Z Raporu

Abone Ol

2018 yılı da geride kaldı. 2019 yılı başladı ve süratle bitişe geçti. İşte bu yazının yayınlandığı gün, 4 gün geride kalmış olacak. Derken 2019’da bitecek. Tuhaftır, insanoğlu bir yıl daha ihtiyarlamasını, yaşlanmasını, yani, ölüme, mezara bir adım daha yaklaşmasını çılgınlar gibi kutluyor.

“Küllü nefsin zâikâtu’l mevt sümmeileynâtürceûn” (Ankebût Suresi 57. ayet), (Her can ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz); “Küllü men aleyhe fân” (RahmânSûresi 26. Âyet) (Yer üstünde bulunan her canlı yok olacak) sırrınca her canlı, her mahluk ölümü tadacak. Kimse dünyaya direk kalmayacak. Bu dünya da ölecek. Baki olan yalnız Allah’tır. Bu kâinatın hakiki sahibi olan Allah-u Azimüşşân, bu geçici dünyayı kıyamet ile harap ettikten sonra ebedî hayat safhasını, yani ahiret hayatını başlatacak. O ebedî hayatın olduğu yurdun iki mekânı var. Cennet ve cehennem olmak üzere. Cehennem; Allah-u Azimüşşân’a şirk koşanlar için ebedî bir hapishanedir. Mü’min olup ta âsi olanlar için ise geçici bir hapishanedir. Cennet ise mü’minlerin yurdudur. Oraya sadece ve sadece Allah-u Teâlânın dini olan İslâmiyet’e inanmış olanlar, zerre kadar şirk koşmamış olanlar girecek. “Lâ ilâhe illallah Muhammedürresûlullah” diyenler girecek. Orada elem yok, keder yok, hastalık yok, ölüm yok, insanı rahatsız edecek hiçbir şey yok. Sadece güzellik var, saadet var, Cennetten bin kat daha güzel olan Cemâlullahı müşahede etmek var.

İnsan yılbaşı gecesi, yani bir sene daha yaşlandığı gece, durup düşünmeli. Âdeta bir “Z Raporu” almalı. Tevbe istiğfar etmeli. Yeni yıla, bembeyaz sayfa açarak girmeli. Zamanı, kâinatı, kendini yaratan Zat-ı Zülcelâli düşünmeli…

İnsanlar bir tuhaf olmuş. Bu kâinatta akıllara durgunluk verecek bir nizam ve intizam olduğunu görüyor, bunu ders kitaplarında da okuyor, kanunları ezberliyor, ancak, bu nizamı kuran Nezzâm’ı (Nizam sahibini), her şeyi ölçülü yapan Mukaddir’i, bu sanat eserlerinin Sâni’ini, bu sonsuz nimetlerin Mün’imini, bu kanunları yaratan Hâkim’i, bu kâinatı süslendiren Müzeyyin’i tanımıyor.

Bu kâinatı yaratan Rabbü’l Âlemin, kendisine îman ve itaat etmemizi emir buyurmuş. Bizlere hadsiz nimetler vermiş. Bu nimetlere karşılık kendisini sevmemizi, şükretmemizi istemiş. Bu sevginin ve şükretmenin alâmeti de ibadet etmektir. İbadet deyince akla yalnızca namaz, oruç, hac, zekât gibi ibadetler gelmemeli. Hayatın her safhasında Allah’ın hükümlerini uygulamak da ibadettir. Müslüman işte bunu unutmuş vaziyette. Hacı efendi, hacca gidiyor, sık sık umreye gidiyor, ancak diğer ibadetleri düşünmüyor. Bir İslâm yurdunda, Allah’ın hükümlerinden kaç tanesi uygulanıyor? Hiç hatırına bile getirmiyor.

Evet, her sene yılbaşında Z Raporu almalıyız. Ancak bu Z Raporu’nu biraz geniş çaplı düşünmeliyiz. Aksi takdirde, nefis çerçevesinde kalırsa, bunun adı hodkâmlık olur. Mü’min ise hodkâm değil, diğerkâmdır. Kendisinden başkalarını da düşünür. Hatta bütün insanlığı, bütün dünyayı düşünür. İster ki bütün yeryüzü İslâmiyet’le şenlensin, huzur bulsun. Evet, Kur’ân’ın, İslâm’ın hâkim olduğu yerde huzur olur, refah olur, saadet olur, ulvî bir neş’e olur. Tıpkı Asr-ı Saadet’te olduğu gibi, tıpkı İslâmiyet’in kısmen de olsa hâkim olduğu devirlerde olduğu gibi…

Neden âlem-i İslâm bu halde? Neden Müslümanlar bu halde? Çünkü geniş düşünemiyoruz. Daha doğrusu düşünmeyi unutmuşuz. İbadeti dar çerçeveye hapsetmişiz. Hâlbuki ibadet hayatın her safhasında var. İnsanın 24 saatlik hayatında var. Yatarken var, kalkarken var, okulda var, mahkemede var, sosyal hayatta var, aile hayatında var, ticaret hayatında var. Daha doğrusu olmayan yer yok. Günümüzde ise son derece sınırlanmış. Neredeyse camie ve bir de ölüme hapsedilmiş. İbadet bir iki yere mahsus ve mahpus hale getirilmiş. 2019 yılının ilk gecesinde bunları düşündüm. Benim “yılbaşı kutlamam” da böyle oldu. Hoşunuza giderse alın, gitmezse geri bana iade edin. Benim Z Raporum böyle. İşinize gelirse…