Yüzyılın rezaleti! Yüzyılın dayatması! Yüzyılın kurnazlığı!

Abone Ol

* “Özellikle Kudüs’ün statüsü konusunda tamamen sapkın bir inançtan hareketle oluşturulan iddianın ve teröre dayanan eylemin meşrulaştırılması, daha açık ifadeyle ilk gününden itibaren gerçekleştirdiği terör eylemleriyle ayakta kalmaya çalışan Siyonist İsrail’in yine kör bir inançla ABD tarafından desteklenmesi, terörün meşrulaştırılması ve yaygınlaştırılması noktasında kirli bir işbirliğidir.”

* “Dolayısıyla bu bir anlaşma değil, anlaşma makyajlı savaş çağrısıdır. “Yüzyılın Planı” denilen içerik Filistin’in küçültülmesi, Kudüs’ün bütünüyle işgal edilmesi, Filistinlilerin vatanlarından çıkarılması hükümlerinden ibarettir. Kısaca, plan da anlaşma da soykırım, vahşet ve işgal diplomasisidir.”

Yukarıdaki cümleler, Eğitim-Bir-Sen İzmir 1 No’lu Şube Başkanı ve Memur-Sen İzmir İl Temsilcisi Ali Kaya’ya ait.

Ali Bey, şöyle devam ediyor, tepkisine;

* “ABD ve İsrail, altmış yılı aşan kan ve zulüm devleti tasarımıyla başaramadıkları büyük İsrail ve yok edilmiş Filistin hayalini, şimdi de bu yolla gerçekleştirmeyi deniyor. Postalla, kanla olmadı, kravatla ve kalemle deneyelim diyorlar.”

* “Bu anlaşmayı önemseyen, irdeleyen, konuşmaya ve uzlaşmaya değer gören herkesi Filistin’in düşmanı, Kudüs’ün satıcısı, Filistinlilerin soykırımcısı olarak tanımlarız.”

* “Evanjelist-Siyonist akıl ve ahlaksızlık işbirliğinde üretilen yüzyılın planı, yüzyılın rezaleti, yüzyılın dayatması, yüzyılın kurnazlığı, insanlığın onur ortaklığıyla, Müslüman kitlenin idrak ve şuur ortaklığıyla yırtılıp çöpe atılır, bu planı yazanlar, yayanlar, bu plan üzerinden ABD ve İsrail’e yamanıp yanaşanlar da tarihin çöp sepetine atılanlar kervanına katılırlar.”

* “Söz veriyoruz, Filistin de Kudüs de özgürleşecek, ABD de İsrail de Ortadoğu’dan def olacaktır.”

ALLAH’TAN (C.C.) RAHMET DİLİYORUM

Milli içeceğimiz çay…

Çay hayattır, hayat da çay…

Çaysız bir hayat düşünemiyorum.

Hele hele gazeteci iseniz…

Tam da yazıya oturmuşken ya da beyin fırtınası yapmak için yayın toplantısına başlamışken, Millî Gazetemizin yıllardır çaycılığını yapan Ahmet (Çelik) abinin, elinde çay tepsisi ile görünmesi yok mu!

Hele hele bir de ‘merkez’den olursa!..

İşte çayda hayat… Hayatta çay...

 ***

Bıkmadan usanmadan bugüne kadar bu yöndeki hiçbir talebe burun kıvırmayan ve sabırla bizlere yıllardır çay-kahve-ıhlamur servisi yapan Ahmet Çelik abinin geçenlerde babası Lütfullah Çelik rahmet-i Rahman'a kavuştu.

Allah'tan (cc) rahmet diliyorum. Mekânı cennet olsun.

Baba demek, evin direği demek. Baba yokluğunun ne demek olduğunu ancak bu acıyı yaşayanlar bilir.

