Zenginler, terör protestolarında da yok

Abone Ol

Son günlerde tartışma konusu olan terörün vurduğu askerlerin hep fakirlerden çıkması, kimilerini hemen savunmaya geçirdi.

Ne ki terör mağdurlarına ağlayanların da hep fakirler olduğunu görüyoruz.

Önceki gün durakta otobüs bekliyorum, terörü protesto eden grup, "şehitler ölmez, vatan bölünmez" sloganları eşliğinde caddeden geçiyorlar.

Bu slogan bana şehitlerin kanla yıkanmış genç yüzlerini anımsatıyor.

Gözlerim yaşarıyor.

Yarı açık kalmış dudaklarında kan kırmızı karanfiller kümelenmiş güzel şehit yüzleri bir kez daha kalbimi kanatıyor, ellerim titriyor.

Bu grubu ağlayarak uğurlarken bakıyorum da ne kadar masum bir topluluk. Halkımız.

Mahallemizin şefkatli insanları.

Ellerinde bebek arabaları başıörtülü genç kadınlar.

Kendi hallerinde kıt kanaat geçinen başı açık yaşlı kadınlar.

Çokça asker adayları.

Hafta arası olmasına rağmen işsiz güçsüz gençler.

Fakat mahallenin esnafı, kira zenginleri, emlakten yükünü tutmuşlar, ticaret erbabı bu yürüyüşlerde yoktu.

En dikkat çekici husus da çocuklardı.

İlköğretim çağında yedi ve on iki yaş arası o kadar çok çocuk vardı ki.

Tamam, belki de bu çocuklar aileleri ile yürüyüşe katılmışlardı.

Fakat büyüklerinin olmadığı yerde ağırlığı onlar teşkil ettiği için de; garip, ilkel, tuhaf bir görüntü arz ediyorlardı.

Terörün acısını büyüklerin çekmesi gerekirken, oyun çağı çocuğunun bu psikoloji ile zihninin doldurulması, bizim gelecek kuşaklar için ne kadar projesiz ve ehemmiyetsiz davrandığımızı da göstermekte.

Acaba terör yürüyüşlerinde büyüklerin göstermediği hassasiyet, oluşan boşluk çocuklarla mı doldurulmak istendi.

Ya da erken yaşta çocuklara savaşın, acımasızlığın, terörün, cinayetin doğurduğu acıların dersi mi verilmek istendi.

Her ikisi de tehlikeli.

Büyüklerin berbat ettiği bir dünyanın içine çocukları da çekerek, savaş psikolojisini çocuk bünyelerine enjekte etmek hiç doğru değil.

İşte emperyalistlerin bir taşla vurduğu birkaç kuş.

Bir milletin evladını öldür, yetmedi o milletin askerini daha büyük bataklıklara çekerek daha fazla kıyımlarla yeni ocaklar söndür. Savaş ekonomileri ile fakir bir milleti iyice yoksullaştır. Yetmedi gelecek kuşaklarına da ipotek koy. Onların verimli olmalarını, dünyayı öğrenme, tanıma ve bilinçlenmelerini engelle.

O gün zenginler ve tuzu kuruların değil de, yoksulların ellerinde bayrağımızı görünce ağladım.

Fakat ellerinde Türk bayrakları ile terörü lanetleyen çocukları görünce kaygılandım.

Bu tablo bize şu acı gerçeği bir kez daha teyit ediyordu; "Çocuklarınıza bile rahat vermeyeceğiz, onların da zihinlerini allak bullak edip psikolojik bir sindirmeye gideceğiz. Gelecek nesillerinizi de marazi travmalarla elinizden alacağız".

Hâsılı sloganlar, çocuklarda hiç şık durmuyordu.

Tamam, şuurlanmaları gereklidir ama çocuğa gülücükler, oyunlar, şarkılar, mutluluklar daha çok yakışmakta.