Zamanın sırlarında gizlenen

Abone Ol

Zaman akıp gidiyor, etkisi üzerimizde o kadar hissediliyor ki şaşırmamak mümkün mü Daha dün çocuk denilecek vakitleri yaşarken bugün bir bakıyoruz ki olgunluk yaşları gelivermiş. Yıllar onları takip eden vakitler ve onların bizlere yaptıkları nice bilinmezlerle dolu.

Vakitleri esenliğe dönüştürmenin elbet bir yolu olmalı.

Çevremizde bulunan insanların çoğunluğu suçu günahı hep zamana yükleyerek kendilerini temize çıkarmanın mücadelesini veriyor kendi sorumluluklarını nerdeyse yok sayıyor. Kendi varlığımızdan bu denli uzak yaşamak mümkün mü ki biz böyle yapıyor sorumluluğu hep başkalarına atıyoruz.

Ortada büyük bir sorun olduğunu görüyorum.

Kendi yok sayan bir anlayış İslam coğrafyasını kasıp kavuruyor peki bunun sebepleri nelerdir. Yaklaşık on beş asırdır bu topraklar ne zulümler gördü ne acılar çekti hayat bize kaderci bir anlayıştan başka bir şık bırakmadı. Peki, bu hep böyle mi sürecek Eğer bizler aynı anlayışla yolumuza gidecek olursak tarih tekerrür edip devam edecek yok sorumluluk alır Allah’ın yoluna dahil olursak yeni bir tarih ve medeniyet anlayışı hayatımızı şekillendirip yeni muştulara yol açacak.

Din muameledir..!

Özümüzde bulunan ebediyet arzusu bizim başlangıç noktamız, çıkış için yön tayin eden hikmetimiz olacaktır. İnsan olarak niçin ebediliği özlüyor bunun için çaba harcıyoruz Adem peygamberden beri bizi ilgilendiren bu sırrı aralayarak kendi yönümüzü tayin etmemiz gerekiyor. Ruhumuzda bulunan bu ses kimin avazı, bizi gecede, gündüzde takip ediyor en onulmadık yerde uyarıp kendinden bizleri hep haberdar ediyor.

“BEN” demek olumsuzluğu çağrıştıran bir algı olarak düşünülmemeli.

Esmanın tecelli ettiği insanlık ele alınıp adamlığa erdirilmeli oradan da Müslümanlıkla bu hikmet taçlandırılmalıdır.

Şeytanlıkla eş değer tutulan bu köhne anlayışla mücadele etmek şart. İslam toplumlarını benliklerinden arındırmakla sofuluk yaptıklarını zannedenleri akıl izana davet ediyorum.

İnsan olmadıktan sonra ortada ne kalıyor

Bunun için yol haritamızı belirlemek sonrada Allah’a kulluk, insanlara hizmetle zorlukların üstesinden gelmeliyiz. Yüreğimizin derinlerinden avazı çıktığı kadar seslenen bu sese kulak tıkamayalım.

Şahsiyet oluşumu insanın kendini kabul etmesi ile başlar insan inşa edilecekse benlik alanında ne olup bittiğinin tahlil edilmesi elzemdir. Varlığını tanımak bahtiyarlığına erişen ulu insanları kutluyor, elindeki malzemeyle neler yapabileceğinin gece gündüz kaygısını çeken o erdemli gönülleri tebrik ediyorum.