Bismillâhirrahmanirrahîm!
ZAFERLER milletlerin güç ve güven kaynağıdır. Topluma atılım ve hız kazandırır. Bu yüzden, zaferlerin yeni nesillere tanıtılıp onlardan cesaret alarak geleceklerini inşa etmeleri sağlanmalıdır. Özal döneminde Türkiye’yi bir Japonya Başbakanı ziyaret ederek şöyle demişti: “Sizin yalnız Çanakkale Zaferiniz bile nesillerinizi ayağa kaldırmaya yeter.”
Osmanlı, 1699’daki Karlofça Antlaşması’ndan sonra toprak kaybetmeye başladı. Son 327 yıllık tarihimizde toprak kazandığımız iki zafer vardır: 1. Sultan 2. Abdülhamit Han döneminde Yunanlara karşı kazandığımız Dömeke Zaferi, 2. Cumhuriyet devrinde Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın “karar mercii” noktada bulunduğu Kıbrıs Barış Harekâtı sonrası kazanılan Büyük Kıbrıs Zaferi.
15 Temmuz Hristiyan azizleri tarafından kutsal bilinir. Toplumu topyekûn imha etmeyi amaçlayan üç önemli olay var:
1. 15 Temmuz 1099, Hristiyanların Kudüs’ü işgali: Müslümanlara karşı toplu katliam yaptılar. 2. 15 Temmuz 1974: Yunanların terörist lideri Nikos Sampson Kıbrıs’ta darbe yaptı. Saldırı ve katliamlara girişti. Erbakan Hoca’nın uyanıklığı sayesinde Kıbrıs Barış Harekâtı kararı alındı. Rumlar Kıbrıslı kardeşlerimize soykırım uyguluyordu. Kıbrıs zaferi soykırımı durdurdu. 3. 15 Temmuz 2016’da Haçlı Siyonist ittifakı Türkiye’yi işgal etmek istiyordu. Milletimizin toplu direnişi darbeyi önledi.
Kıbrıs Barış Harekâtı’nda ordumuz hâlâ tarihî dinamizmini sürdürdüğünü ispatladı. Beşparmak Dağları’nı hızla aşarak Kıbrıs’ta efsanevî bir ilerleme ve direnç gösterdi. Erbakan Hoca, Ada’nın tamamını almak istiyordu. Ecevit BM kararına uyarak ateşkes yaptı.
TÜRKİYE’NİN SİGORTASI
KIBRIS; tarih boyunca stratejik önemini kaybetmedi. Bu yüzden, pek çok ülkenin gözdesi, bazen korsanların sığınağı oldu. Akdeniz’in ortasında tabiî üs durumunda! Önemli ticaret yollarının geçit yerinde! Stratejik özellikteki Süveyş Kanalı’na yakınlığı da var. Arz-ı Mev’ud sınırlarında oluşu da bir hassasiyet! Yüksek enerji rezervlerine sahiptir.
Erbakan Hoca Kıbrıs’a harekât kararı almalarını şöyle gerekçelendirir: “Bizim Millî Görüş olarak Kıbrıs Barış Harekâtı’ndaki hedefimiz bütün Kıbrıs’ı kontrol altına almaktı. Bunun da önemli birkaç sebebi vardı: Bunlardan biri, biz garantör devlet olarak bu harekâtı yapıyorduk. Bizim garantörlüğümüz Kıbrıs’ın tamamı üzerindedir. Öyleyse Kıbrıs’ın tamamı üzerinde can güvenliğini sağlamamız bizim görevimizdi. İkincisi Rum tarafında da birçok kardeşimiz var.” (Davam, Sh. 164)
Genel Kurmay eski Başkanı İlker Başbuğ, Kıbrıs konusunda Erbakan Hoca’nın hedefini açıkladı: “Rahmetli Erbakan ve arkadaşlarının neredeyse tüm adayı alma fikri vardı. Durma niyetleri yoktu.” (19 Temmuz 2024)
Dışişleri eski Bakanı, Anayasa Hukuku Profesörü Mümtaz Turhan, “Kıbrıs Harekâtı’nın temelinde Erbakan vardı” diyerek şunları söyler: “Sayın Erbakan’ın kişiliği, sağduyusuyla, bilgisiyle zaten geçmişimize damgasını vurmuş olarak yetiştirdiğimiz insanlardan biridir.” (Millî Gazete, 15 Temmuz 2026)
KKTC eski Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Barış Harekâtı olmasaydı, Kıbrıs Helen adası olacaktı, diyerek şöyle konuştu: “20 Temmuz olmasaydı, Kıbrıs’ta bugün tek bir Türk kalmayacaktı.” (Millî Gazete, 23.11.2021)
ZAFERİMİZ KUTLANSIN
HANIM kardeşlerimizin yazılarından oluşan Maaile dergisinin Temmuz 2026 sayısında kapak konusu “Kıbrıs Barış Harekâtı” oldu. Büyük zaferin üzerinden 52 yıl geçtiği halde hâlâ kutlanıp okullarda okutulmadığı gerçeği sorgulanarak gündeme taşındı. Unutulanlar hatırlatıldı; çözüm için yol gösterildi. Derginin son sayısında Millî Görüş’ün efsane icraatı, efsane lider Necmettin Erbakan’ın önderliğinde gerçekleşen Kıbrıs zaferiyle ilgili olarak şu sorular yöneltildi:
* Neden böyle bir kahramanlık okullarda okutulmaz?
* “Millî kahramanlarımız yeni nesillere niçin tanıtılmaz?
* Neden bağımsızlığımızı, sayısız sivil ve 500 Mehmetçik’i şehit vererek söke söke aldığımız KKTC’yi, bir ülke dahi olsa tanıması için çaba ve diplomasi harcanmaz?
* Uçak gemisi hüviyetindeki bu adamızın bize ait olduğu, bizden koparılamayacağı neden dünya âleme ilân edilmez?
Maaile dergimizin bütün sayıları gibi, son sayısının da “sorgulayıcı” ve “bilgilendirici” üslûpla yayınlanmasını ve tüm emeği geçenleri tebrik ediyorum.
Haçlı-Siyonist ittifakı Kıbrıs’taki emellerinden hâlâ vazgeçmiş değildir. Adanın düşmanı çoktur. NATO Zirvesi’nin hemen ardından Avrupa Parlamentosu (AP) Yunanistan Milletvekili Eleonara Meleti’nin, TSK’nın adada “işgalci olduğu” yolundaki alçakça iftirasını yaptığı, “1974 Müdahalesinin Kıbrıslı Kadınlar ve Kız Çocukları Üzerindeki Etkileri” başlıklı raporunu kabul etti. Ankara, konuya sert tepki gösterdi. Demek ki, hâlâ Kıbrıs’ta yapılacak işlerimiz var.
Milletimizin Kıbrıs zaferini ve Saadet Partisi’nin 25. kuruluş yıl dönümünü tebrik ederim.