Herkes bilir.
Çanakkale de yüz yıl önce, karşımızda düşman olan Haçlı
ve Siyonist Yahudiler ile mücadele etmiş, Allah ın yardımı ile kazanmıştık.
Yanımızda ve müttefik olarak bulunan Haçlılar ise, bize
öyle hileler yapmışlardı ki, bunların acısını hâlâ dindirmeye çalışırız. O gün
Müslüman Osmanlı tamamen yalnızlaştırılmış, 8 yıl sonra da tarihe gömülmüştü.
Şu Boğaz Harbi ve Hilelerle Çanakkale kitaplarımızda
bunları bir bir açıklamaya çalışmıştık. Bu kitaplarımız onlarca baskı yapıp
okundu, okunuyor. Çok kardeşimiz tarafından anlaşıldı, klasikler arasına girdi
şükürler olsun. Böylece bu çalışmalarımız, Çanakkale nin Türkiye nin gündemine
getirilmesi çorbasında az da olsa bir tuzumuz oldular.
100 yıl sonra geldiğimiz noktada halimize baktığımızda,
bu kere de 14 yıllık iktidarın dost görünümlü müttefikleri, Türkiye nin önce
yalnızlaştırılıp sonra parçalanması konusunda aynı sonucu elde etmenin
gayretindeler. Hatta son dönemece gelmişlerdir, maalesef. 13 yılda bize
Müslüman bir komşu bırakmamışlar, üstelik ülkeleri parçalayıp, Müslüman halkı
da boşaltarak bu İslam yurtlarını boş olarak yerine teslim etme aşamasına
gelmişlerdir. Ayriyeten bizim de ülkemizi parçalayıp, aynı yere boş olarak
teslim etmek için son virajları dönmektedirler. Büyük şehirlerimizi bombalı
saldırıların hedefi yaparak bizleri meşgul edip, işlerini çabuklaştırmanın
gayretindeler.
Ankara daki lanet bombalı saldırı ve katliamın
arkasından, eski arkadaşlarımızdan biri olan Ümraniye Belediye Başkanı sosyal
medyada aynen şu mesajı paylaştı:
Alçak terörün amacı kaostur. Halkta yılgınlık meydana
getirip bizi terörle meşgul edip, haritaları yeniden çizmektir. Şunu iyi
bilsinler ki bizsiz harita yapılmaz.
Sayın başkan da uyanmaya başlamış! tarzında bir cevap
verdik diye bayağı alınmış, celallenmiş.
Sayın Başkan, bu kaos ortamına gelen yolu siz ve mensup
olduğunuz zihniyet yapmadı mı
Evvela, İslam Medeniyeti mağlup oldu, Batı medeniyeti ile
beraber olmalıyız, diyerek 100 yıl önceki Çanakkale deki düşmanlarımız ile
sadece ittifak değil, dostluk da kurmaya çalışanlar bu zihniyetin mensupları
değil miydi
İkinci olarak, bu dostlarının hazırladığı ve ülkemizi de
içine alan BOP, yani bölücü yıkıcı proje ve hedef haritalarının gerçekleşmesi
için Eş başkan olan bu zihniyetin başı değil miydi Diyarbakır ımızı bu
projelerin yıldızı yapmanın gayretinde olan da aynı zihniyet ve başındaki değil
miydi Uyarılarımız karşısında adeta alay edip yanlış yola devam eden de aynı
zihniyet değil miydi
Üçüncü olarak, bu bölücü haritaların gerçekleşmesi uğruna
şu kadar Halkı Müslüman olan devletin yıkılması için 100 yıl önceki
düşmanlarımıza destek veren, asker ve donanma veren, dua eden, ikmal
hizmetlerini yapan bu zihniyet değil miydi
Dördüncü olarak, Arap Baharı denen safsata ile ortalığı
karıştıran aynı düşmanlara, her türlü desteği verip kaos çıkarılmasına yardım
eden bu zihniyet değil miydi
Beşinci olarak, çözüm süreci etiketi ile allayıp
pullanan, ama aslında yine aynı düşmanlarımız tarafından planlandığı bugün ayan
beyan belli olan süreci başlatıp, silahlanmalarına adeta müsaade edilen, göz
göre göre göz yumulan o süreci yıllarca devam ettirip bugünkü kaosun silahlı
alt yapısının oluşmasına sebep olan, aynı zihniyet değil miydi
Altıncı olarak, sınırlarımızda oluşturdukları bir yığın
terör örgütüne karşı, sözde mücadele edilecek bahanesi ile üslerimizi bu
düşmanlara hiç pazarlıksız veren ve etrafımızın barut deposu haline gelmesine
sebep olan bu zihniyet değil miydi
Bunun yedincisi, sekizincisi, dokuzuncusu, onuncusu ve
daha fazlası da var, ama bu yazı uzadı.
Bütün bu safhalarda iken susmuş, tasvip etmiş, savunmuş,
eşkıyayı şehre indirmekle övünmüş bir eski arkadaşımız olan size, yeni mi
uyanıyorsun! dememiz neden zorunuza gitti de celallendiniz
Mensup olduğunuz zihniyet 100 yıl sonra Çanakkale yi
tersine çevirip, değişmez düşmanlarımızı dost edinirken sizin hiç mi aklınız
başınızda değildi
Bizsiz harita çizilmez diyorsunuz ya, zaten o haritalar
sizsiz çizilmedi ki. En başta bu tür haritaların altyapısı olarak ikiz
yasalar ı hazırlayıp, haritalar çizilirken, çizenlerin kılavuzu sizin
zihniyetiniz oldu Sayın Başkan!
Şimdi dizlerinizi dövmeye başladınız. Bir bak bakalım dizlerin
sağlam bir şekilde yerinde duruyor mu
TERBİYE MESELESİ
Aldığımız eğitim Milli Görüş,
Yolumuz o terbiyeden geliyor!
Hak ettiğinizi tam diyemiyoruz,
Bil ki, bizi o terbiye dengeliyor!