Zamanın Aynası

Abone Ol

Zamanlar ve dönemler nasıl tanımlanırlar? Bir zaman kesiti akla geldiğinde kimler öne çıkar? Geçmiş bölümlere dönüşür, dönüşmesinin nedeni her bir dönem kesitinde birilerinin öne çıkmasıyla tanımlanır. Bu, ülkeler, kişiler ve kitleler için de geçerlidir.

Yaşamakta olduğumuz şu zamanda kim öndedir, neler en çok öne çıkar, niçin ve neden? On yıllık kesite bakıldığında, depremler, felaketler, kimi kişiler, ülkeler ve hatta toplumsal değişimler olmuştur. Zamanın hızlı akışında birçoğu geçmişteki yerini alır, ancak en sivri ve belirgin, etkili olanlar belleklerde yer eder. Belki de büyük değişimler karşısında bunların birçoğu unutulur gider.

İnsan tekleri ise kendileri için önemsediklerini belleğinde tutar. En çok acı veren anlar, sevinçler kendisinde yer eder.

İnsanlar hayatta iken on yıllar geçer, on yılların içinde kimi büyük olanları ancak anımsar ya da belleğinde tutar.

Büyük felaketler yaşanıyor, büyük olaylar oluyor, soykırımlar, işgaller. Bunların etkisi daha çok kimlerde kalıcı oluyor. Dönüşümler ve değişimler bu süreçlerde sonra oluşuyor. Genelde insanlar doğal olarak değişimlerinin içinde bulundukları anda farkında olmayabiliyorlar. Olmuyorlar hatta.

Şu günlerde acı olaylar üs üste yaşandı. Filistin’de süren katliam on beş ay boyunca sürekli yaşandı, yaşanıyor. Kimileri için acı verici, kimileri için ise sıradan. Kimi toplumlar için bir dönüm kimilerinin umurunda bile değil.

On yıl önceki sokaklardaki insanlar ile günümüzdeki insanlar arasında çok büyük farklılıklar var. Değişen dönüşen kitlelerin birbirini etkilemiş, tetiklemesi sonucu benzerlikler oluşturuyor. Diyelim ki bir bulvarın bir kesitinin on yıl önceki bir fotoğrafıyla bugünün bir fotoğrafı karşılaştırılsa neler görünür.

On yıllık kesitler böyledir de daha büyük olanları yüzleştirilse ne çok şeyin değiştiği görülür. Anlayışlar, zihniyetler ve hatta kültür ve düşüncelerde de farklılıklar ortaya çıkar.

Bu oluşumlara neden olan nelerdir, kimlerdir sorusu ilk akla geleni. Müslümanlar için en çok önemsenen ve hatta belleklerde iyice yer eden Peygamberimiz dönemidir. Bu dönem saadet asrı yani mutluluk zamanı diye tanımlanır. İnsanlığın dönüm noktasıdır bu dönem. Sevgili Efendimizin varlığı, dönemi ve dönemlere olan etkisi en kalıcı olanı. Bu asla yadsınamaz. Hiçbir topluluk, millet, uluslar bunu göz ardı edemez.

Bugün İslâm ve Müslümanlara karşı bir savaş varsa bu yeni değildir. İnsanlığın iyi ve güzel olana yönelmesinden beri süregelmektedir. Bütün zamanlara ayna olan Peygamberimizdir. Elbette diğer peygamberler kendi zamanlarının aynısıdırlar. Ancak hiçbiri onun kadar kalıcı ve etkili olmamıştır.

Hıristiyanlığa savaş açan kimse yoktur. Ancak İslâm’a karşı yüzyıllardır süregelen savaşlar bitip tükenmemektedir. İslâm’ın ortadan kaldırılması için büyük bir çaba gösterilmektedir. Hıristiyanlar veya bağlıları zaten Hıristiyanlığı kendileri ortadan kaldırmışlardır. Hıristiyan toplumlar kendi kendileri dinlerine, kültürlerinin özüne bağlı kalmadan değişme gitmişler daha ileri gitmektedirler. Her türlü sapkınlıkların, ideolojilerin büyük değişimlerin öncüleridirler.

İnsan tanrı imgesini oluşturanlar da onlardır. Felsefi ve düşünsel anlamda bunu temellendirme çabasındadırlar. Bir zaman geçer, sonra bir yeni ideoloji üretirler, onun peşinden sürüklenirler.

Zamanların karanlık kesitlerini de oluşturanlar onlardır tarihin kesitlerine, sosyolojik dönüşüm ve değişimlerine nesnel bakıldığında görülmektedir bu durum.

Karanlık, kanlı ve bunalıma neden olanı oluşturan insandır. Kimi zaman bir insan tekinin başlattığı bir eylem insanlığın felaketine neden olabilir ve olmaktadır.