Ahmet abi ile babası merhum Lütfullah amcamızı konuştuk. Merhum için şu cümleleri kullandı, Ahmet abi;

“Biz 4 kardeşiz. 90 yaşında ahirete irtihal eyledi babamız. Bir ömür boyu kırıcı, incitici hiçbir hareketini, tavrını, tutumunu görmedik. Ömrü, sıva yapmakla (inşaat) geçti. Kendi işine gücüne bakardı. Kimseyle uğraşmazdı. Gücünün yettiği oranda cemaatle namaza devam etti...”

***

Ahmet abinin babası Lütfullah Çelik amcamızın rahmet-i Rahman'a kavuştuğu günlerde ablamın eşi, eniştemiz Mustafa Eriş de dâr-ı bekâya göçtü.

Rabbim her ikisine ve tüm geçmişlerimize rahmet eylesin. Amin.

İĞNELİ KOLTUK!

* Nimet Baş…

* Hüseyin Çelik…

* Ömer Dinçer…

* Nabi Avcı…

* Hasan Celal Güzel…

* Köksal Toptan…

* Hikmet Uluğbay…

* M.Vehbi Dinçerler…

* Metin Emiroğlu…

* Mehmet Sağlam…

* İsmet Yılmaz...

* Erkan Mumcu...

* Turhan Tayan...

* Metin Bostancıoğlu...

* Nahit Menteşe...

Yukarıdaki liste sıralı bir liste değil! Kaldı ki, bunun bir önemi de yok esasen.

Kimi hayatta değil; büyük çoğunluğu ise siyasette 'etkisiz eleman!'

Bakar mısınız; bir dönem Milli Eğitim Bakanlığı koltuğunda oturan bu isimlere...

Ve Milli Eğitim Bakanlığı yapmış listede olmayan diğer isimlere…

Bir tuhaflık yok mu; hemen hepsi bir yerlere savruldu…

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile bu koltuğa oturan, son Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk… Bu koltukta ne kadar oturacağı belli değil ama çok da rahat olmadığı aşikâr…

***

Var bu koltukta bir şey, ama ne!

Ben demiyorum, yukarıdaki tablo söylüyor!

CENNETMEKÂN ABDÜLHAMİD HAN

* “113. İslam Halifesi ve 34. Osmanlı Padişahı cennetmekân Sultan II. Abdülhamid Han’ın, vefatının 102. yıldönümünde dua ve rahmetle anmak, davası için verdiği mücadeleyi tebrik ve teyit etmek, istiyoruz.”

* “II. Abdülhamid’in Siyonistlere karşı verdiği mücadelenin ne kadar mühim olduğunu, günümüz içerisinde daha da anlamlı ve mühim olduğunu görüyoruz.”

* “Dünyanın dört bir yanına nizamı, selameti, refahı, fazileti ve saadeti, kısaca İslam’ı götüren olağanüstü neslin en güzide örneklerinden biri olan Sultan II. Abdülhamid Han, eğitim, sağlık, bilim ve manevi alanda yüzlerce eser kazandırmıştır.”

* “Dine olan bağlılığı, güzel ahlakı, edep ve hayası, akıl ve adaletiyle örneklik teşkil etmiştir.”

* “Yahudilerin Filistin’de devlet kurma isteğine karşılık Osmanlı Devleti’nin borçlarının silineceğinin teklifinde bulunan Yahudilerin önderi Theodor Herzl’e karşı, “Ben bir karış dahi olsa vatan toprağını satmam, zira bu vatan bana değil, milletime aittir. Milletim de bu toprakları ancak aldığı fiyata verir. Çünkü bu topraklar kanla alınmıştır, kanla verilir!” demiştir.”

* “Vefatının 102. yıldönümünde cennetmekân Sultan II. Abdülhamid Han’ı bir defa daha rahmetle anıyoruz ve anlıyoruz.” (Hamza Öztürk, Anadolu Gençlik Derneği Denizli Şube Başkanı)

Not: Saadet Partisi tarafından İstanbul Yenikapı’da düzenlenen ‘Büyük Kudüs Mitingi’ne ilişkin notlarımı ve izlenimlerimi bir sonraki yazımda paylaşacağım, inşallah. (A.Ö.)