Zemheri soğuğunu bahar diye pazarladılar!..

Abone Ol

Dünya genellikle sömürgeci güçlerin yönlendirmesine boyun eğiyor, onların yalanlarını doğru gibi kabulleniyor. Bu bir çaresizliğin ya da gerçek böyle olduğu için mi kabul görüyor verilecek hüküm kişiden kişiye değişebilir. Ancak, netice itibariyle sömürgeciler bildiklerini okuyor, arada güçsüzler kalıyor, sıkıntıyı onlar çekiyor.

Sergilenen oyunun görünen ile görünmeyenleri farklı olunca genelde işin aslı arada kaynayıp gidiyor. Söz gelimi 10 yılı aşkın bir süreden beri Suriye’de milyonlarca insanın hayatını kaybetmesi bile devam eden olayların aslını görmeyi engellemeye devam ediyor. Başlangıçta olaylar hatırlanacağı gibi dünyaya Arap Baharı diye takdim edilmiş, olaylar konusunda fazlaca kafalarını yormayan, söylenenleri kabul etmekle yetinenler, yaşanan bunca olaya rağmen uzunca bir süre Arap dünyasındaki bir takım hareketlenmeleri hiç sorgulamadan Arap Baharı olarak kabullendi. Hâlbuki daha baştan olayların bir Arap Baharı değil zemheri soğuğunun habercisi olduğu görülüyordu.

Irak, ABD ve yandaşları tarafından özgürlük ve demokrasi getirmek söylemi ile işgal edilmiş bırakın Irak’a demokrasi ve özgürlük getirmeyi işgalciler milyonlarca insanı katletmiş, Irak parçalanmıştı. Bugün de o parçalanmışlık devam ediyor. Görünen o ki, sömürgeciler bununla da yetinmeyerek şimdi Suriye’yi parçalamanın peşindeler. Hatta parçalama adımları atılmış durumda. Afganistan ve Yemen’de yaşananların da farklı olmadığını da sanıyorum söylemeye bile gerek yok.

Tüm yaşananlarda mazlum tarafın Müslümanlar, zalimlerin ise adına ister Batı deyin, ya da NATO, ister doğu ya da Rusya fark etmiyor. Yeryüzünün varılmış bir anlaşma gereği paylaşılmış ve sömürünün tüm hızıyla devam ettiğini gösteriyor. Zaman zaman dikkat çekmeye çalıştığım komşumuz Suriye’de yaşananları bir kez daha hatırlatmakta yarar var. Çünkü sömürgeciler zaman zaman adları değişse bile aynı amaca hizmet eden terör örgütlerini ortaklaşa kullanıyorlar. Söz gelimi Suriye’de ABD ve Rusya bir mutabakat dâhilinde hareket etmiyor olsalar, karşı karşıya gelmeleri gerekmez mi? Bir başka ifadeyle Suriye’de hedefleri ortak olmasa, bir çatışma söz konusu olmaz mı? Ama öyle bir durum söz konusu değil. Al gülün ver gülüm idare ediyorlar ve hâlâ dünya İslam dünyasında yaşananları Arap Baharı penceresinden seyrediyor, seyrettiriliyor. Yani, PKK/YPG ülkemiz ve bölgemiz için yıllardan beri bir sorun ise bunun sebebi ABD ve Rusya’nın söz konusu terör örgütleri konusunda anlaşmış olmalarıdır.

Bu arada bölgemiz ve özellikle de İsrail konusunda ABD, AB ve Rusya kapalı kapılar ardında ortak bir noktada buluşmuş olmasalar söz konusu terör örgütleri ve terör devleti İsrail varlıklarını koruyabilirler mi? Durup dururken İsrail’i terör devleti olarak nitelendirdiğim akla gelmesin. Daha birkaç gün önce İran’ın nükleer enerji üretim tesisi bombalandı ve bu işi yaptığını İsrail üstlendi. Arkasında ABD, AB ve Rusya desteğini görmese İsrail bu küstahlığı sergileyebilir mi?

Bu bakımdan zalimler karşısında yanılmamak için mazlumlar kendilerine neyin gösterildiğine değil, gösterilenin arkasında hangi amacın bulunduğunu araştırmak durumundadırlar. Yoksa daha pek çok zemheri soğuğu mazlumlara bahar diye sunulmaya devam edilecektir.