek bunu yapıyorsanız o zaman da 4 kere

mahkeme ve savcılığa gitmenizin tek bir açıklaması kalır.

O da haklılığınızı ispat edebilmek için savcıların bir

dalgınlık anını yakalamaya çalışıyorsunuz demektir. Buna da zaten hukuk mücadelesi

diyemeyiz. 

Her neyse

Ziraat Bankası yönetimi hukuk mücadelesi (!) verirken iyi

bir hukuk dersi aldılar.

Kral ile değirmenci nin hikâyesinde olduğu gibi;

İyi ki Ankara da hâkimler var  

Var ki; herkese haddini bildiriyorlar