Zamanında bölenler şimdi bölmeyin diyorlar

Abone Ol

Fazilet Partisi ne kapatma davasının karar aşaması

zamanlarıydı. Yenilikçi hareket mensubu olan şimdinin başbakanına sürekli

olarak ayrılıp ayrılmayacakları soruluyordu. O ise ısrarla bir bölen

olmayacağını açıklıyordu. Zaman hızla geçti Fazilet Partisi kapatıldı. Bir

kısım milletvekili ve belediye başkanları yeni kurulan Saadet Partisi ne geçiş

yaparken bölen olmayacaklarını ifade edenler bekliyorlardı. Çok geçmeden

bekleyişlerinin nedeni ortaya çıkmıştı. Adalet ve Kalkınma Partisi kurulmuş ve

bölen olmayacak olanlar resmen bölmüşlerdi. Milli Görüş ten geldiklerini

söyleyen iki partimiz vardı artık. Daha doğrusu bölenler böyle iddia

ediyorlardı. Onlar Biz de Milli Görüşçüyüz, Erbakan ın emriyle kurulduk

cümlelerini fısıltı halinde mahalle mahalle, ilçe ilçe yayıyorlardı.

Aradan on iki yıl geçti. Süreç malum kurulan o parti

iktidarda halen. Şimdilerde zamanında böldükleri Milli Görüşlüleri oyları

bölmekle itham ediyor ve sanal düşmanlara karşı kendi saflarında olunması

gerektiği konusunda mahalle baskısı oluşturuyorlar. Her iki seçmenden birine

sahip olan partinin taraftarları yüzde bir oy aldığı için hakir gördükleri

Saadet Partisi seçmenini her nedense seçimlerde aman oyunuz boşa gitmesin,

oyları bölmeyin diye etkilemeye çalışıyorlar. Etkilenmeyeni de bölücülükle

itham ediyorlar. Bir yerde AKP seçimi az bir oyla kaybetse hemen işte siz bize

oy verseydiniz kaybetmeyecektik teraneleriyle laf etmekteler.

Saadet Partisi de her parti gibi oy alarak iktidara

gelmek üzere siyasi faaliyet yürüten bir parti değil mi AKP nin

propagandalarına kanıp oylarını vermeyenler ondan sonra efendim siz barajı

geçemiyorsunuz dememeliler. Zira seçmen oyunu başka partiye verirse bir parti

barajı nasıl geçebilir ki! Neden başka siyasi parti mensuplarına oy verenlerle

uğraşılmaz da Milli Görüşlülerle uğraşılır anlamıyorum. Yoksa Milli

Görüşlülerin varlığı birilerinin vicdanlarında sıkıntı mı oluşturuyor

Kadına Her Yerde Ve Zamanda Saygı Duyulmalı

8 Mart geçti. Beylik bir iki cümle ve kutlama ile kadın

hatırlanmış oldu. Kadına önem veren bir dinin mensuplarıyız. Ana, bacı, eş,

kardeş ve evlattır bizler için kadın. Gelenek ve göreneklerimizde her zaman

hürmet edilen, edilmesi gereken kişidir aynı zamanda. Kız çocuklarının diri

diri gömüldüğü, utanç duyulduğu bir toplumda; kızını omuzunda dolaştırıp, Mekke

sokaklarında gezdiren bir Peygamberin ümmetiyiz biz ve ona göre hareket

etmeliyiz.

Kapitalizm her açıdan kendine yonttuğu için bir günle

geçiştirir değer algısını. Sadece semboliktir batının bakışı temelde insana. Bu

yüzden onlar pek bilmezler her gün aynı davranmanın, her gün saygı ve sevgi

duymanın ne demek olduğunu.

Kadınlar gününü beylik laflarla geçiştirenlerin aklına

Suriye deki, Irak taki, Afganistan daki, Çeçenistan daki, Filistin deki,

Mısır daki kadınlar, analar geldi mi dersiniz. Peki ya ülkemizdeki şiddete

maruz kalan, şantaja, fuhşa zorlanan kadınlar için bir çözüm üretildi mi

Onların elinden tutmak, yardımcı olmak geldi mi kimselerin aklına Salonlarda

toplanan hanımlara beylik laflar etmek, günlerini kutlamak kolay da onların

hayatlarına anlam katacak, değerlerini ortaya koyacak projeler, çalışmalar

nerede dersiniz Evinin hanımı iken sokaklara, ofislere itilen kadınlar hangi

zorlukları yaşamaktalar, ne gibi sıkıntılar çekmekteler kimin umurunda

Hatırlanmak güzeldir. Bir günlük bile olsa kıymetin

bilinmesi de öyle. Bizler bir ömür kıymet bilelim ki her iki taraf da hak

ettikleri ilgi ve sevgiye nail olsunlar.

 Minik bir tebessüm

Kadın olmak

Kadın olmak masallarda bile zordur gerçekten...

Ya kurbağa öpersin

Ya en sevdiğin meyveden zehirlenirsin

Ya kuleye kapatılırsın

Ya saçlarını elin adamı tırmansın diye uzatırsın

Ya gece 12 de Külkedisine dönersin elbiselerin

yırtılır...

Ve maalesef en kötüsü bazen seni sadece ayak numarandan

tanıyan bir salağa âşık olursun!

 İlgilisine notlar:

Bir bekleyeni olmalı insanın. Sen kendinden vazgeçsen

de senden vazgeçmeyen.

Ben bir karış toprak dahi satmam. Zira bu vatan bana

değil, milletime emanettir. Milletim bu vatanı kanları ile mahsuldar

kılmışlardır. * II. Abdülhamid

Çok şey bilmek insanı kurtarmaz şeytan da âlimdi ilim

vardı ama ihlas yoktu * Selman-ı Farisi (r.a.)