Zam, zulüm, AKP ve adalet

Abone Ol

Bir taraftan ümüğümüz/ boğazımız sıkılıyor; biri de, IMF ye boyun eğip yarınımızı karartmayız, ümüğümüzün sıkılmasına fırsat vermeyiz! diyor

Diğer taraftan ülkemizin değerleri özelleştirme adı altında satılıyor Bu köşede yazdığım gibi; Türkiye miz satıldıkça, canım sıkılıyor

Boğazımız yani kemerlerimiz sıkıldıkça ve halkımızın KİT ler (Kamu İktisadi Teşekkülleri) ile diğer kıymetli varlıklarımız satıldıkça, hiç olmazsa borçlarımız, dış borçlarımız azalsa, bir nebze teselli olacağız, teselli bulacağız; ama ne gezer!

Bir şeylerimiz satıldıkça, millet malımız satıldıkça, ümüğümüz/boğazımız sıkıldıkça, borçlarımız azalacağına daha da artıyor!..

Bütün bunlar yetmiyormuşçasına, üstüne üstlük zamlar birbiri ardı sıra geliyor, zulüm yağmurları gibi durmadan üzerimize yağıyor

Fakir fukara, garip guraba edebiyatı yaparak iktidar olanlar, hükmedenler, sözde hükümet edenler, isminde "adalet" ve "kalkınma" kelimeleri olanlar ise orada oturmaya devam ediyorlar "Ak" diye diye halkımızın, milletimizin, ülkemizin, üretimimizin, sanayimizin, ihracatımızın, kalkınmamızın geleceğini karartmayı sürdürüyorlar

"Zamlar ve zulümler" ile "adalet ve kalkınma" nasıl bir arada oluyorsa !.

Bütün bu yaptıklarına rağmen, kendilerine bir de "AKaPe" değil "AK Parti" denilmesini istemiyorlar mı, bu karartıcı uygulamalarına rağmen hâlâ "ak" kelimesini kullanmak istemiyorlar mı; doğrusu o zaman diyecek çok şey var ama diyemiyorum. Terbiyem müsait değil. Söyler misiniz, ak ile kara nasıl bir arada olabiliyor, iç karartıcı uygulayıcılar ak olmayı nereden hak ediyor, nereden Karamanın koyunu, sonra çıkar oyunu misali, 6 yılda ülkemizi ve halkımızı getirdikleri yer, Batı destekli ve AB-ABD endeksli bu oyunun ne olduğunu ayan beyan ortaya çıkarıyor.

İyi ki gazetem, gazetemiz, Millî Gazete miz var da, zaman zaman bu zulümler karşısında olabilecek en kibar şekliyle hissiyatımıza tercüman oluyor. Bu yazının yazıldığı  bugün, gazetemin manşeti şöyle: YUHHH OLSUN...

Doğalgaza bu yılın beşinci zammı da geldi ve bir yıl önce 50 kuruşun üzerinde olan metreküp gaz artık 1 YTL yi de geçti. Hizmet ve amortisman bedeli eklendiğinde Ankara, İstanbul, İzmit gibi illerde fiyat 1.07 YTL yi buluyor. Konut doğalgazına yüzde 22.50, sanayi doğalgazına yüzde 22 ZAM yapıldı. Kış geldi, evlerimizde yüzde 100 zamlı doğalgazla nasıl ısınacağız, sanayicimiz bu fiyatlarla üretim yapıp da dünyadaki rakipleriyle nasıl rekabet edecek Üretmeyen, üretemeyen, sadece tüketen Türkiye daha kaç yıl ayakta kalabilecek Bu zamlarla, bu zulümlerle, bu enerji politikalarıyla nereye kadar !.

İyi biline, bu zamlar beraberinde bir âfeti, enflasyon canavarını da hortlatacaktır. Nitekim hortlatmaya başladı bile, enflasyon artık yüzde 10 ların üzerinde.

Bu zamları bugüne kadar AKP yi destekleyenler bile eleştiriyor. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "İki konuda şampiyonuz, elektrik ve doğalgaz fiyatlarında. Biz üretimi nasıl sürdüreceğimizin hesabını yaparken, üretimin en büyük girdilerinden birisi olan enerjiye zam yapılabilmesi nasıl izah  edebiliriz Biz üretimi nasıl sürdüreceğiz Diyebilirler ki Otomatik fiyatlamaya geçtik. 3 ay önceki fiyatların yansıması. Bu Allah ın emri değil ki. Bugünün şartlarına göre değiştirirsin. Petrolün varili 150 dolardan 70 dolara indi. 3 ay önceki maliyeti bugün yansıtma yerine o gün öyle bir kuralı koymuştuk, bugün değiştirebiliriz. Deriz ki Bütün dünya krizde bütün dünya şu anda kendi üretimini devam ettirmek için proaktif olarak çabalar sarf ediyor . Son zam maalesef üzerimizde çok büyük bir yük getirecektir."

Evet, en büyük destekçiniz Rifat diye biri böyle diyor! O da uyanmaya başladıysa, iş adamı ve sanayicilerimizle birlikte, önümüzdeki seçimlerde seçmen de uyanır, inşaallah

Durmak yok, "zamlar ve zulümler" devam ediyor, AKP "ak, adalet, kalkınma" diye diye ülkemizin geleceğini karartmaya, zulmetmeye, batırmaya devam ediyor