Zihinsel Yoksulluk

Abone Ol

Kapitalist kültür, ihtiyaç olmayan şeyleri ihtiyaçmış

gibi sunar ve insanlarda satın alma arzusu uyandırır. Piyasaya sürülen ürünler,

insanların ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik değildir. Aksine bu ürünler, daha

fazla kazanmak ve daha fazla sermaye edinmek için üretilir ve medya

aracılığıyla masum halka dayatılır. Halkın ilgisini çekebilmek için yeni

ihtiyaçlar icat edilir ve bu ihtiyaçların karşılanması elzem hale getirilir.

Kapitalist sistem piyasaya sürdüğü ürünleri

pazarlayabilmek için, medyayı kullanarak bilinci körelmiş kitleler oluşturur.

Tüketim ağını canlı tutabilmek için ise ürünlere bir takım imajlar

kazandırılır. Tüketici aldığı ürünlerle birlikte bu ürünlere yüklenen imaj ve

anlamı da satın almış olur.

Zihinsel aktivitesini kaybeden insan, kendisi için

üretilen yapay ve gereksiz ürünlere meyleder ve bu nesnelere gerçekten ihtiyaç duyduğuna

inanır. Alış veriş yapmak bu insanlar için bir eğlenceye dönüşür. Uzmanlar, boş

zaman kavramının tüketim sektörüne dolasıyla kapitalizme hizmet edebilmek için

üretilmiş suni bir kavram olduğunu savunurlar. İnsanlar, boş zamanlarında alış

veriş yapar, tatili çıkar, arkadaşları ile gezip eğlenirler. Boş zamanı,

yapılan harcamalarla hoş zamana çevirdiklerini düşünen insanlar, arka tarafta

kime hizmet ettiklerinin farkında dahi değildirler. Çünkü hipnotize edilmiş ve

güdülmeye hazır bir koyun haline gelmişlerdir.

Dizilerde rol alan artistlerin kullandıkları eşyalar ikon

haline getirilerek insanların ilgisine sunulur. Bu kapitalist sistemin sıklıkla

başvurduğu bir yöntemdir. Bir oyuncunun kulağına taktığı bir küpe, giydiği bir

giysi kullandığı parfüm ekranlarda sergilenir ve bir tüketim trendi olarak

sunulur. Kendilerini sürünün bir parçası olarak gören insanlar, popüler

isimlerin kullandıkları eşyaları alma eğilimindedirler. İnsanlar bu eşyaların

kendilerine bir değer kattığına inanırlar.

Sürüleşmek bir insan için en büyük tehlikedir. Zira

kendisini sürünün bir parçası olarak gören kimse, bilincini kaybeder ve nereye

gittiğinin farkına varamaz. Bu kimse kapitalist sistemin hedeflediği insandır.

Bedenen yaşasa da ruhen ölmüş bir insandır bu. Fakat farkında değildir.